Categories
Uncategorized

cuckold (alıntı)

cuckold (alıntı)

Aileme göre evlenme yaşımın geldiği yıllardı, benimse içimde çözemediğim duygular olduğu için evlenmek gibi bir idealim yoktu. Yinede görücü usulü sayılabilecek bir yöntem ile severek evlenmiştim.
Evliliğin sorumlulukları ile hayatım artık bambaşka idi, ****** mesleği gereği şehir de değiştirmiştim ve alışık olduğum hayattan çok öte bir hayatta idim artık.
Zaman ilerliyor ve yeni evli her çift gibi eşimle atraksiyonlu bir hayat yaşıyorduk. Cinsellikte tecrübesiz ve bilgisizliğim, bana göre bilgili olan ****** bildikleri doğrultusunda tecrübeleniyor ve bilinçleniyordum,
Zaman geçtikçe bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu görecektim. Ama şuan gördüklerim benim için doğru sandıklarımdı.
Erkek vücudunu kendisinde tanımıştım, tüm namusumla birlikte ona ait olmuştum, o ilk öpüştüğüm, ilk dokunduğum ve ilk sahip olduğum kişi olmuştu.
Cinsellikte geçen ilk dönemler adı üzerinde ilk dönem olması itibari ile heyecanlı geçti, sonuçta ben anasının kucağından ayrılmış, genç, diri ve toy idim. Her şey benim için heyecan verici ve yeni idi.

Aylar geçtikçe birşeylerin eksik olduğunu anlamaya başladım, ilişk**e cinsel birleşim başlaması ile 2 dk içerisinde eşim orgazma ulaşıyordu. Bende artık bilgisiz değildim ve bunda bir gariplik olduğunu sonunda anlamıştım. Geçen zaman içerisinde bir gün bunu eşimle konuşmaya karar verdim.
Aldığım cevap bunun normal olduğuydu ve ben bu cevaba hiç de inanmamıştım, neyseki internetin günümüzdeki gibi olmasa da olduğu yıllardı, internetten yaptığım araştırmalarla bu 2 dk ve çoğunlukla daha da kısa olan bu sürenin hiç de normal olmadığını gösteriyordu.
Eşimle tekrar konuşmayı denedim. Aldığım yanıt yine aynı olmuştu, bu süre normal!
Normalse bana neden yetmiyordu? Ben mi anormaldim?
Yaptığım araştırmalar benim normal onun ise anormal olduğu konusunda beni fazlası ile ikna etmişti. Ama bunu eşime kabul ettiremiyordum.
Doktora gitmesini istedim, kabul ettiremedim.
İzlediğim videolardan örnek verdim, onlar ilaç kullanıyor yorumunu aldım.
Bu anlattıklarım tabiki 2 ay gibi bir sürede olmamıştı, yıllar ilerliyordu ve ben tedavi olmayı red eden herşeyin normal olduğunu savunan eşimden soğumaya başlamıştım.
Bu soğuma karakterime de yansımıştı ve artık hem eşime karşı hem de dünyaya karşı daha hırçın daha sert ve tahamülsüzdüm.
Birgün eşimle porno film seyretmeye karar verdik, o lezbiyen tarzı bir film olsun istemişti, aklı sıra beni kandıracaktı, tabiki benim dediğim oldu ve hard sex türünde bir film seçtim ve izlemeye başladık, benim amacımı anlamışsınızdır heralde, tabiki filmdeki erkeklerle onların 20 de 1 i bile edemeyen kocamı normal olmadığını anlamısını sağlamak.
Savunması yine aynı oldu, Onlar ilaç kullanıyor, benim cevabımda e o zaman sende kullan oldu.
Kullandı ama sonuç değişmedi, süre aynı ama sayı fazla olmuştu sadece, malesef sevdiğim değer verdiğim kocam gözümden iyice düşmüştü, ben geçen yılların etkisiyle körpe kızdan l****a afete dönüşmüştüm fakat sex hayatım yerlerde sürünüyordu.
Hayat bu şekilde kesinlikle devam edemezdi, ve ben kadınlığımı yaşayacak bir yol bulmalıydım.
Evleneli 3 yıl olmuştu ve ben evlendiğimiz günki kız değildim artık. Eşime olan hayranlığımın yerinde yeller esiyordu, o artık gözümde gerçek bir erkek bile değildi.

Evliliğin ilk 1-2 yılından, yani bölüm 1 de yaşanan sorunların çözüme kavuşamayacağının ortaya çıkmasından itibaren eşime karşı aşağılıyıcı bakış açım ve davranışlarım sistematik olarak artıyordu. Hemen hemen her erkekte olduğu gibi zaten evlenirken kendisini büründürdüğü kişiden farklı bir kişilikte olması ile de ona olan aşkımı yitirmiştim.

Hayatımı değiştirmek için sürekli planlar kuruyordum, kurdukça daha da şeytani oluyordum, şimdiliik olması gerektiği gibi eşimle sadece psikolojik olarak savaşıyor, onu eziyor ve bana yetemediğini hazmetmesini sağlıyordum. İğneleyici laflarla başlayan bu mücadele zamanla soğuk espirilere dönüştü. O da artık kendi yetersizliğini kabul etmişti ve doktora gitmeyide kendi kendine istedi. Bense bu isteğine sevinememiştim, çünkü ondan kurtulmak istiyordum, bunu yapamamamın başka nedenleri vardı, birincisi ekonomik özgürlüğüme ancak yenikavuşmuştum, bu açıdan da mücadelemi sürdürmüş ve iş hayatına atılmayı yeni başarmıştım. Bunu istemeyen eşim artık eskisi gibi evde sözü geçen birisi değildi.

Ve eşim cinsel sorunları nedeni ile doktora gitmeye başladı, ben ise iş hayatı ile değişmeye devam ediyordum. Neyseki TIP eşime çare bulmakta güçlük çekiyordu, ben artık o her başarısız oluşunda buna sevinmeye başlamıştım, çünkü normal bir karı koca hayatı bana göre zaten artık olamazdı. Hayallerimi süsleyen fantaziler gelenek görenek ve tek eşli standart bir hayat ile hiç uyuşmaz olmuştu. Beyaz gelinliği ile her kızın kurduğu hayaller sadece 3 yıl içinde tümüyle değişmişti…

İş yerinde bana olan bakışlar, iltifatlar ve peşimden koşanlar kocamın sorunlarını çekmek zorunda kalmam konusunda daha da pişman olmama neden oluyor, pişman oldukça ona olan tavırlarım daha da sertleşiyor ve aşalayıcı oluyordu. Artık yüzüne karşı sen bana yetemiyorsun diye haykırmalar başlamıştı, o da bunun ezikliğindeydi, artık bana asla yetemeyeceğini oda anlamıştı ve planın 1. aşaması böylelikle bitmişti.
1 evde 2 yabancıya dönüştüğümüz bir döneme girmiştik, artık ufak şeylerden de kavga çıkartıyordum ve bütün bunların bir amacı vardı, kavgalarımızda boşanma kelimesini geçiriyordum sürekli, eşim ise boşanmak istemiyordu, o hala eski Buket’in özleminde idi.

Bir gün eşimi aldım karşıma ve ciddi ciddi konuşmaya başladım, gayet relax bir şekilde ona sorunlarımızdan bahsettim, kendiminde eskisi gibi olmadığımı bu ilişk**e yıprandığımızı ve devam etmesinin kimseye bir faydası olmadığını, boşanmanın en iyi çözüm olacağını vs.

O da ağlamaklı ifadelerle bu fikrimden beni vazgeçirmeye çalışıyordu, 1 saatten uzun süren konuşmamızda tek konu tabiki cinsellik değildi, cinselliğe geldiğimiz de ise benim sorum şu oldu;

Buket: Tüm sorunlarımızı bir kenara bıraksak yok saysak veya çaresini bulsak, cinsellik konusunda ne yapacaksın? Tedaviler işe yaramadı hala erken boşalma probleminde bir değşiklik yok, sen söyle bana ben ömrüm boyunca orgazm olmadan mı yaşayacağım, kendi kendime mi yapacağım bu işi?
Kocam : Aşkım ******** doktora gitmeye devam edeceğim, göreceksin bak sonunda düzelecek, senden anlayış bekliyorum.
Buket: Ben de 3 yıldır bekliyorum birşeyler hayatımdan koskoca 3 yıl geçti gitti, beni bir kez olsun doruk noktasına getiremedin, ben yıllarımı heba edemem bu şekilde sana kısa bir süre tanıyorum git ne yaparsan yap buna bir çözüm bul yoksa birdahaki sefere gerçekten biter.

Eşim ertesi gün tekrar doktordan randevu almıştı ve tedavisine devam etmeye başlamıştı,

Bende Planın 2. aşamasına geçiyordum. ****** doktora gittiği günün akşamında ilkkez aramız bozuk değildi, dünkü tartışma sonunda ona güya yeni bir şans tanımıştım, en azından o öyle sanıyordu, yani şuan buzları eritmiştim 2 yabancı gibi değildik.

Akşam yemeğinden sonra;

Buket : Kocacım canım sıkıldı benim, bunaldım. Dışarı çıkalımmı.
Kocam : Olur hayatım nereye gitmek istersin?
Buket : Baş başa olacağımız serin ve tenha bir yer olsun. Sıcak bastı bana üşümek istiyorum.
Kocam : Hmm o zaman şehri yukarıdan gören tepeye gidelim manzara eşliğinde alkol alalım ne dersin?
Buket : Süper, bana 10 dk müsade hazırlanıyım.

Üzerime hemen sexy kıyafetler giydim, Mini siyah bir etek, jartiyerli tül çoraplar ve bluz. Saç makyaj ve hadi gidelim diyerek kocacığımın elinden tutarak onu çıkarttım kapıdan merdivenlere, topuklu ayakkabılarım merdivenlerden inerken tak tak tak şeklindeki sesleri aynı zamanda kalçalarımın her bir savruluşunu simgeliyordu, Arabaya binerek yola koyulduk, yolda 4 tane bira aldık ve şehri yukarıdan gören manzaralı tenha ve karanlık bir yol kenarına varmıştık, camları açtık, kocacığım biramı açtı ve sohbet etmeye başladık, iş yerlerimizde olanlardan vs.

Buket : Bugün iş yerinde ne oldu biliyor musun?
Kocam : Ne oldu cnm?
Buket : Öğle yemeğine çıkarken, çıkış kapısından tam çıkıyordum arkama şöyle bir baktım kim geliyor diye, bizim müdür gözlerini kalçalarıma dikmiş, ani döndüğüm için yakaladım, hayran hayran bakıyordu pislik.
Kocam : Adi herif. ama ben sana dar giyinme diye işte bu yüzden diyorum.
Buket : =) kıskandın mı hayatım
Kocam : Hep kıskanıyorum zaten, kıskanılmayacak birimisin, bundan sonra biraz daha kapalı giyinir misin, ben biliyorum hep gözler senin üzerinde, yiyolar gözleriyle seni.
Buket : Onlar gözleriyle yesin boşver, sen kime ait olduğuma bak, ben seninim gerizekalı. Sexy karına bakıp iç geçirsinle ve senin ne kadar şanslı biri olduğunu bilsinler. Gurur duy benimle.
Kocam : hmmmmm öyle mi..
Buket : Hı hı öyle, bu gün gözleriyle beni yediler aşkım =) hadi şimdi sıra sende.

Dedikten sonra elimi arabanın farlarının düğmesine doğru uzatara park ışıklarını yaktım sadece, yabancı müzik açıktı onun da sesini arttırıp arabadan indim ve arabanın önüne geçerek dans etmeye başladım.

Kocacığım koltuğuna kurulmuş hayran hayran beni izliyordu, tam bir sürtük gibi tüm hünerlerimi sergileyerek onu kışkırtıyordum. Bir süre dans ettikten sonra, onun kapısına yanaştım ve pencereye doğru eğilerek,

Buket : Aa aa sen daha onu dışarı çıkartmadın mı?
Kocam : Çıkartıyım mı?
Buket : Ben çıkartırım bekle =)

Dedim ve geri yerime oturdum, kocacığımın pantalonunun fermuar arasından aleti çıkarttım ve onunla haşırneşir olmamın 1. Dk’sında patladı malesef. Bunun olacağını biliyordum.

Kocam: Aşkım özür dilerim.
Buket : Önemli değil! (Mutsuz ve sinirli bir surat ifadesi ile)
Kocam : Gerçekten özür dilerim merak etme düzelecek.
Buket : Önemli değil dedim ya sorun yok tamam. Keyfimi bugün hiç birşey kaçırmasın.

Diyerek eşimle soft bir şekilde sevişmeye başladık.
Gülüştük oynaştık ve ben 2. kez tekrar denemeye karar verdim, kendi oturduğum koltuğa üzerime gelmesini istedim ve bacaklarımı aralayarak pozisyon aldım, bu şekildeykendde 3-4 dk içerisinde patlama yaşandı tekrar.

Moraller tekrar bozulmuştu. Benim yorumum şöyleydi,

Buket : Neyse zorlamanın manası yok hadi eve dönelim.
Kocam : Kızdın mı?
Buket : Mutluluktan uçtum cnm ne kızması!
Kocam : Tmm gidelim tartışmayalım yine.
Buket : Sür hadi!

Eve vardığımızda dizginleri elime almıştım yine.

Buket : Şimdi kocacık dediklerimi yapacaksın…
Kocam : Hayırdır cnm?
Buket : Öncelikle çeneni kapat!

Dedikten sonra kocamın elinden tuttum ve yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdım, ellerini yatağa bağladım, ayaklarını da bağladım. Noluyor ne bitiyor derken ona cevabım, yukarıda yarım kalan işimizi tamamlayacağız diyerek onu bir güzel bağladım ve yatağın ucuna bir sandalye çektim.

Mini etek ve çoraplı bacaklarımla yine manzara serettirmeye başlamıştım, ve devamında kendi kendimi okşamaya başladım ve karşısında kendi kendimi tatmin ettim. Onu çözdüm ve sordum;

Buket : Beni izlemek hoşuna gitti mi?
Kocam : Evet hemde çok. Bayıldım mafoldum.

(Tekrar ereksiyon olmuş kocamı elimle bu sefer 4-5 dk içerisinde boşalttım ve dedim ki)

Buket : Bundan sonra bizde sorunlarımıza göre farklı yöntemler kullanacağız demekki. Sen herşeyi bana bırak ve itiraz etmeden uygula, göreceksin çok mutlu olacağız. Bu ilişki başka türlü süremez, unutma artık mutlu olmak istiyorsak fedakarlık yapma ödün verme zamanın geldi, sen dediğimi yapacaksın bundan sonra ve bugün sana yaşattığım gibi mutlu olacaksın. Ya da ben bu işte yokum seçim senin!

Categories
Uncategorized

Hırsızlar, Ben ve Kocam

Hırsızlar, Ben ve Kocam

Yaklaşık beş yıldır evliyiz. Kocamla her konuda çok iyi anlaşıyoruz, seks hayatımız dahil… Onunla fanteziler kurar, sevişirken küfürlü lafları kullanmaktan zevk alırız. Karı koca olarak denemediğimiz pozisyon, zevk almak için yapmadığımız şey kalmadı denilebilir.

Protez penis bile kullanıyoruz. Bazen kocam kullanır vibratörü, bana üçlü grubun zevkini yaşatır, bazen de ben… Belime bağlar, kocamın minik deliğini güzelce kremleyip arkasından sahip olurum.

Ben minyon tipli, güzel, ölçüleri gayet düzgün bir kadınım. Kocam değişik bir ışıltım olduğunu söyler hep… Benimle tanışan erkeklerin bir çoğunun bakışlarından bunu ben de görebiliyorum doğrusu…

Kocam da benim gibi ufak tefek, yakışıklı, neredeyse güzel denilebilecek, kılsız tüysüz bir erkek… Belden bağlamanın kemerini takıp önümde domalttığım zamanlar kocamın kalçalarının ve minik deliğinin görüntüsü adeta bir kadının kalçalarından farksız olur kocamı sikerken…

Geniş bir arkadaş çevremiz var. Çok sık dışarıya, eğlenmeye çıkarız. Sabaha karşı eve dönüp seviştiğimiz ya da sızdığımız çok olmuştur.

İşte o korkunç gece de, yine geç saatte eğlenceden dönmüş, alkolün de verdiği rahatlamayla delicesine sevişmeye başlamıştık. Kocam çırılçıplak kalmış, benimse her zaman istediği şekilde, üzerimde jartiyer çoraplarım ve yüksek topuklu ayakkabılar vardı sadece…

69 yapmıştık. Ben üstümde sallanan eşimin takımlarını okşayıp yalarken, kocam da üstümde amımı yalayıp yutmakla meşguldü. Öyle zevk alıyordum ki… Kocamın erkekliğini gırtlağıma kadar aldığım yetmezmiş gibi parmaklarımı da torbalarında, arka deliğinde gezdiriyor, erkeğimi zevkten kıvrandırıyordum.

Orta parmağımı ağzımda ıslatıp deliğine sokup çıkarmaya başladığımda dayanamadı. Amımı yalamayı bırakıp kalktı, seks oyuncaklarımızı koyduğumuz etajerin çekmecesinden aldığı belden bağlamalı protezi uzattı bana… Parlayan gözlerinden ne istediğini anlamıştım, gülümsedim,

– “Neden yalamıyorsun amcığımı, ne istiyorsun aşkım?” dedim anlamamazlıktan gelerek. Oysa domuz gibi biliyordum ne istediğini… O da oyuna katıldı,

– “Parmağın delirtti beni karıcım… Canım öyle istedi ki…”

– “Ne istedi kocacım?” Zorla elime tutuşturdu protezi,

– “Biliyorsun işte orospu… Beni sikmeni istiyorum… Geçir şunu artık… Bir an önce başla…” diye sert erkek pozlarında emir verdi bana… Kalkıp protezi geçirdim belime, ayarını kendime göre yaptım. Önümde sallanan erkeklik organıyla heyecan içinde beni bekleyen kocama dönüp yaklaştım,

– “Demek benim kocam sikilmek istiyormuş ha?” dedim. Elimle tüysüz götüne kuvvetli bir şaplak attım. Tüysüz kalçalarında beş parmağımın izi kalmıştı bir anda kıpkırmızı…

– “Aahh…” diyerek kadınsı, ince bir sesle çığlık attı kocam… “Canımı yaktın aşkımm…” Oysa zevkten geberdiğine emindim orospunun…

– “Domal bakalım kaltak… Fahişe… Sikici erkeğin geldi. Domal bakalım, koca yarrağıyla seni bir güzel sikeyim…”

İkiletmedi lafımı, hemen yatağın üzerinde domaldı hevesle… Eğilip arka deliğini yaladım ıslak ıslak… Büzüğü arzuyla titriyordu. Dilimden aldığı zevkten kasıldığını hissediyordum. Elimle alttan sertleşmiş sikini tutup okşadım bir yandan da… Kalçasını iki yana salladı, başını çevirip,

– “Hadi artık… Bekletme… Sikeceksen sik…” dedi. Doğrulup elimle tekrar kabalarını sert sert tokatlamaya başlayınca “Aahhhh… Yapmaa…” diye inledi kadın gibi… Eğilip saçına asıldım, çektim. İnledi. Kulağına,

– “Ne oldu orospu? Canın mı yandı? Merak etme, şimdi sikicem seni… Yarrağımı geçiricem senin güzel götüne… Parlak götüne koyucam bu yarrağı…” dedim.

Tam onun bayıldığı şeylerdi bunlar… En tahrik olduğu… En sevdiği oyunumuz… Önümdeki takma sikin üzerine tükürüp ıslattım, elimle güzelce yaydım. Kayganlaşan aleti yavaş yavaş kocamın arka deliğine geçirmeye başladım.

– “Ohhh… Çok güzel aşkımm…” diye inledi kadınsı sesiyle… “Sik beni lütfen… Ohhh… Yavaş ama sevgilim… Canımı yakma ne olur…”

Protez strapon götünün derinliklerine kadar tamamen girince de inlemelerine aldırmadan sertçe arkasında gidip gelmeye başladım.

İşte tam o anda yatak odasının kapısı büyük bir gürültüyle ardına kadar açılıverdi. Sanırım tekmeyle vurularak açılmıştı kapımız…

Kapıdan içeriye üç tane ızbandut gibi herif girdi. Kapının önünde yan yana durmuş, sırıtarak bize bakıyorlardı.

Donup kalmıştık. Çok acaip bir durumdu. Çırılçıplak kocam önümde, yatakta domalmış. Ben arkasında, ayakta, yarı çıplak, belimde bağlı protezi köküne kadar kocamın götüne gömmüşüm. Üzerimde sadece jartiyer çoraplar ve ayakkabılar…

Kaç saniye sürdü bu durum bilmiyorum, bir çığlık atıp kocamın arkasından çıktım. Yatağın üzerindeki pikeyi kaldırıp altına girmeye, çıplaklığımı ve önümdeki yapma siki gizlemeye çalıştım. Kocamsa donup kalmıştı adeta… Korkudan bir anda sönen sikiyle öylece, aptal aptal duruyordu.

İçeri giren üçlüden biraz önde duran ve en irileri olan herifin elinde koca bir bıçak vardı. Elinde oynattıkça ışıkta pırıl pırıl parlıyordu ölüm soğukluğuyla… Sanki bir korku filminde gibiydik. Adam gülerek bizim halimize bakarken birden ciddileşti. Elindeki bıçağı bize doğru uzatarak,

– “Şştt…” dedi. “Sesinizi yükseltirseniz dilim dilim doğrarım ikinizi de…” Korkudan bütün tüylerimin diken diken olduğunu hissediyordum. Yanındaki konuştu bu kez,

– “Ulan şunlara bak… Her gece sabaha kadar gelmeyen ev sahiplerimizin bu gece sikişecekleri tutmuş… Biz de ev boşken rahat rahat soyarız diye plan yapmıştık oysa…”

Oluşan sessizliği kocam bozdu. Dizlerinin titrediğini görebiliyordum. Ellerini önüne kapatmış, apış arasını saklamaya çalışıyordu. Dişleri birbirine vurarak korkuyla,

– “Lütfen… Ne istiyorsanız alabilirsiniz… Alın ve gidin… İnanın kimseye söylemeyiz…” diye yalvardı. İri yarı olanı,

– “Alacağız, merak etme…” dedi. Diğerleri de kahkahalarla güldüler. Yavaş adımlarla yanımıza gelmişlerdi şimdi… Kılıksız üst başlarıyla, uzamış kirli sakallarıyla öyle korkunç görünüyorlardı ki… Elindeki bıçağın ucunu kocamın burnuna değdirdi,

– “Bak canım… Şimdi, biz istediğimizi alacağız. Alırken siz iki orospuyla biraz hoşça vakit geçireceğiz. Sen itiraz edersen karını, o itiraz ederse seni keserim…” dedi. Ciddi olduğu belliydi. Karşı koyacak durumumuz yoktu. Diğerlerine,

– “Ben bu ibneyi alıyorum, kadın şimdilik sizin…” dedi.

Korkudan titreyerek, heyecanla bize yapacakları kötülükleri bekliyorduk. Korkunç herif, kocamın önünde fermuarını cırt diye aşağıya indirdi. Aralıktan elini sokup biraz zorlanarak erkeklik organını pantolonundan çıkardı. Bilek kalınlığında, yatağın ortasından baktığımda iyice büyük ve haşmetli görünen aletini kocamın ağzına uzattı.

Daha önceki sevişmelerimizde protez yarak yalayan kocamın bir parça deneyimi vardı, ama bildiğim kadarıyla gerçeğini hiç ağzına almamıştı. Bir an tereddüt etti kocam… Adam suratına okkalı bir tokat patlattı,

– “Yala ulan ibne…” dedi. “Sadece dilin ve dudakların değecek yarrağıma… Dişlerini hissettiğim anda anam avradım olsun deşerim seni…”

Kocam gözleri dolmuş, ağladı ağlayacak vaziyete gelmişti. Çaresizce, korkuyla ve titreyen elleriyle adamın koca sikinin başını ağzına aldı. Pis kokuyordu adam… Belli ki bugün hiç yıkanmamıştı, kokusunu ben bile alabiliyordum. Çaresiz dayanmak zorundaydı. Kuş gibi açtığı ağzına sığdırmaya çalıştı aleti…

Ben kocamın ağzına giren alete bakarken diğerleri de bir anda benimle uğraşmaya başladılar. Altına saklanmaya çalıştığım pikeyi çıkarıp attılar. Biri orta kalınlıktaki sikini pantolonun önünden çıkarıp ağzıma soktu, pompalamaya başladı.

Diğeri arkama geçmiş, bacaklarımın arasındaki protez penisi söküp atmıştı. Sikinin başını amıma sürtmekle meşguldü. Sıcak sıcak am dudaklarımı okşayan alet fazla zorlanmıyordu. Çünkü eşimin az önceki yalamalarından, eşimi straponla becerirken aldığım zevkten amım sırılsıklamdı zaten…

Kocam ağzında adamın sikini yalarken yan yan bana bakıyordu korku dolu gözlerle… Adeta bırak ne isterlerse yapsınlar, canımızdan olmayalım der gibiydi. Zaten ne yapabilirdik ki üç ızbanduta karşı iki ufak tefek insan… Koca bahçenin içinde dubleks ev, etrafta kimseler yok, bağırsan duyulmaz, bu saatte kimseler arayıp sormaz, yardıma gelmez.

Arkamdaki adam uğraşıp dururken sikini birdenbire amıma sokuverdi. Bu kadar ani bir hareket beklemiyordum, can havliyle bir çığlık attım. Diğeri beni susturmak için saçlarıma yapışarak başımı kendine çekip sikini ağzımın içine iyice soktu. Birisi amımdan, diğeri ağzımdan beni sikiyorlardı.

Kocam çaresiz gözlerle bana bakıyordu. Yapabileceği bir şey olmadığı gibi o da diğer hırsızın sikini emmekle meşguldü. Kocam emip yaladıkça ağzındaki sik dışarıya çıktıkça büyüdüğünü, devasa bir hal aldığını görebiliyordum. Yarısını bile zor sığdırabiliyordu ağzına…

Adam kocamın saçlarına yapıştı, canını acıtırcasına istediği hareketleri yaptırıyordu. Arada sırada sikini kocamın ağzından çıkartıyor, taşaklarını yalatıyor, sonra tekrardan ağzına sokuyordu sikini. Başını iyice kendine çekiyor, sikinin ucunu gırtlağına kadar sokuyor, kocamı boğulacak hale getiriyordu.

Benim de ondan farkım yoktu zaten… Aynı hareketleri bana uyguluyordu ağzımdaki… Arkamdaki herif de durmadan gidip geliyordu amımda… Bir süre sonra çıktılar deliklerimden… Tam rahatlamıştım ki sevincim uzun sürmedi. Meğer yer değiştireceklermiş.

Ağzımdaki arkama geçti bu kez o sikmeye başladı. Arkamdaki de içimden çıkardığı sikini bana yalatmaya, ağzıma sokmaya başladı. Bu arada kocama sikini yalatan adam da ağzından çıkardı aletini… Kocamandı gerçekten… Yalanmaktan pırıl pırıl parlıyordu ışıkta… Kocamı çevirip arkasına geçti…

– “Plastik siki ne yapacaksın ulan ibne, al sana hakikisi…” diye bir kahkaha koyuverdi. Sikini sadece tükürükle ıslatarak götüne dayadı. Kocamsa inleyerek,

– “Yavaş ol bari ne olur…” diyerek yalvardı.

Adam umursamadı bile, sikini hızla kocama kökledi. Daha önce makul boyutlu bir protez siki içine almaya alışkın olan kocamın götü bu iri sikin boyutuna dayanamadı. Acı bir feryat kopardı. O koca yarağı nasıl alabilmişti bilmiyorum. Herhalde götü yırtılmıştı adamcağızın…

Adam kocamın arkasında gidip gelmeye başladı. Bir süre sonra kocamın acı acı bağırmaları, inlemeleri hafifledi. Yine inliyordu fakat bunca yıldır sikiştiğim kocamı tanıyordum, artık inlemeleri zevk inlemesine dönüşmüştü. Hatta hareketlerinden hoşuna bile gittiğini hissediyordum.

Ben de ondan farksızdım aslında… Yapacak bir şeyim yoktu. İki adamın arasında biri ağzımdan, diğeri amımdan değişe değişe sikiyorlardı beni…

Kendimi olayların akışına bıraktım. Tecavüz kaçınılmazdı, ben de kendimi sıkmadan zevk almaya bakmalıydım. Ve gerçekten ıslak amımda gidip gelen sikin verdiği zevk tüm vücudumu kaplamaya başlamıştı.

Kocamdan önce elbette ilişkilerim olmuştu, ama evlendikten sonra onu hiç aldatmamıştım, başka bir erkekle beraber olmamıştım. Sevişirken bazen birkaç erkek tarafından sikildiğimi hayal eder, kocama da anlatırdım bu kurduğum hayalleri… İstediğim şey bu gece gerçekleşmişti. Kendi isteğimle değil de, zorla olsa da hayalimdi sonuçta…

Başlangıçta gözlerimden yaş gelerek istediklerini yaparken, şimdi zevkten inlemeye başlamıştım. Kocam da kendini aşmaya başlamıştı. Kalçalarını sallaya sallaya adamın bel hareketlerine cevap vermeye, adamı delirtmeye başlamıştı. Arkamda sikini sokup çıkaran adam,

– “Tava geldi bunlar iyice Mesut abi…” dedi.

Hepsi de gülmeye başladı. Kocamın arkasındaki Mesut ağabeyleri kasılarak boşalmaya başladı. Götünü spermleriyle doldurmuştu. Tüm ağırlığıyla üstüne yığıldı. Diğerleri de gaza geldiler, onun ardından arkama ve ağzıma fışkırtmaya başladılar.

Sıcak döllerin tadını ağzımda hissedince ağzımı çekip kaçınmaya çalıştım. Ama adam saçlarıma yapıştı, sikini ağzımın derinliklerine kadar sokarak tüm spermlerini boğazımdan aşağıya boşalttı. Kusacak gibi oldum, öğürüyor, öksürüyordum.

Bizi yatakta öyle sikilmiş, döl içinde bırakıp birer sigara yaktılar. Adı Mesut olan elebaşları,

– “Evi dolaşın, değerli ne varsa hepsini toparlayın…” dedi diğerlerine… İkisi odadan çıktılar. Mesut bize dönerek,

– “Yalayın ulan sikimi orospular…” dedi.

Kocamla birbirimize baktık. Çaresizdik. Dediğini yapmaktan başka çaremiz yoktu. İkimiz birden sikini paylaşmaya başladık. Kocam hala olaya alışmaya çalışırken tutuk davranıyordu. Bense her zaman yaptığım şeyi yapıyordum zaten… Bu gece ise elimdeki aleti kendimi beğendirmek istercesine kendimden geçerek öpüyor, yalıyordum.

Hoşuma gitmişti Mesut’un kocaman şeyi… İçinde bulunduğumuz ortamı unutmuş gibiydim adeta, adamın kalın, damarlı aletini yalamak zevk veriyordu bana… Kocamsa Mesut’un sikini bana neden yalattığını anlamıştı,

– “Bak, istiyorsan seni ağzımızda boşaltalım bir kez daha… Ya da beni sik bir daha… Ama karıma dokunma… Sikin çok büyük, canını yakarsın” dedi.

– “Fazla konuşma ulan” diye bir tokat daha patlattı yüzüne… Gözlerinden yaş geldi kocamın… Ben de daha çok emmeye başladım tokat yeme korkusuyla… Mesut’un siki çatlayacak gibi kabarmış, başı mosmor olmuştu. Sertçe sikini çekti elimizden ağzımızdan… Kocama,

– “Karını önümde domalt ulan ibne…” dedi. Çaresi yoktu, dediğini yaptı. Ben zaten onu beklemeden önünde domalmıştım bile…

– “Sikimi eline al ve karının götüne daya…” diye emretti Mesut…

Kocam duraksayınca bir tokat sesi daha çınladı odanın içinde… Başımı çevirip baktığımda kocamın ağzının kenarından kan geliyordu. İstediğini yaptı. Eliyle tuttuğu Mesut’un sikini minik deliğime dayadı.

– “Şimdi yarrağımı karının götüne sokmaya başla bakalım…“ diye bir emir daha verdi.

Kocam götümün yanaklarını mümkün olduğunca ayırmaya çalışarak Mesut’un koca yarrağının başını benim arka deliğime bastırmaya başladı. Daha sikinin başı girmemişti ki duyduğum korkunç can acısından çığlık kopararak kendimi öne doğru attım. Mesut kocama bir tokat daha patlattı,

– “Bu orospu kendini her kaçırışında seni döveceğim… Girmiyorsa yala karının göt deliğini, ıslansın biraz daha…” dedi.

Kocam eğilip deliğimi yaladı ıslak ıslak… Dilini içeriye kadar sokmaya, canımın yanmaması için mümkün olduğunca ıslatmaya çalışıyordu. Sonra tekrar adamın sikini eline aldı, bir daha göt deliğime dayadı. Bu kez can acısına direnmeye çalışıyordum dudaklarımı ısıra ısıra… Mesut bana doğru yüklendi. Sikinin yarısı girivermişti içime… İnledim. Ama kaçmadım bu kez…

– “Gir alttan karının amını yala… Zevk alsın ki orospunun göt deliği açılsın iyice…”

Emri alan kocam yatıp bacak arama girdi, klitorisimi yalamaya başladı. Haklıydı piç herif… Zevk alıyordum. Amımdan aldığım zevk arkamdaki acıyı dengelemeye başlamıştı sanki… Daha kolay girip çıkar olmuştu koca yarak… Mesut da insafa mı gelmişti ne, sikinin yarısını sokup çıkarıyor, tamamını köklemiyordu.

Fakat yanılmışım. Sadece sikine yol açmaya çalışıyormuş. Bir süre yarım yarım gidip geldikten sonra tüm gücüyle yüklendi arkama… Siki tamamen kaybolmuştu içimde, kasıklarını arkamda hissettim. Dibime kadar girmişti. Ben yığıldım kaldım. Acıdan bayılacak gibiydim. Dudaklarım buz gibi olmuştu.

Mesut hiç beni umursamadan içimde gidip gelmeye başladı. Sikini tamamen çıkartıyor, sonra köküne kadar sokuyordu yeniden… Beş dakika kadar gidip geldi arkamda… Ben yine alışmıştım. Acı hafifliyor, deliğimin kenarlarında gidip gelen sikinin uyarıcı teması zevk veriyordu artık… Birden sikini çıkardı arkamdan,

– “Aç ulan ağzını ibne…” diye bağırdı kocama… Dediğini yaptı o da… Mesut arkamdan çıkardığı sikini kocamın ağzına uzattı. Sarsıla sarsıla boşalıyordu.

-“Yut hepsini…” dedi.

Kocam dediğini yapmazsa başına gelecekleri bildiğinden ikiletmedi. Fışkırttığı bütün spermlerini yuttu. Ben de bu arada kendimi yana atmış, çam yarması Mesut’un koca sikinden fışkıran döllerin kocamın ağzına yüzüne fışkırmasını izliyordum. Öyle çok boşalıyordu ki… Kocamın yutamadığı spermler ağzının kenarından süzülüyordu.

Götümdeki sızlamaya rağmen bu manzara beni tahrik etmişti. Evet… Zevk alıyordum tüm bu yaşananlardan… En çılgın fantezilerimizde bile hayal edemeyeceğimiz bir olay yaşıyorduk. Sanırım kocam da benden farklı değildi. Bana baktı. Hemen yanına sokuldum. Mesut’un sikini yine kocamla paylaşıp yalamaya başladım. Ben de spermlerinin tadına baktım.

Mesut şaşırmıştı ama hoşuna da gitmişti. Kendini ağzımıza ve dillerimize bıraktı. O sırada diğer ikisi buldukları bazı değerli şeylerle odaya döndüler.

– “Oooo Mesut Abi… Biz iş peşindeyken sen malı götürüyorsun” diye sırıttılar.

– “Gelin ulan…” dedi Mesut, “Bu orospular yarağın tadını aldılar, sabaha kadar sikelim şunları…”

Adamlar hiç ikiletmeden arkamıza geçtiler. Birisi kocamın götüne, diğeri benim amıma geçirdiler siklerini… Biz de bu arada Mesut’un sikini yalamaya devam ediyorduk. Mesut biraz sonra diğerlerine

– “Durun ulan…” dedi. Sikini ağzımızdan çıkarttı, yatağa uzandı. Bana,

– “Gel üstüme orospu…” dedi. Beni sikinin üzerine oturttu. Boru gibi yarrağını bir anda amıma sokuverdi. Öyle zevk alıyordum ki, delirmiş gibi Mesut’un sikinin üzerinde zıplıyordum. O kocaman sik amımda bir görünüp bir kayboluyordu. Mesut adamlardan birisine,

– “Sen de götüne gir şu orospunun da yarak tatsın biraz…” dedi.

Adam hemen yerini aldı. Diğeri de talimat beklemeden ağzıma sokuverdi sikini. Üç ızbandut beni aralarına almış, sandviç yapmış sikiyorlardı. Hayatımda hiç duymadığım zevkler bütün vücudumu sarmıştı.

Her yerimden zevk alıyordum. Beynimden ateş fışkırıyordu adeta… Amımda götümde piston gibi çalışan yarakların verdiği zevkten ağzımdaki yarağı somurup duruyordum çılgınca… Mesut kocama,

– “Sen de aradan taşaklarımızı yala ulan ibne…” dedi.

Kocam hemen dediğini yaptı. Artık beş vücut senkronize olmuş, ritmik şekilde hareket ediyorduk. Bir süre böyle hareket ettikten sonra arkamdaki adam içimden yarağını çıkardı ve kocamın yüzüme boşalmaya, kocam da hep bunu beklermiş gibi hepsini yutmaya başladı.

Tam kocam ağzındaki siki yalayıp tertemiz yapmıştı ki benim ağzımdan yarağını çıkaran adam telaşla yatağın yanındaki etajerin çekmecelerini hırsla açıp bir şeyler aranmaya başladı. Biraz sonra aradığını buldu.

– “Sizin gibi azgın orospuların evinde böyle sapıkça şeyler bulunduğuna emindim. Yanılmamışım.”

Ellerini havaya kaldırıp pis bir sırıtışla bulduğu şeyleri diğerlerine ve bize de gösterdi. Bir elinde özel yapım deri kırbacımız vardı. Diğer elinde de benim takım halinde sakladığım hepsi kırmızı renkte, ön kısmı delik tanga külodum, jartiyerim ve çoraplarım vardı. Kocamın önüne attı onları… Kırbacı kocamın üstünde şaklatarak acıyla bağırttırdı zavallıyı,

– “Al ulan yavşak pezevenk… Giy bunları…” dedi. “Seni bunlarla sikicem…”

Kocam çaresiz kalktı, titreyen elleriyle benim seksi çamaşırlarımı giymeye çalıştı. İki haydut elleri kalkık siklerinde, benim üstünde gidip geldiğim Mesut da gülerek kocamı izliyorlardı. Gerçekten garip manzaraydı. İç çamaşırlarımı giyen kocam, tüysüz parlak vücuduyla adeta bir kadın gibi olmuştu.

Yarı sert erkekliği önü açık tanga külottan dışarıya sarkıyor, tüysüz düzgün bacaklarında benim kırmızı jartiyer çorapları harika görünüyordu. Çamaşırları giymesini sabırsızlıkla bekleyen adam elinden tutup bir tur kendi etrafında döndürdü kocamı… Pembe beyaz kıçına bir şaplak atıp,

“Üfff… Harika görünüyorsun yavrum…” dedi. “Hadi karının yanında domal da kadın gibi sikilmenin zevkine var…”

Kocam yanımıza geldi. Dizlerinin üzerinde domalıp erkeğini bekledi. Adam da arkasına geçti, tanga külodu yana çekti. Sikini tükürükleyip kocamın götüne daldırıverdi. Diğeri de önüne geçti, sikini kocamın ağzına verdi.

Şimdi iki erkek, benim sevgili kocamı ağzından götünden sikiyorlardı. Kırmızı külotla, jartiyer ve çoraplarla öyle güzel görünüyordu ki… Sanırım kocam da müthiş zevk alıyordu bundan… Gözlerini kapatmış içine girip çıkan yarakları hissetmeye çalışır gibiydi…

Ben defalarca boşalmama rağmen altımda yatıp keyfine bakan Mesut boşalmamıştı. Amımdan akan zevk sularından kasıkları sırılsıklam olmuştu. Sikinin üstünde oturup kalktıkça kabarmış klitorisim o ıslaklığa yapışıyor, beni zevkten delirtiyordu.

Dakikalarca sürdü bu şehvet oyunu… Benim inlemelerim, adamların böğürmeleri, vücutların birbirine çarpan sesleri odayı kaplamıştı. Zevkten başım dönüyordu artık… Önce kocamın arkasındaki, sonra ağzındaki boşaldı. Ve sonra Mesut hareketlendi… Birden kalktı altımdan, kocamla bana,

– “İkiniz de önüme diz çökün” diye emretti. Dediğini yaptık. Sarsıla sarsıla spermlerini yüzümüze fışkırtmaya başladı. Deli gibi yalıyor, emiyor, bir damlasını bile ziyan etmemeye çalışıyorduk. Adamların hepsi pestil gibi olmuştu, tabii biz de… Mesut bize,

– “Bundan sonra evinize soygun için girmeyeceğiz, ama sizi haraca bağlıyorum” dedi. Elindeki kamerayı göstererek, “Her ay, istediğim zaman, istediğim kadar adamla gelip sizi sikeceğim. Polise gitmeyi falan düşünmezsiniz herhalde… Yoksa karı koca üç kişiye nasıl sikildiğinizi, nasıl zevkten kıvrandığınızı herkes görür… Başından sonuna kadar sikiş filminde baş roldeydiniz…”

İtiraz etmedik. İtiraza niyetimiz de, gücümüz de yoktu zaten… Giyindiler, evden hiç bir şey almadan çıkıp gittiler geldikleri gibi… Eh, alacaklarını almışlardı benden ve kocamdan…

Belki üç gün kendimize gelemedik kocamla… Neden sonra toparlanabildik. Birbirimize baktığımız anda biliyoruz ki aklımızda o sikildiğimiz anlar var… Bir anda tahrik olup birbirimize giriyoruz, çılgınca sevişiyoruz.

Hırsızlarımız mı? Hala zaman zaman kalabalık bir grup halinde gelip bizi sikiyorlar. Gelmelerini sabırsızlıkla bekliyoruz ikimiz de… Müptelası olduk…

Kendimiz sikildiğimiz yetmiyormuş gibi bir akşam habersiz çıkıp gelen körpe dul kızkardeşimi de kadroya aldılar. Zavallı kocam, her şeye razı olduğu halde elini ayağını bağlayıp aşağılayarak, yanıbaşında karısını, baldızını… Kaldırıp yatırıp, domalta domalta hepimizi sikiyorlar…

Epey hırpalansak da şimdilik şikayetçi olan yok aramızda…

Categories
Uncategorized

Komşumuz Nurcan Abla!

Komşumuz Nurcan Abla!
İşten geldiğim bir gün ekmek almak için markete gidiyordum. Önümden bir kadın yürüyordu. Site yaşayanlarıyla fazla muhattap biri değilimdir. Kadının başı kapalı, altında dar bir kot vardı. Fakat kalçaları o kadar belli oluyordu ki, sikimin uzun zamandır ilk defa coştuğunu hissettim. Ne muazzam bir kalçaydı, dar kot ise baldırlarını zor zaptetmiş, bıngıl bıngıl titriyordu. Kadın sitenin bahçe kapısını açıp çıkacakken döndüğünde tanıdım. Sitedeki komşularımızdan Nurcan ablaydı bu. Kocası sümsüğün tekiydi. Kadını ne zaman görsem (Ah bir versen seni ne sikerdim be!) diye hayal edip, geceleri de 31 çektiğim bir yavruydu Nurcan abla!

Beni gördüğünde, “Merhaba Çağlar!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim, kasıtlı olarak ‘Abla’ demedim, çünkü yürüyüşü beni acayip azdırmıştı, mümkün olsa hemen orda bir yerde yatırıp amını götünü sikmek istiyordum. Nurcan abla, “Annenler de tatile gitmiş, sen çalışmaya devam galiba?” dedi. Ben de, “Malesef… Ama böylesi daha iyi, evde yalnız olmak gibisi yok. Sadece bir kötü tarafı var, yemek derdi, yoksa ben hayatımdan memnunum!” dedim.

Nurcan abla hiç beklemediğim bir şekilde, “O zaman hiç kafana takma, akşam yemeğini ben getirecem!” dedi. “Yok zahmet etmeyin, ben derin dondurucudan birşeyler çıkarırım…” dedim. “Olmaz öyle şey! Yoksa annen ‘Bakmamışlar oğluma!’ der!” dedi ve sanki daha önceden o muazzam kalçalarına baktığımı anlamış gibi iki kat sallayarak önümden yoluna devam etti. O kadar güzel sallanıyordu ki kalçaları, izlerken bile insanı boşaltacak şekildeydi. Kalçalarının çok sıkı olduğu belliydi. O sümsük herifin bu kadını sikebilme ihtimalini düşünerek marketten ekmeğimi alıp eve girmiştim bile.

Nurcan ablanın yemek getirmesini bekleyecektim. Uzandım yatağa, açtım interneti ve Nurcan ablaya benzeyen hatunların sikişmelerini izledim bir süre. Ama akşam yemeği vakti geçtiği halde Nuracan abla gelmeyince, biraz da iş yorgunluğundan uyuya kalmışım. Kapının zil sesine uyandım. Üzerime hafif dar bir atlet giyip, şortla kapıyı açacaktım ki, sikimin kazık gibi olduğunu farkettim. Sikimin inmesi için biraz beklemeyi düşündüm, ama sonra (Belki yarağımın sertliğini farkeder ve bana kendisini siktirir!) düşüncesiyle ve umuduyla direkt kapıyı açtım.

Elinde tepsiyle karşımdaydı. Sitede arada bir selamlaştığım hatunu şimdi çok yakından görüyordum. Gözüme ilk çarpan dudaklarının kalınlığı ve göğüslerinin de ihtişamıydı. Bu kadın resmen sikilmek için doğmuştu. Kalçalarının büyüklüğü, göğüslerinin iriliği, dudaklarının kalınlığı… Mmhhh, hayal etmesi bile harikaydı. “Merhaba!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim. “Kusura bakma, biz yemeği yedik, ama hemen getiremedim… Adnan abin’in kahvehaneye gitmesini bekledim…” dedi.

Aslında kocasından saklayacak bir durum yoktu. Gayet normal bir durumdu bu, komşusunun oğluna yemek götürecekti, kapının ağzından verip gidecekti, hepsi bu. Ama kocası gittikten sonra yemeği getirmesi, beni ‘Acaba?’ düşüncelerine saldı. Fakir umudu işte, içimden ‘Belki de?’ dedim. Biraz mahçup şekilde, “Soğuduysa önemli değil, ısıtırım, da fırını kullanmayı bilmiyorum…” dedim (Aslında fırını kullanmayı biliyordum!). “O zaman ben ısıtayım!” diyerek, tepsiyi bana uzattı ve içeriye girdi. Kapıyı kapattı. Arkasını bana dönüp, ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Ayakkabılarını sanki onun harika kalçalarını görmemi istiyormuşçasına arkasını dönerek çıkarması beni iyice azdırmıştı. Kendi kendime, (Oğlum Çağlar, bu karıyı bugün siktin siktin, yoksa daha çoook böyle seks hikayeleri okuyarak yaşarsın!) dedim.

O önde, ben arkasında, içeri girdik. 10 adımlık yerde öyle bir sallıyordu ki kalçalarını, (Hadi be salak herif, ne duruyorsun, yumulsana bana!) der gibiydi. Üzerinde beyaz bir Body, altında o dar kotu ile fırına eğildiğinde kalbimin atışını dışardan farketmesi an meselesiydi. Gözlerim o muazzam götündeydi. Sanki bilerek fırını ayarlama işlemini uzun tutuyor, fırının bütün düğmeleriyle oynuyordu. Ama nasıl ve ne şekilde yaklaşacaktım ki? Aniden üzerine saldırmam herşeyi berbat edebilir, rezil rüsva olurdum. En iyisi, onu oturtup biraz muhabbet etmekti.

Fırının zamanlama işlemini ayarlayıp tepsiyi fırına koydu. “Tamamdır, yemek ısınınca fırın kendiliğinden kapanacak. Başka bir ihtiyacın var mı Çağlar, onuda yapıp gideyim!” dedi. İçimden (Seni sabaha kadar sikmeye ihtiyacım var!) demek geldi, ama tabii ki söyleyemezdim bu kadarını. “Teşekkür ederim, valla zahmet oldu… Sigara içiyorsanız bir sigara ikram edeyim, buyrun salona geçelim!” dedim. Ayıp olmasın diye hayır diyemeyeceğini tahmin ediyordum. Tahmin ettiğim gibi de oldu. “Peki, olur!” dedi ve önümden kıvırta kıvırta yürüyerek salona gitti. Koltuğa oturdu. Sigarayı uzattım, yaktım ve karşısına oturdum. Artık herşeyiyle karşımdaydı, göğüslerinin ihtişamı, gözlerindeki sanki (Seks için yaratıldım!) bakışı. Dar kottan taşan baldırları, bacak bacak üstüne atışı, (Sik lan artık beni, sümsük kocamın sikemediği amımı götümü sik!) der gibiydi. Muhabbeti nerden açayım derken o açtı:

“Ee nasıl gidiyor, aynı yerde mi çalışıyorsun?”

“Evet, aynı yerdeyim, memnunum yerimden.”

“Ee başka nasıl gidiyor?”

“Valla nasıl gitsin, akşamları arkadaşlarla kafa dağıtmaya gidiyorum, evlenene kadar böyle.”

“Yok mu evlenecek birileri bakalım?”

“Valla yok, hiç te umudum yok açıkçası! Nerdeee annemlerin zamanındaki, sizin zamanınızdaki kızlar!”

“Aramızda o kadar yoktur ya!” 🙂

“Valla ben de öyle düşünüyorum, en fazla 2-3 yaş!”

“Yok, o kadarda genç değilim!” 🙂

“35 üstü demeyin, inanmam!”

“35 yaşındayım!”

“Hmmm!” (Tam sikilecek yaştaydı aslında, işini bilen bir afet!)

“Sen de haklısın, evet, bu devirde kızlar çok bozuldu! Hem evlilik zor iş, bak ben evlendim de noldu? Öyle böyle maçı götürüyoruz!”

“Valla ben de bu dünyada adalet yok diyordum kendi kendime!”

“Neden?”

“Yanlış anlamayın lütfen, çok tatlı ve güzel bayansınız, eşiniz de eli yüzü düzgün biri, ama bence aranızda açık bir fark var!”

“Ay teşekkür ederim, ama Adnan duymasın bunu, valla kıyamet kopar, bilmiyor sana geldiğimi zaten, iyice huysuzlanır!”

“Valla huysuzlanacak birşey yok, görünen bu! Ben hep açık sözlü oldum hayatımda, eğer beni her yönden mutlu edebilecek birini bulursam o gün evleneceğim!”

“Ohooo, seni her şekilde mutlu edebilecek biri bu zamanda zor valla Çağlar!”

“Siz de mi bulamıyorsunuz aradığınız her şeyi eşinizde?”

(Bundan sonra ağzından çıkacak laflar artık işin rengini belli edecekti. Ya bu akşam bu yavru kocası eve gelene kadar altımda ciyak ciyak ciyaklayacaktı, ya da arkasını dönüp gidecekti!)

“Çoğu şeyin eksikliğini yaşıyorsun valla Çağlar. Yaş ilerledikçe bazı şeyler daha da zorlaşıyor. Her anlamda!”

“Valla sizin gibi biriyle evli olsam gece gündüz hiçbir eksiklik yaşatmazdım! Ama dedim ya, dünyada adalet yok!” 🙂

(Bu söz çok hoşuna gitmiş olacak ki, resmen gözlerinin içi güldü!)

“Annenler nezaman geliyor?”

“Haftaya!”

“Ohhh, ev boş, biraz dağıtırsın kafanı, iyi olur!”

“Neyle dağıtacağım, bütün kızlarla bağlantımı kopardım bu ara, ne yapacağım tek başıma evde?”

“Ee sen de başka birisini bul, yok mu aklında kimse?”

“Valla biri var, ama korkuyorum söylemekten. Bir de hoş olmayan bir durum var…”

“Neden ki?”

“Evli birisi… Ama çok tatlı, çok güzel, çok sexy, hiç eksik bırakılmayacak biri!”

“Evli olması biraz sıkıntıymış, ama o da istiyorsa arada bir kaçamak yapmak lazım yaa!”

(İçimden bu iş oldu dedim, şimdi ürkütmeden devam etmeliydim!)

“Ee söylesem mi ki, çok çekiniyorum? Ama aylardır hayalimde!”

“Valla yakın bir yerdeyse bence şansını dene, ne kaybedersin ki?” 🙂

“Yakın yakın! Şu an karşımda oturuyor!”

(Bana bakışı birden değişmişti, sanki ciddileşmişti!)

“Çağlar bu konuşmanın benim üzerimde döneceğini tahmin etmiştim, ama ne sen söyledin böyle birşeyi, ne ben duydum, tamam mı, lütfen!”

“Keşke söylemeseydim, şimdi daha da kötü olacağım, reddedilmek ve böyle bir şey yapmak utanç verici!”

“Keşke daha farklı pozisyonda olsaydık belki olabilirdi, ama evliyim!”

“Peki neden bu konuşmaları tamamlayana kadar bekledin? Bunları duymak hoşuna gitti ve belki de ‘Acaba?’ diye düşündün, şimdi neden ‘Hayır!’ diyorsun?”

“Çağlar aynı sitedeyiz ve evliyim, bir duyulursa ikimiz de yaşayamayız buralarda, yuvam yıkılır, rezil oluruz!”

“Ben seni sürekli rahatsız edecek, yada sen beni sürekli rahatsız edecek değilsin ya! Sadece birbirimizi arzu ettiğimizde mutlu olacağız hep! Aynı sitedeyiz tamam, ama illa evime gelmen, ya da benim senin evine gelmem gibi bir zorunluğumuz yok ki! Gelmem de, başka yerlerde buluşuruz! Lütfen, seni çok istiyorum! İnan tahmin ettiğin kötü şeyler başımıza gelmeyecek!”

(Yanına gidip elini tuttum. Ateş gibi yanıyordu avuç içleri!)

“Bilmiyorum Çağlar… Kötü, çok kötü bir şey yapıyoruz…” dediği anda parmaklarımı dudaklarına götürüp, “Sus, Allah aşkına sus ve senelerdir çektiğin eksikliği, senelerdir aradığın arzuyu birbirimizde bulmaya çalışalım!” diyerek yavaşça yaklaşıp dudaklarından öptüm. Soluk alışverisi hızlanmış, ancak beni terslememişti. Birden o da karşılık verdi ve deli gibi öpüşmeye başladık. Dudaklarıma o kadar ateşli ve o kadar azgınca yapışıyordu ki, adeta koparacaktı dudaklarımın etlerini. Dilimi içine çekiyor, dilini ağzımın içinde gezdiriyordu. Başındaki örtüyü çıkaracakken, “Dur o kalsın, seni böyle sevmek, böyle sikmek istiyorum!” dedim.

“Bana öyle şeyler yaşat ki Çağlar, bu yaptığıma pişman olmayayım!”

“Merak etme, o sümsük kocanın değerini bilmediği tüm hazinelerini en ince noktasına kadar seveceğim, öpeceğim, seni bugün çok mutlu edeceğim!”

“12’ye doğru Adnan kahvehaneden gelir, çok tadını çıkartamayacağız!”

(Saat 22:00’ye geliyordu.)

“Merak etme yavrum, sen yeter ki memnun kal, istediğin her an yanında biterim, seni ihya ederim. Bize şimdi 2 saat de yeter, daha sonra uzun uzun yaşarız tutkumuzu!”

Bodysini çıkardım. Bembeyaz bir cildi, bembeyaz bir südyenin içinde o orta büyüklükte harika göğüsler dimdik ve taptaze duruyorlardı.

“Kocan bunları hiç ellemiyor mu yavrum?”

“Gerizekalı am sikmekten başka birşey bilmez! Hadi sus artık, konuşma, uçur beni, madem o sümsüğü aldatıyorum, aldattığıma değsin, hayvanca doyur beni!”

Kadın artık azgınlıktan ve görmemişlikten kendini kaybetmişti. Hemen südyenini çıkarıp o muhteşem göğüsleri yalamaya, emmeye, diş atmaya ve sıkmaya başladım. Her işi aynı anda yapmaya çalışıyor, Nurcan’ı deli ediyordum. Dudaklarını ısırıyor, boynunu emiyordum. Sonra ayağa kaldırdım, arkasını döndürüp ilk defa 15 cm den az mesafedeki o muhteşem kot pantolununun içine hapsolmuş götü görüyorum. Az sonra o götü delercesine sikecektim, belki de sümsük kocası hiç götten sikmemişti bunu, ama ben ne yapıp ne edip sikecektim. Hatta amından önce götünden sikecektim.

Kotu üzerindeyken vücudunu biraz öne eğip doyasıya şaplak atmaya başladım. Hayvanca tokatlıyordum. Hafif inlemelerinin yanında ‘Şlakk şlakkk!’ diye çıkan tokat sesleriyle götünün yanakları bir sağa, bir sola gidiyordu. Ama o kadar sıkı bir götü var ki, hemen yerine geri geliyordu. Yavaşça kotunu arkadan çıkarmaya başladım. Yavaş yavaş içindeki siyah dantelli külodu görmeye başladığımda elim ayağım titremeye başladı. Kotu dizlerine kadar indirip, Nurcan’ı biraz daha öne eğip, külodu sıyırıp, kalçalarını iki yana ayırıp, o muhteşem iki deliğe tükürüğümü salıp yumuldum…

“Offf, Çağlarımmm, harikaaa, durmaaa, devam et aslanımmm, yakışıklım benimmm, offf, sok dilini içine, sok, durmaaa!” diyerek inliyor, zevkten kudurmaya başlıyordu. Amını yalamayı kısa kesip o muhteşem tertemiz göt deliğine dilimi bir sokup bir çıkartırken, Nurcan da zevkten kafamı bir bastırıp bir çekiyordu…

“Çağlar bu nasıl birşey, offf, senin altına yatmayacak kadının aklına sokayım ben. Offf, ne salakmışım ben, nerdeyse böyle birşeyi kaçıracaktım, offf, yala aslanım, yalaaa, offff, içine içine sok, durmaaa, kalsın dilin orda, götümün içinde kalsın, offf, kaşınıyorrr, çok hoşuma gidiyorrr, içim titriyor, ne olursun durmaaa!”

“Daha yeni başladık yavrum, seni öyle bir sikeceğim ki, artık o sümsük kocanın sikini bile almak istemeyeceksin içine, amın götün kaşınınca gelip altıma yatacaksın, o sümsük sikemedikçe benim altımda köpek olacaksın, amını götünü parçalayacağım, kapalı orosbum benim, türbanlı kahpemmm, sen ne azgınmışsın be, tüm tahminlerim doğruymuş, bu karı doymuyordur, bu sümsük bu yavruyu doyuramıyordur derdim hep, haksız değilmişim! Doğru söyle, benden başka biriyle aldattın mı o sümsük kocanı?”

“Beni memnun edersen anlatırım, hem süprizlerim bile olur!” 🙂

“Nasıl sürprizler?”

“Tek azgın, tek kocası doyuramayan bir ben mi varım sanıyorsun sen bu sitede?”

“Hemen şimdi ilk seni götünden sikmek istiyorum! Çekinerek isteyecektim, ama sen az orospu değilmişsin, bu muhteşem göt sikilmeden bu hale gelmez zaten! Ama önce sikimi yala bakayım!”

Heyecandan ölecektim. Ben hayatımda böyle yarak yalayan birini daha ne gördüm, ne duydum, ne hissettim. Ağzı resmen fırın, tükürükleri kaynar su gibiydi, sikimi içine çektikçe sanki sikimi kızgın ateşe atıyordum. İlkten alıştırdı sikimi ağzına, sonra gırtlağına doğru zorlamaya başladı. İşte o zaman bu sümsüğün anca amdan siktiğini, bu muameleyi ancak kimlerin altına yatınca öğrendiğini düşündüm. Kimbilir bu kaltak kimlerin altında inledi diye düşünürken, sikimin iyice kasılmaya başladığını hissettim. Ben bunları düşünürken Nurcan sikimi tüfek demiri gibi yapmış, taşşaklarıma inmişti. Topların birini bırakıp, birini alıyordu ağzına. Boşalacağımı hissediyordum.

“Boşalacam yavrum!”

“Ağzıma boşalmak istiyorsan boşalabilirsin!”

Sikimi ağzına sokup, elimle saçlarından tutup, git gel yapmaya başladım. Artık ipleri elime almıştım. Gırtlağına kadar sokuyor çıkartıyordum. Sikim tükürükten sırıksıklam olmuştu. Bazen Nurcan’ın ağzının kenarından tükürükler sızıyordu, eliyle silip devam ediyordu. Bu kadının içinden böyle bir orosbu, böyle bir iştah çıkacağını nasıl düşünebilirdim ki? Senede 9-10 defa karşılaştığım, dışardan hanım hanımcık gözüken bu kahpe, aslında tam bir seks makinasıymış…

Git-gelleri iyice arttırmıştım ve artık boşalacaktım. “Geliyorum orosbummm, hepsini yutacaksın ona göre!” dedim. Gözlerini ‘Tamam!’ anlamında yumup açtı ve deli gibi fışkırtmaya başladım o fırın gibi yanan ağzının içine. Her fışkırtışımda gözlerini yumuyor, sikimi daha da içeri almaya çalışıyordu. 7-8 saniye kadar sürdü boşalmam, sonra kendimi koltuğa attım. Terlemiştim. Nurcan ise ağzındaki döllerimi bana gösterip hepsini bir yudumda yuttu. Sonra ağzını açıp gösterdi, hepsini yuttuğunun kanıtı olarak.

“Sen nasıl bir kahpeymişsin, nasıl bir azgınmışsın, o sümsüğün beynini sikeyim ben, altında seks makinası var kıymet bilmiyor gavat oğlu gavat!”

“Bırak şimdi onu, hadi daha beni boşaltacaksın, madem götten sikeceksin, önce bu siki demir gibi yapmalıyım, içimi yara yara girsin!”

Bacak arama geçti ve inik sikimi dölüne bakmadan tekrar ağzına aldı. Deli gibi somuruyor, ojeli tırnaklarıyla göğüslerimle oynuyordu. Resmen pørnøcu kadınlardan ders almış gibiydi. Bu kadını kimler sikmişti de bunları öğrenmişti, ne zaman, nasıl öğrenmişti? Bunları ondan öğrenmem için onu deli gibi memnun etmeliydim.

Kısa sürede sikim eski halini alıp sertleşmişti. Şimdi ise o hayalini kurduğum eti sıkı sert götünü sikme zamanıydı.

“Yeter yavrum ikinciye boşaltacaksın beni, şimdi o muhteşem götünü sikme vakti, seni boşaltana kadar sikeceğim. Ne zamandır bu götün hayaliyle yanıyordum. Şimdiden söyleyim, sert olabilirim!”

“Senin canın sağolsun aslanım, dayanırım, yeterki beni doyur, yanıyorum cayır cayır!”

Elinden tutup kaldırdım. “Beni kendi yatağında sik!” deyince odama götürdüm. Yatağa yüzüstü yatırdım ve göbeğinin altına iki yastık koydum, şimdi götü tabak gibi karşımdaydı. 5-6 defa sertçe tokatladım götünün yanaklarını ve arasını açıp bir tükürük salladım. Yavaşça parmağımı soktum götünün deliğine ve bir kez daha anladım ki, bu kadın götünden de çatır çatır siktirmişti kendini.

“Ne kahpeymişsin be, demek götten de siktirdin başkalarına!”

“Ee, ne yapacaktım? Beni doyuran ödülünü alır aslanım, hadi geçir artık şu haşmetli yarağını götümün derinliklerine!”

“Merak etme, seni öyle bir sikecğim ki, yarım saat kendine gelemeyeceksin!”

Yavaşça sikimi deliğine bastırdım. Çokta fazla siktirmediği belliydi, ama çokta dar değildi deliği. Sikimin başı hafif içine girdi ve o muhteşem sıcaklığın ve darlığı hissettim ve hiç durmadan köküne kadar geçirdim, kalçaları dalgalandı ve sikim köküne kadar girdi.

“Offf, dur biraz, büyük geldi, iki dakika bekle sonra istediğin kadar sik!”

İki dakika içinde beklerken elim amcığındaydı, parmaklayıp, iyice amcığını sulandırdım. Ve sikimi hoyratça ileri geri yapmaya başladım artık. Ben geçirdikçe o muazzam kalça yanakları dalga dalga dalgalanıyor, o çıkan ‘Şak şak şak!’ sesi beni daha da tahrik ediyordu. Nurcan ise tırnaklarını çarşafa geçirmiş, “Offf, offf, çok güzel, çok güzel, durma, durma, geçirrrr aslanım, geçirrr!” diyerek aldığı zevkin tadını çıkartıyordu.

Abartısız 30 dakikaya yakın götünden çıkmadım. Ama artık deliği genişliyor gibi oldu. Nurcan ise altta artık zevkten dörtköşe olmuş, kendi kendine ahlayıp ohlayıp inliyordu. Birden ona söylemeden sikimi götünden çıkartıp amına geçirdim ve amını sikmeye başladım…

“Offf, bu ne? Ne zaman inecek bu yarrak, halen taş gibi, offf, offf, boşal artık canımm, içim eridi, bacaklarım tutuldu, akıt artık içime döllerini, hadi aslanım!”

“Lan kahpe korunuyor musun yoksa sen?”

“Herhalde korunuyorum yani, bir Adnan gavatı sikmiyor ya beni!”

“Lan kahpe, sana ilk ve son kez söylüyorum, benden başka kimseye siktirmeyceksin artık! Bir gavat kocan, bir ben, duydun mu beni?”

“Salak mıyım, artık yanıbaşımda duruyor böyle bir yarak, neden uzakta arayım? Söz lan, senden başka bu göte ama giren olmayacak! Bazen bizim boynuzlu girer amcığma başka yok!”

Amının sıcaklığı gitgide sikimi zorluyor, ama ben de boşalmamak için kendimi tutuyordum. Ama nafile, o sımsıkı götü yarım saate yakın sikmem ve ardından da fırın gibi amcığa girip sikmemin ardından kolay değildi. Boşalacaktım.

“Kahpe geliyorum! Amına mı, götüne mi, ağzına mı istersin?”

“İstediğin yere gel aslanımmm!”

Son birkaç hamle daha sertçe geçirdikten sonra sikimi amcığının köküne dayadım ve boşalmaya başladım. Ilık ılık akan döllerimin sikimin kenarından, Nurcan’ın amcığının kanarından dışarı süzüldüğünü hissediyordum. Boşalmam bitince yatağa attım kendimi. Nurcan ise kendinden geçmiş, nefes alışı yavaşlamış, öylece kalakalmıştı yatakta.

“Noldu yavrum, sümsük kocanın sikmesine benzemiyor değil mi?”

“Deli misin sen be, benzer mi hiç! Elim ayağım titredi, bağırmamak için dilimi ısırmaktan dilim şişti!”

“Eee, nasıldı, seni memnun edebildim mi sikişlerin sultanı?”

“İliğim kemiğim boşaldı aslanım, harikaydı, çok memnun kaldım!”

“O zaman anlat bakalım, bu zamana kadar kimlerin altına yattın? Bu sitede senin gibi azgın başka kimler var? Bana süprizin ne olacak?”

“Senin aklın orda kaldı dimi? Merak etme, bu siki içine almak isteyecek çok azgın karı bulurum sana!”

“Kim kız onlar?”

“Bu sitede benle beraber sikişen iki kişi daha var. Aslında gençlerin hepsi boklu da, ikisi benim gibi kendini tutamayanlar…”

Anlatmaya devam etti. O iki kişiyi öğrendiğimde şaşkınlığım bir kat daha arttı. Birisi karşı komşumuz, kocası hapiste olan, bütün iş yükü ev yükü üzerinde olan, 3 çocuk annesi Berrin abla. Abla dediğime bakmayın, aramızda yine Nurcan’ınki gibi yaş farkı var. Biz kadının durumuna üzülürken, o hiçbir şey yokmuş gibi çatır çatır sikişiyormuş. Bir diğeri ise başka bir komşumuz, kocasından ayrı, tek çocuklu, iş kadını biri. Dilek abla. O biraz daha yaşlı, ama iş kadını havası onu biraz daha çekici kılıyor. Nurcan anlattıkça ağzım açık kalıyordu. Beraber üçü grup bile yapmışlar. Dinledikçe sikim kazık gibi olmuş ve Nurcan da bunu farketmişti.

“Ne o aslanım, daha doymadın mı?”

“Ne doyması be kahpe, anlattıklarınla 5 posta daha sikişirim!”

“Sik aslanım, kıskanan mı var, hepsi senin artık!”

“Peki bana süprizin o iki yavru mu olacak?”

“Ohoo şimdiden pabucumu dama atarsan sikerim belanı! İlk önce beni doyuracaksın! Eğer beni ihmal edersen amına korum senin!”

“Merak etme yavrum sen ilk göz ağrımsın, 3 değil 33 tane orospu da getirsen ben yine senin o götü siktikçe zevk alacam, seni zevke getirecem, merak etme sen! Eee, nasıl yapacaksın bu işi?”

“Nasıl mı yapacağım? O orospularla ilk görüşmemizde ballandıra ballandıra anlatacağım beni nasıl siktiğini. İkisinin de ağzının suyu akacak, ki aslan gibi çocuksun, esmer, bıyıklı, kaslı, zıpkın gibi adamsın, o gece daha hayal ederek boşaltacaklar kendilerini!”

“Ulan ne karıymışsın be! Aklımı sikeyim, seni daha önce niye sikmeye çalışmamışım ki?”

“Ben böyle olacağını bilseydim, çoktan kuyruğu sallar altına yatardım aslanım! Olsun, geç oldu artık güç olmaz! Ama senin benim eve gelmen sıkıntı, görülme ihtimalimiz yüksek, ben sizinkiler yokken gelirim, ya da dışarı gideriz!”

“Aynen yavrum! Ya bize gelirsin, ya da dışarı gideriz!”

“Vakit geç oldu, ben kalkayım artık. Yarın kızları ararım, anlatırım sikişimizi, sulandırırım amcıklarını. Sonra 3’lü yaparız, 4’lü yaparız! İstersen, güvendiğin kişiler varsa, daha sonraları onları da alırız aramıza!”

(Saat 23:40 olmuştu!)

“Nereye kalkıyorsun, gavat kocanın eve gelmesine daha 20 dakika var! Sanki 10 km yol gideceksin AMK! Gideceğin yer şurası, o götü bir daha sikmeden bırakmam!”

“Gideyim ben canım yaa, gelir şimdi gavat!”

“Bir yalan uydurursun, çok mu zor ulan? AMK başka yarakları yerken yalan söylemiyorsun sanki ve alışık değilsin yalana!”

“Tamam tamam, dediğin olsun. Bizim gavatı kandırmak kolay, komşudayım derim!”

“Zaten komşudasın yavrum, yalan değil ki!” 🙂

“Haklısın!” 🙂

“Ne filim olurdu ama! Sümsük koca kahvede taş döşüyor, genç komşusu azgın karısının amına götüne döşüyor!” 🙂

“Hadi o zaman, başlayalım aslanım, temelli yorgun gitmeyim eve, bir soluk almalık zaman kalsın bana! Olur da şüphelenceği tutar salağın, güzelim hayatım mahvolmasın!”

Ayağa kalktı, önümde kıvırmaya, kalçalarını tokatlamaya başladı. Sonra bacak arama geçip sikimi ağzına aldı, emmeye başladı yine. Ben ise gözlerimi kapamış daha da yayılmıştım yatağın kenarında otururken. Bir ara götümün gıdıklandığını hissetdip gözümü açtım. Aına koduğumun karısı alta geçmiş götümü yalamaya çalışıyor!

“Napıyorsun AMK kahpesi, çıldırtacak mısın beni?” 🙂

“Daha dur aslanım bende ne numaralar var! Yavaş yavaş! Sen beni memnun ettin ya, gerisi bende, seninle öyle seksler yapacağız ki, bende bulduğunu kimsede bulamayacaksın, evlenip gitsen de, aha bu götle bu am kalacak aklında!” 🙂

Götümü yalamayı kesip, sikimi gırtlaklayıp yalamaya devam etti, deli gibi somuruyordu. Gözlerimi kısmış, onun bu azgın kahpe hallerini izliyordum. Gerçekten de dışardan normal, hanım hanımcık biri olarak gözüken kadın, iki saattir bir kerhane orosbusunu geçmiş, ruhu fahişeleşmiş, resmen içindeki orosbuluğu çıkarmıştı. Bunu ben yapmıştım ve iyi ki de yapmıştım, artık istediğim an onu çatır çatır sikecek, hertürlü fantaziyi uygulayacak, onun sayesinde başka amlar götler sikecektim, hem de kendi sitemde…

Sikimin kalktığını gören Nurcan, “Hadi aslanım yerleştir şu koca siki içime!” deyip domaldı önümde. Sikimi yavaş yavaş deliğe sürtüp geçirmemle kendini öne atması bir oldu. “Offf, nasıl giriyor içime, nasıl yakıyorrr, çok güzelll, çokkk, durmaaa, offf, keşke sabahlara kadar siksen beni aslanımmm!” dedi.

Ritmimi iyice hızlandırmış, yorgunluğum başlamıştı. İşimi hızlı hızlı sert sert yapıp, biran önce hem onu, hem kendimi boşaltmak olacaktı amacım. Deliler gibi köklüyordum, odada onun hafif çığlıkları ve ‘Şak şak şak!’ sesleri duyuluyordu. Arada bir var gücümle tokatlıyorum kalçalarını. Artık kendini sıkmayı bırakmış, o da inlemeye, açık açık bağırmaya başlamıştı. Artık ikimiz de ritmi bulmuş, delice hızlanmıştık, o kendisini kaybetmiş şekilde önümde domalık bir şekilde saçlarını bir o yana bir bu yana deliler gibi savuruyor, ben durmadan kalçalarını tokatlıyıp, sıkıyor, kızartıyordum…

O arada telefonunun sesini duydum, kesin gavat kocası arıyordu. Ama duymamış gibi yaparak köklemeye devam ettim. Nurcan duydu ve “Offf, Çağlarım, durrr, telefonum çalıyor, durrr, Allah aşkına durrr, kesildi soluğum, şu telefonu açayım, durr!” dedi. Ben ise 3-5 daha sertçe kökleyip bıraktım onu. Hemen gitti, telefonunu alıp geldi. Nefesini kontrol etti, nefes aldı, verdi. Tam açacaktı ki, gavat aramayı sonlandırdı. Nurcan, “AMK geri zekalısı, eve geldi herhalde, hemen döneyim şuna!” dedi ve aradı.

“Efendim canım? Nolsun canım, Berrin aradı, kahve içmeye çağırdı, onlardayım, kahvelerimiz bitmek üzere, gelirim 10-15 dakikaya!”

O anda piçliğim tuttu ve sikimi yavaşca götüne geçirip, bunu yan yatırdım. Sikim artık ulaşması gereken en uzak noktaya ulaşmıştı. Yüzüne baktım, yüz ifadesi ‘Yapma!’ der gibiydi. Sikimi içinde biraz hareket ettirdim. Dişlerini sıkıyor, dudaklarını ısırıyor, acı çekiyor, ama telefondaki gavat kocasına birşey belli etmiyordu.

“Offf, her yerim ağrıyor canım, çok yoruldum bugün, öldüm bittim, üzerimden tır geçmiş gibi resmen, Berrin de kahveye çağırınca hayır diyemedim. Cidden heryerim sızlıyor, ölü gibiyim, pertim çıktı!”

(Bana bakıp göz kırptı!)

Az orosbu değildi, her geçen dakika onun ne kadar aşağılık bir kahpe olduğuna şahit oluyordum. Bu nasıl bir orosbuluktu, filmlerde görüp heyecanlanırdık böyle şeylere, ama başıma gelebileceğine ihtimal vermek bile imkansızdı, şimdi ise altımdaki kancık sikim götünün derinliklerinde gidip gelirken telefonda kocasıyla konuşuyor, onu dalgaya alıyor, bir de bana bakıp göz kırpıyordu.

Ritmimi hafif hızlandırdığımda ağzını kapattı, halen telefonda kocası vardı. 5-6 giriş daha yaptım ve o nefesini ayarlayıp cevap verene kadar sikimi götünden çıkartıp yüzüne boşalmaya başladım. Nurcan şaşırmıştı, ama gülümsüyordu. Parmağıyla gözüne fışkıran döllerimi temizliyor, aynı zamanda kocasıyla konuşuyordu. En sonunda kapattı telefonu.

“Manyak mısın oğlum sen, napıyorsun, ya anlasaydı gavat?”

“Ne anlayacak amına koduğumun gavatı, dünyanın yarağını yemişsin anlamamış, benimle sikiştiğini nasıl anlayacak?”

“Haklısın, seni çok seviyor, hayatta beklemez senden böyle birşey!”

“Salak valla, salak bu gavat, beklemesin daha iyi, bir gün de sizin yatağınızda sikeceğim seni, hem amından hem götünden, o gavatın yattığı tarafa yatacam, sen de benimle yatıp uyuyacaksın! Amına koduğumun gavatı! Eee, yemeyenin malını yerler, hele ki böyle bir malı bırakırsan, salkımıyla yutarlar!”

“Hahahaha, laflara bak yaa! Helali hoş olsun mallarım sana aslanım! Hadi ben temizlenip kalkayım, soluklandım, biraz kendime geldim. Şimdi eve gider, öldüm yorgunluktan der, döner kıçımı yatarım, mis gibi uyku çekerim!”

Temizlenip geldi, üzerini giydi. Telefon numarasını verdi. Odamdan çıktık. Koridorda, dış kapıyı açmadan dudaklarımdan öpüp, “Merak etme bu daha birşey değil, daha başlamadık bile, benimle beraber çok şey yaşayacaksın!” dedi.

O anda aklıma geldi. “Yemeği fırında unuttuk!” deyince kahkahalara boğulduk. Nurcan bir kez daha dudaklarımı öperek, “Tepsiyi sonra alırım. En yakın zamanda benden haber bekle!” deyip gitti…

Categories
Uncategorized

Kocamın Ortakları

Kocamın Ortakları
Merhaba, Adım Nazan.1.70 boyunda,57 kilo,kumral,buğday tenli,dolgun göğüslü,kalçaları arkaya doğru çıkık yani kısacası erkeklerin sikmek için can attıkları harika bir kadınım.Evliyim ve eşim Tamer harika bir erkek.Ben 27 o ise 29 yaşında.Evleneli tam 6 yıl oldu fakat hala bir çocuk yapmadık.Eşimle sevişmelerimiz genelde uzun ve güzel olur.Beni yatağa yatırır ve abartısız 1 saat boyunca amcığımın ve götümün her yerini yalar,emer,ısırır ve beni çıldırtır.

Buraya kadar herşey mükemmel ama iş sikme faslına gelince beni yeterince tatmin edemez.14 santimlik siki amımda kaybolur ve varlığını,girip çıktığını bile hissedemem.Alev alev yanan amımın içine girdiği anda hemen boşalır.O beni sikerken elimle kendimi tatmin eder ve zevk almış gibi hareketler sergilerim.Ama seks dışında mutlu bir evliliğimiz var ve onu çok seviyorum.Herşey Tamer in bir gece sevişirken benden fantezi anlatmamı istemesinden sonra başladı.

Ona nasıl bir fantezi anlatmamı istediğini sorduğumda bana “senin başka bir erkekle sikişiyormuş gibi anlatmanı istiyorum” dedi.Bunu duymak amımın ıslanmasına neden olmuştu.Ama yinede tereddütte kalmış, acaba ağzımımı arıyor diye kuşkuya kapılmıştım. Bende ona “o halde önce sen başla ben devam ettireyim” diye karşılık vermiştim.Kocam amımı yalıyor, göğüslerimi okşuyor ve bir yandan da bana “hadi karıcığım anlat bana. Kocaman yarağı olan biriyle sikiştiğini anlat” demeye başladı.

Amımı öyle büyük bir iştah ile yalıyordu ki daha fazla kendimi bastıramadım ve ona çok güzel bir sikiş fantazisi anlattım.O anda başka bir erkeği düşünerek onunla hayalimde bir güzel sikiştim.İlk defa kocamı hayalimde aldatıyordum ve inanılmaz zevk almıştım.Kimbilir bunun gerçeği nasıl olur diye düşünmeye başlamıştım.Artık her sevişmemizde ona fantaziler anlatıyor kendimi başka erkeklere siktiriyor,bazen iki yarak birden içime alıyor ve delicesine sevişiyordum.

Öyle şeyler anlatıyordumki, kocama daha fazla zevk vermeye çalışıyor,beni bir an önce başka erkeklere siktirmesi için ona zemin hazırlıyordum.Bir gece sevişirken bu amacıma ulaşmıştım.Ben fantezi anlatırken kendimden geçmiş “oooh sikin beni.yarak istiyorum….köküne kadar sokun bana…”diye inlemeye başlamış kocamda “sikiş karıcığım.Köküne kadar al içine.Bende sizi seyrederim”diye karşılık vermişti.

Artık iş fantaziden çıkmış karşılıklı konuşmaya dönüşmüştü. Ama bu fırsatı iyi kullanmak ve bir an önce başka bir erkekle sikişme fikrini gerçekleştirmek istiyordum.”Bizi seyretmek sana zevk verirmi kocacığım? Beni kıskanmazmısın?”diye ağzını aramak maksadıyla bir soru yönelttim.O da bana “kıskanırım karıcığım ama bu çok hoşuma gidiyor.Seni başka bir erkekle sikişirken izlemek kimbilir ne kadar güzel olur” diye cevap verdi.Bende ona “bu sana zevk veriyorsa senin için zevkle yaparım, hem kıskanacak ne varki ben yalnızca seni seviyorum hayatım” diye cevap vermiş bir yandanda amımı ağzına, yüzüne iyice bastırıyordum. ( sex )

Kocamın gözü önünde kendimi başka erkeklere siktirmek için can atıyordum. Biliyordum ki onu ikna ettikten sonra bu kapı açılacak ve bende başka erkeklerle, onların kocaman yarakları ile günümü gün edecektim. Hatta onun çok beğendiğim bazı arkadaşlarıyla bile sikişebilirdim.Aklıma birden bu jeton düştü.Amımı yalama faslından sonra sikme faslına geçmişti.Yine herzamanki sıradanlıkla beni sırt üstü yatırdı ve sikmeye başladı.

Bende dudaklarımı kulağına iyice yaklaştırıp “Sok Serkan, kocamın gözü önünde çatır çatır sik beni.” diye kocamın bir arkadaşının ismini söylemeye başladım. Kocamın hiç sesi çıkmıyor daha ateşli ve hızlı bir şekilde sikiyordu beni.Anladım ki o da çok zevk alıyordu.Artık durmamalıydım ve kocamın boşalmasına yakın “Kökle Serkan’ım… Amımın derinliklerine fışkırt döllerini.

Oooh erkeğim benim” dedim ve kocamda çok büyük bir arzu ile fışkırttı içime.Yanıma uzandı ve bana “Bu Serkan sakın bizim Serkan olmasın” dedi.Bende “evet kocacığım” diye cevap verdim.”Onunla sikişmek istermisin?” dediği anda kalbim duracak gibi oldu.Ama durmamalıydım ve tüm cesaretimi toplayarak “evet…Hemde çook” diye cevap verdim.”Yarın onu sana getireceğim.Yarın akşam çok seksi olmalısın.” dediği anda hem şaşırmış,hemde dünyalar benim olmuştu.

Ertesi günü iple çekiyordum.Kocam işe gittiği anda bende yataktan kalkmış,Güzelce yıkanmış,bacaklarıma ve amıma ağda yapmış, akşama doğru en seksi kıyafetimi ve siyah ipeksi iç çamaşırlarımı giymiş,yüzüme seksi bir makyaj yaparak ve kokular sürünerek beklemeye koyulmuştum.Çok geçmeden kapı çalındı ve heyecendan elim, ayağım titremeye başlamıştı.Kapıyı açtığım anda beni bir sürpriz bekliyordu. Kocamın yanında Serkan’la beraber başka bir erkek daha vardı.Anlaşılan kocam beni, aynı anda iki kişi ile sikişirken izlemek istiyordu.

Bilmiyor ki enayi kocam kendimi zevkle siktireceğim bu erkeklere. Serkan 1.85 boylarında 80 kilo,atletik yapılı esmer ve çok yakışıklı tam bir erkek. Yanındaki de ondan aşağı kalır gibi değil.Anlaşılan bu gece benim gecem olacak.Bu düşünceleri bir kenara bırakıp tatlı ve seksi bir gülücükle misafirlerimize ve sevgili kocama “Hoşgeldiniz” dedim ve hemen salona geçtik.Beni yeni misfirimizle tanıştırdılar.ismi Murat olan bu kişi de meğersem Serkan’ın ortağıymış.Ortaklıklar pekişecek ve bundan sonra kocama da ortak olacaklardı anlaşılan.

Tabii sermayede seve seve ben olacaktım.Karşılıklı hal ve hatır faslından sonra, Serkan’a özel yaptığım yemekleri hepimiz afiyetle yedik.Bu arada misafirlerimize seksi bakışlar fırlatıyor “acaba niye geldiklerini biliyorlarmı?” diye gözlerinden birşeyler okumaya çalışıyordum. Daha sonra ben mutfaktayken kocam yanıma geldi.Hemen ona büyük bir merakla “Onlara söyledin mi?”diye bir soru yönelttim.Kocam “hayır,cesaret edemedim. Sadece hadi bize gidelim,yemeği bizde yeriz.Nazan’ın aşçılığı mükemmeldir dedim onlar da geldi.”diye cevap verdi.

O iki erkeği içimde istiyordum ve sadece yemeklerini yedirip gönderecek değildim.Kocamın yapamadığı şeyi ben yapmalıydım ve elime fırsat geçmişken kendimi bu adamlara siktirmeliydim. “Merak etme ben hallederim, sen burada kal sonra gelirsin.Onlar beni çatır çatır sikerken sende izlersin tamammı kocacığım*”dedim ve salona geçtim.İki ortak yan yana oturuyordu. Yanlarına gidip ortalarına oturdum ve ikisinin sikine aynı anda ellerimi uzatarak “Bu geceyi biraz güzelleştirsek nasıl olur?*” dedim.

İkiside çok korktu ve heyecanla Serkan “Nazan! Tamer gelir şimdi ne yapıyorsun?” dedi. Bende “Korkma sevgilim. Zaten seni bu iş için çağırmıştık eve.Ama Murat’ında gelişi tam bir sürpriz oldu. Kocamın gözü önünde sikin hadi beni” diyerek siklerini pantolonlarının üzerinden okşuyordum. Bu onları fişeklemeye yetmişti.Serkan “Bu bizim için büyük bir sürpriz oldu öyle değilmi Murat?Seni bağırta bağırta sikeceğiz şimdi Nazan”dedi.

Sabırsızlıkla Serkan’ın fermuarını açtım.Sikini elime alınca inanılmaz bir duyguya kaptırdım kendimi.Kocamdan sonra ilk kez başka bir sike hemde gerçek bir yarağa okunuyordum.Serkan’ın hayallerimdekinden çok daha büyük bir yarrağı vardı. Onlara yapacaklarımı kocamada izletmek için “Kocacığım gelebilirsin,herşey yolunda” diyerek seslendim.Aslında bu beni daha çok ateşliyordu.Kocamın gözü önünde sikişecektim ve o da beni sikmelerini sadece seyrederek otuzbir çekecekti.

Amcığım bir anda sırılsıklam olmuştu.Kocam geldiği anda Serkan “Tamer niye bunu daha önce söylemedin bana, inan karını zevkle sikerdim” dedi. Kocam da “Yok be dostum.Öncesinde yoktu bu duygular,baktım evlilik ve seks hayatımız monotonlaştı bizde buna karar verdik” diye yanıtladı. Kocam tam karşımıza oturdu.Ben hemen Serkan’ın sikini dudaklarıma götürüp kafasını emmeye,yalamaya başladım.Kocamın sikini sadece bir iki defa ağzıma almış bir defasında ağzıma boşalınca çok tiksinmiş bir daha oral seks yapmamıştım.Ama bu yarak bambaşkaydı ve içindeki bütün dölleri yalayıp,yutmak istiyordum.Ağzıma alabildiğim yere kadar sokuyor fakat yalnızca yarısına kadar alabiliyordum.Bu arada Murat ta benim yeni ağda yaptığım,kılsız amımı öyle bir emiyordu ki hemen vücudum sarsılmaya başladı.

Dilini amımın içine kadar sokuyor, amıma paralel götdeliğime iniyor,sırılsıklam olan amımdaki bütün suları yutuyordu.Kocama sürekli olarak yalattığım amcığım,yalatmaktan hiç bu kadar zevk almamıştı.Tamer’e artık alışmış ve dokunmalarından etkilenmemeye başlamıştım.Ama bu iki erkek benim bütün duygularımı yeniden coşturuyorlardı.Bu esnada zavallı kocamda avucunun içinde kaybolan sikini okşuyor şu anda sizin bu yazıları okuyarak yaptığınız gibi 31 çekiyordu.

Serkan’ı koca sikine bir kene gibi yapışmış resmen sömürüyordum.Ağzımı bir amcık gibi kullanıyor ve Serkan a siktiriyordum.Dilimle taşaklarına kadar yalayarak iniyor ve onu ağzıma boşaltmak istiyordum.Aldığım zevk dediğim gibi harikaydı ve bu zevkin etkisiyle ilk defa bir erkeğin göt deliğini yalamaya başlamıştım.Serkan inim inim inliyor “Ooooh…Harika bir karın var Tamer.

Hiçbir kadın bana bu kadar güzel oral yapmamıştı.Çok şanslısın dostum.” Diyerek bana ve kocama iltifatlar ediyordu. O muhteşem siki tekrar ateş gibi yanan dudaklarıma götürdüm.Alabildiğim kadar ağzıma soktum ve dışarda kalan kısmınada elimle 31 çekmeye başladım.Serkan’ın daha fazla kendisini tutamayacağını anladım. Yanılmamıştım,biraz sonra ağzıma öyle bir patladıki bütün menilerini kocamın gözlerinin içine bakarak iştahla yalayıp,yuttum.

Bu durum karşısında kocamda kendisini tutamayıp boşaldı.Artık kızgın amım yarak istiyordu ve bu vazifeyi ilk önce Murat yerine getirecekti.Murat bacaklarımın arasında yerini almış, amımın zevkten şişmiş dudaklarına sikinin kafasını sürtüyordu.Çıldıracak kadar zevk alıyordum ve “hadi erkeğim sik artık beni.Daha fazla dayanamıyorum sok içime.Söndür ateşimi sevgilim,kocamın sikemediği amımı çatır çatır sikin…”diyordum.Murat bu lafımın üzerine amıma öyle bir giriş yaptıki amımın yırtıldığını sandım.

Daracacık amcığıma kocaman sikini köküne kadar sokup sokup çıkartıyordu.İlk defa bir sikin içime girdiğini hissediyordum. Bacaklarımı Muratın beline dolamış, bu anın hiç bitmesini istemiyordum. Soktukçe ses getiriyor bağırta bağırta düzüyordu beni.Bu arada ben Serkan’ı ikinci kez hazırlıyordum.Yarağını ağzıma almış emiyordum. Kocamın siki tekrar kalkmış Murat’ın beni nasıl siktiğini daha net görebilmek için Murat’ın arkasına geçmişti. ( sex )

Murat beni domaltmış arkadan amıma hızlı bir tempoyla girip çıkıyordu.Onun amıma her sokuşunda amcığım genleşiyor,iç güdülerim kabarıyor ve sanki yeni sikicime aşık oluyordum.Onu içime boşaltmak, ılık sıvılarını içimde hissetmek istiyordum. Serkan’da beni saçlarımdan kavramış ağzımdan sikmeye devam ediyordu.Murat çok geçmeden patladı ve bütün sıvılarımı amımın derinliklerine fışkırttı.

Bende Serkan’ın ilk ağzıma boşaldığı andan sonra ikinci orgazmımı yaşamıştım.Kocam bana iltifatlar etmeye başlamış “harika sikişiyorsun karıcığım.Dölle kaplı amın harika görünüyor” diyordu
sonra Serkan sırt üstü yere uzandı.Yarağı çelik gibi sertleşmiş, damarları şişmiş,sikinin başı mosmor kesilmiş, zonk zonk atıyordu..Onu elimle tutarak amımın deliğine yerleştirdim.

Serkanın siki Murat’ın sikine kıyasla daha kalın,biraz daha kısaydı.Fakat her iki yarağın yanında kocamın siki kürdan gibi kalırdı.Ancak aperatif atıştırmak isteyenler kocamın sikiyle idare edebilirdi.Yarağı köküne kadar içime alıyor,kıvrak hareketlerle kalkıyor, kocama da iyi bir göz ziyafeti veriyordum. Ellerimle göt yanaklarımı iki yana açıyor ve acımasızca kendimi kocamın gözü önünde siktiriyordum işte. ( sex )

Sen misin bana fantezi anlattıran,bak işte nasıl siktiriyorum kendimi dercesine alıyordum yarağı içime.Bir yandanda “sik sevgilim.Hep bu yarağın hayaliyle yaşadım.Doyur beni yarağa”diye çığlıklar atıyordum. Serkan da gökte arayıpta bulamadığı bu daracacık amcığı hızlı bir tempoyla sikiyordu.Daha sonra Murat ın siki yeniden faaliyete geçmiş bu sefer ağzıma onu yerleştirmiştim.Deliklerim boş durmuyor devridaim yaparak Serkan ve Murat tarafından dolduruluyordu. Sikilecek tek bir deliğim kalmıştı o da göt deliğim.

Murat ın sikini arka deliğime almak için hazırlamaya başlamıştım bile.Bir yandanda ellerimle göt yanaklarımı iki yana açarak kocamı “götümü yala Tamer! Götümü yalamanı istiyorum. ” diye sert bir ses tonuyla uyardım.O da benim götümü bu yarağı alabileceğim kıvamda hazır etmeliydi.Kocam bu emre severek itaat etti.
Murat arka deliğimde yerini aldı fakat tüm zorlamalarına rağmen alışık olmayan götüm acıyor ve içine bir türlü sikini alamıyordu. Tamer hazır kıta hemen kremi alıp geldi ve güzelce götümün kenarlarına sürmeye başladı.Bir kadını sikişmesi için başka bir erkeğe kocasının hazırlamasından daha güzel bir şey olabilirmi? Sonra Murat’ın sikini kendi elleriyle kremledi ve kenara çekildi.Murat bu denemesinde başarıya ulaşmıştı. ( sex )

Kafasını deliğime soktuğu anda yarak kolayca kayarak köküne kadar girmişti.Şimdi iki yarağı aynı anda içime alıyor ve uçuyordum adeta.Motor pistonu gibi biri giriyor biri çıkıyor ve bana asla unutamayacağım zevkler tattırıyorlardı.Serkan sözünü tutmuş ve söylediği gibi beni bağırta bağırta sikiyorlardı.Ben bas bas bağırıyor zevkten ağlayacak gibi inliyordum.Sonra ortaklar yer değiştirdi ve ben Serkan’ın üzerine ters oturdum.Şimdi Serkan götten Murat ise amımdan giriyordu. Bu pozisyonda kocamı daha rahat görüyordum.

Onun da aynı bizim gibi gelmek üzere olduğunu anladım.Beni sikerlerken sanki dolu bir tekeri pompayla şişirmeye çalışıyorlarmış gibi sesler geliyordu. Amımın ve götümün kenarlarından iki sevgilimin menilerinin sızdığını hissediyordum.Tempo daha da hızlandı ve müthiş bir orgazm yaşadım. İki sevgilim amımı ve götümü dölleriyle doldurmuştu.Onları içimde hissetmek bana harika zevk veriyordu.Bu zevki bence her kadın hayatta hiç olmazsa bir defa tatmalı.

İçimden çıktıkları anda deliklerimin hava almaya başladığını hissettim.Götüme kocaman bir delik açılmıştı.hemen kocamı yanıma çağırdım ve “hadi yala dölleri kocacığım” diye istekte bulundum. Yine tek bir damlasını ziyan etmeden amımda ve götümde ne varsa hepsini yalattım kocama. Vakit geç olmuştu ve artık gitme saati gelmişti.Sevgililerimi kapıda uğurladım ve ikisininde dudağına teşekkür ederek kocaman bir öpücük kondurdum. (sex )

ALINTIDIR!

Categories
Uncategorized

Plajda Karımı Grup Siktik – Alıntı

Plajda Karımı Grup Siktik – Alıntı

Şehrin dışında deniz kenarındaki yazlığımızın son yağmurda çatısının akması üzerine genç yaşına rağmen tamir konuIarında oIdukça başarıIı oIan Murat ustayı çatıyIa birIikte diğer tamir işIerini yapması için birkaç günIüğüne eve getirmiştim. Ağustos sıcağında genç adamın yaptığı ağır işin etkisiyIe üstü çıpIak, kasIı vücudu ter içindeydi. Karım serinIesin diye bir sürahi Iimonatayı ikram ederken, deIikanIı bikinisinin üstüne şeffaf bir paIero giymiş oIan genç kadına utangaç bir tavırIa teşekkür ederek yaptığı işe bir müddet ara verdi. İşe başIadığının ikinci günüydü ve iki gün daha devam edecek gibi görünüyordu. Ara vermesini fırsat biIerek Murata denize girmeyi tekIif ettim. Sıcaktan iyice bunaImış oIan deIikanIı tekIifimi memnuniyetIe kabuI edince kIasik mayo giymeyi tercih etmediğimden doIayı pek giymediğim yedek mayomu ona verdim. Karım denize gireceğimizi öğrenince hevesIe bize katıImaya karar verirken içerde mayosunu giyen Murat dışarı çıktı. oğIanın önündeki dikkatimi çeken şişkinIik sanırım karım tarafıından da farkediImişti ki yüzüme anIamIı br bakışIa bakarak hafifçe tebessüm etti. PIaja doğru önümüzden yürüyen genç erkeğin kaIçaIarının uzun kasIı bacakIarıyIa mükemmeI uyumunun özeIIikIe güzeI erkek kaIçaIarına hasta oIan karım tarafından kaçamak bakışIarIa izIendiğine emindim

CoşkuyIa koşarak kendini daIgaIı denize bırakırken karım sevinç çığIıkIarı atıyordu. MuratIa ben de onun bu coşkusunu yanIız bırakmamak için ardından daIgaIara atIadık. Karıma arkadan sarıIıp suya birIikte düşerken beyaz bikinisinin üzerinden diri memeIerini kavradım. CiIveyIe kıkırdayan SeIin karşıIık oIarak eIini önüme atınca suyun aItına doğru dönüp bir müddet nefesimi tutarken kendimi aIttan karımın muntazam kaIçaIarına bastırdım. Suyun derinIiği bir metreden daha azdı ve sanırım Murat sırtüstü suyun dışında kaIan karımın memeIerinin tarafımdan avuçIandığını görüyordu. Bu düşünceyIe hemen eIIerimi çekerek doğruIdum. Bir müddet hep birIikte şakaIaştıktan sonra kendisini eI üstünden kaydırmamızı isteyen karımı aramıza aIıp eIIerinden tutarak koIIarımızın üzerinden kaydırmaya başIadık. ÇocukIar gibi eğIenen karımın beIine arkadan sarıIıp biraz nefes aImak için durmayı önerdim. Murat yüzünde kocaman bir güIüşIe ortamımızdan duyduğu memnuniyeti beIIi ediyordu. Oyuna daIıp suyun biraz derinIeşen böIümüne gitmişiz. Murat da benim gibi uzun boyIu bir erkekti. DoIayısıyIa bizim göğsümüz hizasında oIan derinIik karımın boynuna doğru geImişti. Suyun içinde karım kaIçaIarını önüme bastırmaya devam ederken yavaş yavaş geriye doğru yürüyüp suyun beI aItına geIdiği yerde durduk. KeyifIe daIgaIarın bedenIerimizi dövmesine tesIim ederken Muratın karımın üzerindeki kaçamak bakışIarı dikkatimi çekti. SeIini kendime doğru çevirip şöyIe bir bakınca oğIanın neden böyIe davrandığını anIadım. Karımın yeni satın aIıp o gün iIk defa giydiği bikinisi ısIanınca bir hayIi şeffaf duruma geImiş, meme uçIarı neredeyse üstünde birşey yokmuşçasına beIIi oIuyor, bu manzara da Murat gibi bekar ve genç bir erkek için oIdukça baştan çıkartıcı görünüyordu. SeIini kucağıma aIarak daha fazIa şov yapmasını önIemeye çaIıştım. KumsaIa doğru yürürken karım kucağımdan inmek için şımarıkça çırpınıyordu. KoIIarımdan kurtuIup denize doğru atılınca yakaIamak için ben de hamIe yaptım ve aynı anda ikimiz de gördüğümüz şey karşısında afaIIayıp kaIdık. Bizi takip eden Muratın ereksiyon haIindeki kamışı mayosunun kenarından dışarı fırIamış, tıpkı karımın memeIeri gibi ama tamamen çıpIak oIarak gözIer önüne seriImişti. AsIında ikimizin de çok şaşırmasına neden oIan şey sanırım erekte oImuş bir erkekIik organı görmüş oImak değiI organın dikkat çekici iriIiğiydi. Hemen bir tahmin yapıp bir hayIi kaIın oIan uzvun boyunun yakIaşık yirmi santim civarında oIduğunu hesapIadım. Karım bir an durup önündeki görüntüyü inceIedikten sonra koşarak suya girerken Murat da onu takip etti. Bereket hafta arası oIduğu için etrafta hiç kimse yoktu ve her ikisinin yarı çıpIak haIini gören oImamıştı. Karnımın şiddetIe acıkmış oImasından doIayı isteksizce arkaIarından suya girerken SeIinin Murata su sıçratarak şakaIaşmasını izIemeye başIadım. Yüzüne yediği suIara rağmen güçIükIe karıma yakIaşan Murat en başından beri birbirimize eI şakaIarı yapmamızdan geIen rahatIıkIa karımı tuttuğu gibi arkasından kıskıvrak yakaIadı. O anda akIıma geIen iIk şey müthiş ereksiyonunun devam edip etmiyor oIduğuydu ancak beIinin biraz üstü hizasındaki su seviyesi bunu anIayabiImemi oIanaksız kıImaktaydı. Kendisine arkadan sarıIan erkeğin önünde bir an kıpırdamadan duran karım daha sonra kurtuImaya çaIışır gibi öne arkaya doğru eğiIip büküImeye başIadı ama pozisyonu değişmedi. Eminim Muratın koca erkekIiği karımın yuvarIak kaIçaIarına yapışmıştı ya da öyIe oIduğunu hayaI ediyordum zira genç erkeğin karıma duymuş oIabiIeceği seksüeI iIgi bana erotik bir heyecan veriyordu. Açıkçası gerçek bir iIişki oImadığı sürece karımın başka bir erkekIe bu çeşit erotik oyunIarına göz yumabiIirdim o sebepIe benim varIığımIa pek iIgiIenmeyen çifte zararsız fIörtIeri için bir kaç dakika daha vermeye karar verdim. Karımın arkasında dikkati çekecek kadar fazIa duran Murat beni hatırIamış oIacak ki arkaIarına dönüp endişeIi bir yüzIe on onbeş metre öteIerinde durduğum yere doğru kontroI edermiş gibi baktı ve kendiIerini izIediğimi görünce de karımı hemen serbest bıraktı. Karım yüzünde epey eğIendiğini kanıtIayan güIücüğüyIe Murattan biraz uzakIaşırken gördüğüm manzarayIa nutkum tutuIdu. Aynı anda geri çekiIen daIgaIar suyu iyice aIçaItmış, Muratın mayosunun üstünden çıkıp heybetIe dikiImiş oIan kamışı ayan beyan ortaIıkta kaImıştı. Bunu farkeden karım hemen erkeğin önüne geçti. DurumIarının açığa çıktığının farketmeyen Murat benim kendiIeriyIe iIgiIenmiyormuş havasında suyIa oynadığımı görünce SeIini beIinden kavrayarak kendine çekti. Şimdi yüzyüze dururken ereksiyon haIindeki kamışı karımın karnına dayanmış oImaIıydı. OrtaIık yerde oğIanın daha fazIa iIeri gidemeyeceğini düşünürken ikisine doğru sesIenip pizza ısmarIamayı düşündüğümü acıkan oIup oImadığını sordum. Karım ´´ AçIıktan öIüyoruz hemen ısmarIa Daha duruyormusun!?“ diye şakadan fıçaIarken arkamı dönüp eve yoIIandım. Evin bahçesine girerken geriye dönüp baktığımda BacakIarını erkeğin beIine saran karımı suyun içinde gezdiren Murata fazIa iIeri gitmemesini uyarırcasına şöyIe bir baktım ama sanırım o beni göremeyecek kadar karımı eğIendirmekIe meşguIdü. PizzaIarı ısmarIadıktan sonra kendime bir bira açarak baIkona kuruIurken buIunduğum yerden bizimkiIeri görebiIiyordum. SeIinin bana kadar uIaşan neşeIi çığIıkIarı herşeyin yoIunda oIduğunu gösteriyordu. PizzaIar geldiğinde çağırmak için iki havluyla birlikte sahile inip çağırmak için sesleneceğim anda genç erkek karımı arkadan kavrayıp havaya kaldırmış suya atmak üzereydi. Ben seslenince karım ellerinin üstünde bir müddet öyle kaldılar. Bu kuvvet gösterisinden etkilenmiş görünen Selin kumsaIa doğru yürürken delikanlının pazularını sıkıp çocuğu şımartan sözler söylüyordu.Bu defa kimse birbirine çıplaklığıyla şov yapamasın diye yanımda getirdiğim havluları verirken karım anlamlı bir şekilde yüzüme baktı. Gece olup Murat saIonda Selinin hazırlamış olduğu yer yatağına yatarken genç erkeğin gündüz görmüş olduğu manzaralara atfen kendini tatmin edeceğine şüphe duymuyordum. Doğrusu ben de gündüz yaşadığımız erotizmden birhayli etkilenmiş, karımla düzüşmek için geceyi zor beklemiştim. Porno film seyretme önerime her zamankinin aksine Selin bu defa olumlu yanıt verdi. Sanırım o da gündüz gördüğü şeyden etkilenmişti ki özellikle filmdeki iri organlı erkeklerin olduğu bölümleri hiç ileri sarmadan seyretti. En sonunda önümde domaltarak içine girip pompaIamaya başIadığımda, kamışını ufak tefek beyaz tenIi bir kızın yarığına sokup çıkartan zencinin iri organının hareketlerine odakIanmış durumdayen coşkuyIa orgazm oIdu.Ertesi gün uyandığımızda güçlü bir kahvaltıyla kendimize geldikten sonra Murat çatıya çıkıp işine devam ederken ben şehirdeki işlerimi halletmek üzere evden ayrıldım.Eve döndüğümde saat beşe geliyordu. İçeri girip kimseyi göremeyince plaja indiklerini anlayıp denize doğru yürüdüm ancak bizimkiler görünürde yoklardı. Kayalıklara doğru yürüyüp aranırken iki kayalığın arasında kalan küçük bir koyda ikisini yanyana uzanmış güneşlenirken buldum. Bu ilginç mahremiyetin sebebini doğrusu çok merak etmiştim ve kendimi belli etmeden onları izlemeye başladım. KumsaIın kuytu yerIerinde her zaman yaptığı gibi üstsüz güneşIenen karım yanıbaşında yarım doğrulup kuIağına bieşeyIer söyIeyen Muratı yüzünde tebessümIe dinIiyordu. Sanırım endişe edecek bir durum söz konusu değildi. Ortada Kabul edebileceğim ölçüde bir flört olayı vardı. Sevgili karımın yanında yatan erkek güzeIine karşı bir öIçüde beğenisi söz konusu oIsa biIe fazla ileri gidip beni küçük düşürmeyeceğinden emindim. Bu düşünceyle sanki onları arıyormuşum gibi isimlerini seslenmeye başladım. Hemen ardından karım bana seslenerek nerede olduklarını belli etti. Meğer midye toplamak için kayalıklara gidip biraz da güneşlenmek istemişler. Kötü birşey yapmamaIarına rağmen karısıyIa başbaşayken kocasına yakaIanmış oImanın tedirginIiğiyIe sıkıntıIı görünen çocuğun paniğinin farkında değilmiş havasında denize girmeyi önerdim. Ancak yanımda şortum yoktu ve gidip almak da zor geliyordu. Selinle Miami seyehatlerimizde mutlaka çıplaklar kampına gidip denize orda girerdik. Aslında nudist değildik yanlızca ikimizde teşhirciliği seviyorduk. Karıma altımda don da olmadığını söylerken ne demek istediğimi anlamıştı.Ben tamamıyle soyunup denize koşarken karım Murata dönerek isterse onun da şortunu çıkartabileceğini söyledikten sonra suya atladı. Bir müddet utangaç bir tavırla bizi izleyen Murat cesaretini toplamış olmalı ki az sonra şortunu çıkarıp yanımıza geIdi. Durumumuzun erotik havası tam da istediğim bir şeydi ve daha şimdiden gece karımı düzmenin hayallerini kurmaya başlamıştım. Bize doğru yürüyen genç erkeğin önünde sallanan yarı kalkık olduğu halde devasa görünen organından karım gözünü alamadığını farkedince arzuyla dikilmiş olan organımı suyun içinde önümde ayakta duran karımınBacaklarının arasına soktum. Karım bacaklarıyla kamışımı sıkıştırırken yavaş adımlarla bize doğru gelen Muratın gözleri karımın çıplak ve dipdiri memelerine odaklanmış, erkekliği serleşip dikilmeye başlamıştı.Hava kararmaya başladığı için kendimizi etraftan görüIme adına fazla sakınmıyorduk. Yanımıza kadar gelip ne yapacağını bilmez halde bizi izleyen Murata Selini boğmayı teklif ettim. Hevesle kızın üstüne atlayan oğlan karımın bacaklarından tutup havaya kaldırdığında bende koltuk altlarından yakaladım. Selin neşeyle çığlık atıp debelenirken oğlan sıkıca yakalamak için hamle yaptı. Selin bir anda erkeğin beline sardığı bacaklarını sımsıkı kenetlerken dev erkeklik organı karımın yarığıyla genç erkeğin karnı arasına sıkıştı. Ben Selinin koltuk altlarından tutmaya devam ederken çırpınıyor kalçalarını kaldırıp sertçe erkeğe geri çarptırarak kurtulmaya çalışıyordu. Belki bir iki dakika bu durumda uğraşıp sonuç alamayınca beline sarılıp tekrar önüme aldığım karımı bırakmamak için hamle yapan Murat karımın başını tutup aşağı doğru çekince kız önümde eğilmek zorunda kaldı. O anda kıyıya yakIaştığımızdan dizlerimize kadar gelen suyun çıplaklıklarımızı örtme olasılığı kalmamıştı. Alaca karanlıkta karımın güzel ağzının başka bir erkeğin iri organına doğru yaklaştığını görünce ortamın erotik geriliminden sertleşip yay gibi kalkan kamışımın arzusuna karşı gelemeyerek deliğinin girişine dayanmış olan başını ileri ittim. Sert bir hareketle içine girerken Selinin ağzından derin bir ohh sesi çıktı. Beline sarılıp içinde gidip gelmeye başladığımda bundan sonra olacaklar doğrusu hiç umurumda değildi. Zevk içinde karımın dar deliğine sokup çıkartırken arkasından bastırmamla öne doğru gidip gelen karımın dudakIarı oğlanın dikiImiş kamışına çarpmaya başladı. Aşağı doğru biraz dikkatli bakınca karımın önündeki devasa organı ağzına soktuğunu farkettim . Bütün bunları öyle hızlı gerçekleşiyor ve karım öylesine kıvrılıp bükülüyordu ki benim ne yaptığımın farkında olmayan Murat karımı kendine doğru çekmek istedi. Ben karımın beline sıkı sıkı yapışıp bulunduğum pozisyonu bozmak istemeyince karımın önünden bacak arasına doğru iyice yaklaştı. Selin bacaklarını tekrar oğlanın kaIçaIarına doIarken ben pozisyonumu kaybettim ve kamışım yerIeştiği deIikten çıktı. EIimIe hemen düzeItip arka deIiğine pozisyon aIdıktan sonra rahatIıkIa içine kaydım. Önündeki oğlanın boynuna sarılan karım bir elini ikisinin bedenlerinin arasından kaydırarak bacak arasına uzanıp biraz uğraştıktan sonra sonra derin bir oh çektiğinde kadınımın aşk deIiğinin Muratın dev erkekliğiyle dolduruIduğunu anladım. Selin başını Muratın omuzuna dayarken inliyor sevişme esnasında adeti olduğu üzere açık saçık sözler söyIeyip kendisini sertçe düzmemizi istiyordu. Üçümüz de boşalana kadar iki erkek on beş dakika SeIini iki deIiğinden durmaksızın pompaIadık. Orgazm fırtınaIarımız dindikten sonra bir müddet o pozisyonda kalıp organIarımızı aramızda sandviç oIan karımın içinden çıkarmadan oynaşmaya devam ettik. Murat karımın dudakIarını iştahIa öperken ben de arkadan sarıImış diri memeIerini sıkıyordum. Bir müddet sonra onIarı başbaşa bırakıp dinIenmek üzere kumlara uzandım. Ben kendiIerini izIerken Murat karımı ıslak kumların üzerinde domaltmış, çığIıkIarına aIdırış etmeksizin iri erkekIik organını kadınımın daracık arka deIiğine saplıyordu. Karım kendisini hırsIa düzen erkeğe dönüp dünkü gibi yapaIım dediğinde o an ne demek istediğini anIayamadım ama Murat karımı güçIü koIIarıyIa kucağına aIıp ayakta düzmeye başIayınca dün pizza ısmarIamak için yanIarında ayrıIırken akIımda kaIan benzer pozisyonIarını hatırIayarak hızIı deIikanIının ben farkında biIe oImadan karımı gözIerimin önünde becerdiğini anIadım.

Categories
Uncategorized

Özgürlüğün Şafağında 5

Özgürlüğün Şafağında 5

Zaman bazen bizim en büyük dostumuz bazen de en büyük düşmanımız olmuştur. Pazar günü o notu görüp telefonla konuştuktan sonra benim için akşamı etmek hiç de kolay olmamıştı… Çünkü Pazar günü için kim bilir neler yaparız diye planlıyordum aklımda. Karnım zil çalıyordu ve bir şeyler yemek için dışarı çıkmıştım ancak bu defa Deniz kimliğimle dışarı çıkmak istedim. Amacım bir markete gidip ekmek ve kahvaltılık bir şeyler almaktı ve üzerime bir gün önce giydiğim kombinle dışarı çıktım… Eve gelmek için ilerlediğimde kapının önünde Tarık vardı ve apartman girişinde zili çalıyordu. Onu fark etmiş olmam iyi olmuştu doğrusu yoksa kimliğim açığa çıkabilirdi. İyi ama ne işi vardı orada yani ben böyle zırt pırt eve birilerinin gelip gitmesinden hep tedirgin olan ve bu fırsatı vermeyen biriydim ama geçen gün cafede konuşmalarımızdan yüz bulmuş olacak kapıya dayanmıştı. Üstelik beni görürse muhtemelen askıntı olacaktı. Aradaki boş sokağa girdim ve bir süre gizliden gizliye onu gözetlemeye başladım… Çok geçmeden beni aradı ve bende telefonu açıp açmama arasında kararsızdım. Çünkü ne diyeceğimi bilmiyordum. Ayrıca hadi bir bahane uydurdum diyelim kapının önündeyim bekliyorum kanka dese ne diyebilirdim ki? O sırada apartmandan çıkmak üzere olan Nazan hanım belirdi aralarında bir konuşma geçti ama ne konuştuklarını çok net duyamıyordum. Sadece Kerem evde yok akrabalarındaydı en son ama kız arkadaşı Deniz var dedi. Oda sabah çıktı sanırım kapı sesi duydum dedi. Ne kadar da ilgili ve meraklı bir komsuydu şu Nazan hanım… Tarık benim adımı cafede Suzanla konuşurken duymuş olabilirdi ama yine de benim olacağımı tahmin edemezdi sanırım… Neyse ki Nazan hanım Denizin tipini tarif etmemişti Tarıka. Tarık daha sonra kapıdan ayrıldı ve uzaklaştıktan sonra koşar adım eve gittim kalbim deli gibi atıyordu heyecandan ama bu davetsiz gidip gelmeler benim canımı sıkmaya başlamıştı. Daha sonrada birkaç defa telefon etmiş ancak yanıt vermemiştim. Belli ki Tarıkla Kerem Deniz yüzünden araya bir mesafe koysa iyi olacaktı.

Perşembe gününe kadar okul ev çalıştığım ayakkabı mağazası mesaileri arasında geçip gidiyordu. Perşembe günü derse gittiğimde Tarıkla karşılaştım selamlaştık. Biraderim hayırdır ya arıyorum açmıyorsun telefonu dedi. Müsait değildim dedim… Aldım haberini dedi kız arkadaş yapmışsın komşunuz söyledi dedi. Bize mi uğradın dedim. Evet ya dedi o kızla karşılaştık dertleşmek istedim dedi. Tarık dedim ben devamlı evde olan biri değilim ayrıca kız erkek fark etmiyor çat kapı gelenlerden haz etmediğimi biliyorsun dedim. Bir daha gelecek olursan gelmeden önce ara müsaitsem buyur ederim dedim. Ya kanka bu ne böyle yabancı gibi dedi sen benim arkadaşım dostun değil misin tarzı muhabbetlere girdi. Tarık dedim ben biraz kıl bir tipim ve karakterim bu dedim kız arkadaşım dahil kim gelirse gelsin herkese kapım açık ama çat kapı yada emir vaki durumlarını sevmiyorum dedim. Bu arada yengemizle de tanışalım müsait bir zamanda dedi. Tanışırsınız denk gelir bir yerde dedim. Çok bozulmuştu ama belli etmemişti…

Hafta sonuna artık sadece bir gün kalmıştı. Yatcam kalkcam hoop Suzancım gelecekti Cuma günü ve kim bilir neler olacaktı. Aslında ne olacağını Pazar sabahı kokusunun sindiği yastıkta iliştirdiği notta yazıyordu gerçi ama nasıl olacaktı onun olmayı becerebilecekmiydim bilmiyordum hatta hafta içi konuşmalarımızda da kendimi ona bırakmamı istiyordu ve hiçbir şey yapmamam gerektiğini en ince ayrıntısına kadar beni hazırlayacağını söylüyordu ama ben içten içe korkuyordum…

Perşembe gecesi heyecandan gözüme uyku girmemişti… Sabaha kadar neler olacağını düşünüyor kendimce birtakım hayallere giriyordum. Biraz tedirginlik, heyecan, mutluluk ve garip bir şekilde hüzün vardı üzerimde. Daha sonra aklıma bayanların ismine gerdek denilen o ilk gece öncesindeki gece yaşadığı hisler geldi. Erkeğin neticede ne yapması gerektiği bellidir ancak bekaretini daha öncesinde kaybetmemiş olan bir kız için bu kim bilir ne kadar heyecan verici olacaktı. Acaba bakire kızlarda benim gibi düşünüyor olabilirmiydi. Neticede benimde içimde iflah olmaz ve kendimi bildim bileli içimde büyüttüğüm fetiş dürtüleri ve sonrasında gelişen cdlik eğilimleri bu konular üzerine hissettiklerimi yaşama isteği ve başımdan geçenler derken kendimi bir kız gibi hissediyordum… Evet Suzanla bir hafta öncesinde deli dizgin bir ilişkimiz olmuştu belki de erkeğim diyen birçok erkeğin yaşamadığı bir deneyimi üstelik Deniz ve Kerem ruhlarımın gelgitleri arasında yaşamıştım ama bu defa tamamen Deniz olacaktım. Tamamen dişi olacaktım ve bu da beni çok heyecanlandırıyordu. Gözlerimi kapattığımda istemsiz bir şekilde hayalimde canlananlar erekte olmadan çamaşırımın ıslanmasına neden oluyordu. Göğüs uçlarımı sıktığımda garip bir şekilde sertleşiyordu sanki tıpkı uyarılan bir bayanın göğüs uçlarının belirginleşmesi gibi. Ayrıca kalp atışlarımı kulaklarımda duyuyordum. Tüm bunlar içimdeki yangını daha da artırıyordu…

Sabaha karşı uyumuş olmalıyım ancak saat 10 gibi gelen telefon mesajıyla uyandım… Mesaj açık ve netti… Aşkım geçen hafta kadının olmuştum bu hafta kadınım olmaya bir bütün olarak biz olmaya hazırmısın diye yazıyordu mesajda… Güne böylesine motive edici bir mesajla başlamak uyku sersemi olmama rağmen beni okadar mutlu etmişti ki hani sırf bu mutluluk için sayfalarca metin yazılabilirdi… Derhal üzerimdeki mahmurluğu atarak mesaja karşılık verdim… Ben zaten seninim aşkım içimde seni hissetmek senin olmak senin kokunu tenimde hissetmek benim gibi bir kadın için zevklerin en incesi olacak… Sanki Suzan telefonun başında bekliyormuşçasına bana yeni bir mesaj göndermişti… İşte benim kadınım bu gece sana layık bir koca olacağım tabi sende bana layık bir zevce olacaksın bu gece bizim gerdeğimiz olacak dedi ve sakın endişe etme seni bir gelin gibi süsleyeceğim diyerek mesajı sonlandırdı…

Hemen yataktan fırladım önce odamı şöyle bir toparladım. Mutfağa koştum her şeyin birinci sınıf olmasını istiyordum… Son bir eksik var mı diye etrafı kolaçan ettim… Daha öncesinden hazırladığım içki aperatif ve atıştırmalıklara baktım… Her şey eksiksiz görünüyordu. Derhal vücudumdaki tüm fazlalıklardan kurtulmam gerekiyordu. Zaten düzenli olarak vücut temizliğime önem versem de önümüzdeki iki gece benim için çok özeldi ve eşim için özel bir hazırlık yapmalıydım… Malum benim gibi normalde kılları bir hayli fazla olan cdlerin en büyük sorunlarından biri kılsız bir vücudu yumuşacık ve pürüssüz olak muhafaza etmek ve özellikle anal ilişki öncesi anüsün temizliğidir. Tabi bu iki konu hijyen ve estetik konusunda listenin en başında gelir ve bu liste uzayıp gider… Uzun suredir epilasyon kullanıp neredeyse vücudumun tamamına yakında tüyünden kurtulmuş olsam da yine de kalan bölgeleri iyice temizledim… kremdi anal temizlikti genel olarak evin temizliğiydi derken akşam olmuştu bile.üzerime kırmızı bir elbise geçirdikten ve dişi kimliğime bürünüp mumlara varana kadar her şeyi hazırladıktan kısa bir süre sonra kapı çaldı ve elinde çiçeklerle sevgilim aşkım Suzanım eve gelmişti…

Suzan her zamanki gibi şıktı. İşi gereği genelde etekli topuklu ayakkabılı kombini oluyordu kendisine gelmek için bir duş yapmak istediğini söyledi bende o sırada hoşuna gideceğini umduğum ve internetten aldığım birkaç tarifle fena sayılmayacak bir yemek ve sofra hazırlamıştım… Sofraya ve bana baktıktan sonra bakıyorum da tam bir kadın olmuşsun dedi ve anlıma küçücük bir öpücük kondurdu… Zaten evdeki her şeyin yerini biliyordu ve duşa girip çıktı… Üzerinde beyaz bir bornozu vardı saclarını yıkamamıştı bornozun kemeri takılmış pürüssüz vücudu ortaya çıkmıştı… Okadar seksi görünüyordu ki anlatamam doğrusu… Yemek öncesi vücuduna nemlendirici sürerek kısa süreli bir ön sevişme bile yapmıştık hatta öyle ki boşalmamı sağlamış ve spermlerimi ayrı bir yere alarak bunlara daha sonra ihtiyacımız olabilir diyerek bir kenara ayırmıştı… Bu sırada aslında sadece onunla ilgilenmemiştim o da benimle ilgilenmiş ve anüsümün alışması için yapılması gereken herşeyi büyük bir titizlikle yapmış ve bir anal plug bile koymuştu. Tabi bu sırada benimde tüm vücudumu kremleyerek güzel bir masajla iyice rahatlatmıştı… Yemek faslı birbirine tutkun iki aşık gibiydi ilk defa yemek yapmama rağmen acemi şansımıdır yoksa doğal bir yetenekmidir bilinmez ama son derece lezzetli olmuştu. Yemek faslı ardından sofra bulaşık derken ev derli topluydu. Evet sevgilim şimdi sıra seni süslemeye geldi dedi…

İki haftadır tırnaklarımı kesmemiştim ve tırnaklarımı bir bayan zarafetine getirip tek tek büyük bir zevkle kırmızı tonlarında bir oje sürmüştü üstelik sadece ellerime değil ayaklarıma da… Ayaklarımla ilgilenirken çok gıdıklanmıştım ama genel olarak oje faslında bile yavaş yavaş öpüşüyorduk… Her şey o kadar romantik o kadar duygusal o kadar hissederek yaşanıyordu ki sanki kendimi tam manasıyla bir kadın olarak hissediyordum…

Oje faslı makyaj faslı kıyafet faslı ardından bütün olarak tam bir dişi olmuştum… Beyazlar içinde ve duvaklı bir kombin tabi içimde o kombine uygun harikulade bir iç çamaşırı seti ki bu set içinde yapay göğüsler, jartiyerli çoraplarım beyaz tonlarda çivi topuk ayakkabılarım ve kıpkırmızı ojelerim vardı… Yüzüm de gerektiği şekilde makyajlıydı. Hatta öyle ki takma kirpik göz makyajı bile vardı. Tüm bu süslenme faslı ardından şöyle bir baktı ve insan senin bekaretini almaya kıyamaz diyerek gülümsedi. Çok utanmıştım gülümsedim. Suzanda gülümseyerek bundan sonra kaçabileceğin yer yok artık kadınım olma sıran geldi dedi…

Suzanın üzerinde sadece bornozu vardı ancak o benimde fetiş zevklerimi bildiği için ve elimin alışması için koyu tonlarda bir makyaj yaptırmıştı kendisine ve masmavi gözleri o koyu tonlarda makyajda harikulade olmuştu. Ayrıca üzerine giydiği siyah ve kımızı çizgili büstiyer ve çamaşırı jartiyer çorapları ve koyu tonlardaki çivi topuklu ayakkabıları ve beline taktığı straponuyla adeta femdom cliplerindeki mistressler gibi olmuştu.

İkimizde ayaktaydık sol elimden tuttu ve etrafımda söyle bir döndürdü. Daha sonrasında kendisine doğru çekti beni ve öncesinde duvağımı yukarı doğru kaldırdıktan sonra büyük bir arzuyla nacak aşırıya kaçmadan küçük öpücüklerle dudaklarımı öpmeye başladı. Ellerimiz adeta birbirine kenetli ve aşağıda duruyordu ancak dudaklarımız adeta birbiri ile bütünleşmiş ve her geçen öpücük bir öncekinden ateşli ve heyecanı körükler durumdaydı. Öpücüklerimiz daha da uzamaya başlamıştı ve git gide vücutlarımız birbirine yaklaşıyordu. Yukarıda göğüslerimiz aşağıda strapon kimi zaman kıyafetimin içinde kelepçeli olan penisime kimi zamansa bacaklarıma değiyordu. Bu şekilde biraz daha öpüştükten sonra birkaç adım geriye doğru gittiğimi fark etmiş olsa gerek nereye kaçıyorsun karıcığım bu aşamadan sonra benimsin o yüzden rahatla diyerek gülümsedi… Bende senden kaçmak değil sadece ne yapacağımı bilmiyorum dedim. O da rahatlamamı ve akışına bırakmamı söyledi bu defa ellerimi bırakmış kıyafetimin üzerinden kalçalarımı kavrayarak kendine doğru çekmiş ve dudaklarımız yeniden bütünleşmişti. Öpüşmenin şehvetiyle olsa gerek kalçalarımı sıkıyor ve ara arada tokatlıyordu tabi kimi zamanda eteğimin altına doğru elleri kayıyordu… Daha sonrasında benim üzerime doğru adım atmaya başladı ve yatağa doğru uzandık bu defada baldır ve bacaklarımı okşamaya baslarken boynumu dekolte bölgemi öpüyor kokluyor ve ask cümleleri söylüyordu… bir sure daha böyle geçtikten sonra sırt ustu yatarken bel kısmıma bir yastık koydu ve bacaklarımı ikiye doğru ayırdı.. Bu sırada penisim sertleşmeye çalışıyor ancak penis kafesinin etkisiyle sertleşemiyor ve süzülen zevk sularım adeta bir vajinanın ıslaklığı gibi çamaşırımı ıslatıyordu… Suzan sanki iç çamaşırı altındaki bir vajinaymışçasına çamaşır üzerinden kokluyor öpücükler konduruyordu ve daha sonra sadece testislerime ulaşacak şekilde çamaşırımı sıyırdıktan sonra bir süre testislerimi emmeye ve yalamaya başladı… Aynı zamanda da sol parmağını dudaklarıma dayamış ve onun sağ ellerinin anüsüme takılı olan plugla oynadığı senkronu tutturarak emiyordum… Ara ara göz göze geliyorduk ve konuşmamıza gerek kalmadan birbirimizin gözleri içindeki zevki hissedebiliyorduk… Anal plugı yavaş yavaş çıkarıyor ve yeniden içeri doğru itiyordu kasılmalarımdan canımın yandığını hissediyordu ve tam manasıyla bundan zevk alana kadar bir yandan testislerimle dili ilgilenirken sağ eliyle anüsümle ilgileniyordu… Daha fazla dayanamayarak çamaşır içinde olan penisimden spemlerin gelebileceğini söylediğimde çamaşırı sıyırarak tam kelepçenin olduğu yere ağzını uzattı ve boşalmam sona erene kadar akan tüm spermlerini ağzına aldı… Daha sonra anüsümde olan anal plugı çıkardı ve benim biraz daha ayakalrımı yukarı doğru cekerek bir yastık daha koydu bu sadeye yaklaşık yetmiş derecelik acıyla iki yana ayrılmış ve karnıma kadar kıvırılmış bacaklarım arasında anüsüme doğru ağzındaki spermi yavaş yavaş boşaltmaya ve diliyle etrafını ve içini yalamaya başlamıştı… Suzan gerçekten de beni bir bayan yapmıştı resmen o kadar çok zevk alıyordum ki artık onun olmak istiyordum… Ayrıca kendi spermlerim anüsümün derinliklerinde ilerliyordu ancak onun ağzından döküldüğü için sanki artık onun olmuştu bu spermler.. Daha sonra öpüşmeye başladık yeniden ve bu sayede kendi spemrmiminde tadına bakma fırsatım oldu… Şimdi benim olmaya hazır mısın dedi… Zaten seninim dedim artık bana sahip ol tamamen senin olmak istiyorum dedim… Akşam başında ayrı bir yere aldığı spermlerimi doğal bir kayganlaştırıcı olarak kullanacaktı ve straponuna güzelce sürdükten sonra yavaş yavaş içime girmeye başladı… Aslında ortalamanın üstünde bir büyüklüğü vardı hatta alamam diye düşünürken ortalama beş dakikalık bir zorluk ardından büyük bir zevk almaya başlamıştım… Biz cdlerin er bezleri makata çok yakın bir bölgede olduğu için sanki doğrudan penise müdahale edilirmişçesine büyük zevk aldığımız su götürmez bir gerçektir… Belirli bir süre geçtikten ve Suzan yavaş yavaş hızlandıktan sonra bir ara hem soluklanmak hemde öpüşmek için bana doğru yaklaştı ve o sırada straponun tamamı anüsüme girmiş durumdaydı Daha sonra suzan penis kafesini çıkardı ve zaten küçücük olmuş olan penısmı testislerimle birlikte avcuna alarak bir süre daha gidip geldi… Daha sonra straponu çıkardı ve testislerimle birlikte penisimi ağzına alarak yeniden sertleşip boşalana kadar eliyle anüsümde de gezinerek beni yine boşaltmıştı… Sonrasında daha çok ateşlenmiş olacak beni birden ayağa kaldırıp bu defa yatağa yüz üstü yatırarak bu defa yastıklar ön kısmımda ayaklarım birbirine yapışık bir durumda iken az önce boşaldığım sıvıları straponuna sürerek iki elimle hafif kalçalarımı ayırarak yine bana sahip olmaya başladı…

Saat 23 gibi başlayan ilişkimiz bu ve benzeri şekilde devam ederek saat 4 e kadar sürdü… Tabi dönem dönem onun vajina ve anüsünüde yalıyor boşalıp rahatlatıyordum eşimi… Cumartesini pazara bağlayan akşamda farklı değildi böylelikle artık özgür bir kadın olmuştum…

Evet sevgili hanımlar bu ve benzeri zevkleri beraberce yaşayalım isterseniz çekinmeden benimle ilteşim kurabilirsiniz… Sadece hanımlar ve evli olmak kaydıyla çiftler tercihimdir sağlıcakla kalın…

Categories
Uncategorized

NASIL BİR KÖLE OLUNMALI..

NASIL BİR KÖLE OLUNMALI..

Efendim’e;

Ben nasıl bir köleyim? Yazının konusu bu olmalı. Bugün büyük bir hata yaptım gene Efendim’i yanlış yazdım.Bu da cezam ama aslında henüz fikren çok hazır olduğum birşeye fiziken alışmam için de bir fırsat. Ama bunu Efendim biliyordur zaten.

Ben esk**en iyi bir köleydim. Ama uzun süredir bunu fiili olarak yapmadım şimdi değişik geliyor. Ama tabii ki duygusal olarak hala ihtiyacım aynı. Efendim’e itaat etmek kayıtsız şartsız beni huzura kavuşturacak bundan eminim.

Ben gene iyi bir köle olacağım. Efendimin emri altında bunu tekrar başarabileceğimi biliyorum. Ona hizmet ederek onu haketmeliyim. Bana dokunmaması en büyük ceza olur.
Şu anda iyi bir köle olamadığımı biliyorum tek istediği uzaktan düzgün davranmak onu bile beceremedim. Telefonu uygunsuz bir şekilde kapattım, Efendim’i bile düzgün yazamadım. Ben Efendim’in yerinde olsam şimdiye kadar beni çok feci cezalandırırdım. Ama Efendim bu cezayı verdiğine göre bir bildiği vardır.

Köle olmanın bana nasıl bir fayda getirdiğini çok düşündüm. Efendim’e gücü devretmek çok özel bir duygu. Ve bu gücü iyi yöneteceğini bilmek ayrıca rahatlatıcı. Benim iyi bi köle olacağıma inanması özellikle önemli. Aslında çok basit sonsuz itaat. Gerisi önemli değil.

Her istediğini istisnasız yapmak…
Masaj, yemek servisi, seks, her türlüsü hem de, her pozisyonda, her yerde, onun istediği şekilde giyinmek, istediği gibi oturup kalkmak, istediğiği gibi davranmak, istediği gibi konuşmak…

EN ÖNEMLİSİ de onun zevki, memnuniyeti tabii ki. Ben onun zevk kölesiyim. Beni istediği gibi kullanır. Ben ona aitim. Memelerim, amım, götüm, kıçım, kollarım, bacaklarım, ağzım hepsi ona ait. Her istediğini yapmakla yükümlüyüm.Her dileği benim için emirdir. Yapmazsam da iyi köle olamazsam onsuzluk en büyük ceza oalcaktır.

Her iyi köle gibi limitlerimi zorlamalıyım. Bunları da geliştirmeme yardım edecektir Efendim. Bunlar için eğitecek ve tam istediği gibi bir köle oalcağım. Köpeği, orospusu, götvereni olacağım. Ben gözdesi olmalıyım. Gözdesi olmak için de elimden geleni yapmalıyım.

Onu ağırladığımda en iyisi olmalı, tadı damağında kalmalı, hizmetimi ve bir sonraki seferi özlemeli. Benim hizmetim diğer kölelerden iyi olmalı. Efendimin ihtiyaçlarını o söylemeden anlmalıyım. Ve yerine getirmeliyim. Bu sadece seks de değil diğer hizmetlerimi de aklından çıkarmamalı.

Aslında onun köpeğiyim ben yanında daima. Bana değer vermesi için haketmeliyim, iyi hizmetimle.

Ona nasıl iyi hizmet edebilirim diye bu aralar çok kafa yoruyorum. Bir sürü oyun bir sürü hizmet aklıma geldi. Ama aslında sadece ona tabii olmak yeterli ama gene de ona farklı oyunlar sunmak istiyorum. Herkesten daha fazla zevk alsın benden?

Bir yandan da başka bir köleyle beni yanyana sikse ona ikimiz birlitke hizmet etsek? Ben onu da hazırlasam ona? Ne der acaba? Bunu sevecektir mutlaka, çok zevk verebileceğimize eminim Efendim’e. İki kişinin onu emmesi, ve önünde domalması o istediğimize sokup çıkaracak muhteşem sikini. Daha aklıma bin türlü şey geliyor seveceğine ve memnun olacağına da emin olduğum. Ama tabii onun istekleri çok daha önemli. Herşeyden önemlisi onun sitediği gibi kusursu olmalıyım yoksa sünde söylediği gibi daha sıkı bir eğitime ihtiyaç duyulacak. Bu da onun uğraşması demek, efendimin rahatını bozacak. Ona iyi bir köle olduğumu söylemiştim, hayal kırıklığı olmamalı.

Yarın akşam Efendim’e hizmet edeceğim. Yarını iple çekiyorum.
Yarın odasına girip yer diz çöküp beni kullanması için yalvaracağım.

Saygılarımla….
Efendim’e….

Categories
Uncategorized

kocamdan başka iş arkadaşım (alıntı)

kocamdan başka iş arkadaşım (alıntı)
merhaba önce kendimden bahsedeyim ben 165 boyunda 50 kılo ağırlıgında bir bayanım.evliyim bir bayan olarak en dikkat çekici yanım popomdur.vucuduma göre biraz büyük ve yuvarlak hatlara sahiptir popom.eşimide çok seviyorum.eşim çok iyi bir firmada üst düzey yönetici olarak çalışıyor.bende başka özel bir firmada çalışıyorum.benim çalıştığım işyerinde serdar adında biri var ilişkilerimiz normal iş arkadaşı boyutunda sadece iş konuşmaları dışında merhaba nasılsın demekten ibaretti.fakat uzaktan onun tavırlarını izlerken sert görüntüsü ve maço tavırları dikkatimi çekerdi.bende bu sebepten onunla konuşurken veya çalışırken hep dikkatli davranıp çekingen olurdum.bir projede birlikte çalışmaya başladık.bu arada serdarda evli.artık normalden fazla konusur ve içli dışlı olmaya başlamıştıık.bazen işlerimiz bitince kahve molası verip sohbet ederdik.bir defasında ona çok sert konusup korkutucu baktığını sölemiştim.oda bana yapım böyle elimde değil demiş hatta şaka ile karışık kadınların bu tarafını çok sevdiğini ima eder gibi olmuştu.bu sohbetten sonra bende bunu düşünmeye başlamıştım.eşim bana çok yumuşak ve sakin davranırdı.ama nedense serdarı düşününce içimden keşke eşimde biraz sert olsaydı diye içimden geçirmiştim.başarılı bir çalışma yapıp projeyi tamamlamıştık.patronumuz birgün bizi çağırıp teşekkür ettikten sonra ödül olarak isterseniz kısa bir yurtdışı tatili yapabileceğimizi söylemişti.bizde teşekkür edip eşlerimizle konuşmamız gerektiğini söleyip odadan çıktık.serdar bana ne dersin ben olsam eşinin yerinde seni göndermem bari ben eşimi alıp gideyim dedi.bu biraz zoruma gitti ve buna karar vermeden eşimle konuşmalıyım dedim.aslında bende eşimin izin vermeyeceğini düşünüp umutsuzluğa kapılmıştım.akşam konuyu eşime anlattığında tamam canım sorun yok deyince hem sevinmiş hemde böyle beni başka bir erkekle yalnız göndermesine içerlemiştim.ertesi gün serdara tamam deyince bana tüh ya bende hanıma anlatmıştım ama napalım seninlede güzel olur artık diyerek tebessüm etmesi beni biraz ürküttü ama açıkcası bu durum beni çekmeyede başlamıştı.hazırlıkları tamamlayıp italyaya gitmek için artık gün sayıyorduk.o gün geldi ve sabah serdar beni evden almaya geldi havaalanına gitmek için.eşimde beni ugurlamaya çıktı bu arada serdarla merhabalaşıp eşime iyi bak derken serdarın bana bakarak merak etme kendimden çok ona bakıcam derken hafif tebessümü bana bu gezinin göründüğü kadar masum olmıcağının ipuçlarını veriyprdu.neyse havalanına geldik uçak falan derken italyanın roma şehrinde güzel bir otele yerleştik.yemek faslı falan derken o gün akşam olmuştu.serdarla birlikte dolaşıyorduk.benimle pek ilgilenmiyor ama etraftaki kadınlara bakıp yorumlar yapması biraz sinirlendiriyordu beni.aslında bende böyle bir şey beklemiyordum ama bazen düşünüp maçoluğu beni cezbedeb bir adamla 3 gün 3 gece yabancı bir ülkede tatil yapacaktım.daha çok benim istediğim gibi olmasını istiyordum.baya bir gezdikten sonra serdar bana yarın yorucu olcak tarihi yerleri gezicez istersen seni otele bırakayım dedi. ben ona ne yapacağını soruncu haince gülüp sen bana bakma benim işlerim var yavrum demişti.bu yavrum sözü bir an içimi sızlattı.bende ne ilgisi var bende gelmek istiyorum seninle dedim.oda sen bilirsin deyip arka sokaklarda barların ve gece kulüplerinin olduğu bir sokağa doğru döndü.bir gece kulkübünün önüne geldik ve içeri girerken serdar bana elimi tut yabancı gibi kalmayalım dedi.serdarın elimi kavrayıp beni içeri çekmesi ile ben daha ne oldugunu anlamadan kalabalığın ve gürültünün ortasında kaldık.serdar bi ara elimi bıraktı ama ben çok kalabalık bırakma elimi kaybolurum deyip daha sıkı sarıldım.çok kalabalıktı kadınlar erkekler dans ediyordu çok gürültülü bir müzik vardı.serdar beni bir köşeye çekti ve bekle içki alayım dedi bende tamam dedim.bu kısacık sürede erkeklerin bakışları çok rahatsız etti beni.serdar içkilerle dönünce durumu söyledim oda bana ohoo sana bekçilikmi yapcaz diye bana takıldı.ondan sonra sürekli etrafa bakınıp kadınlarla ilgilenmeye başladı ben yokmuşum gibi davranıyordu.iyice kızıp sıkılmaya başlamıştım.sürekli içiyorudk bu arada.5.içkilerde bitince yerimde durmaktan sıkılıp ben almaya gittim bu sefer içkileri.döndüğümde yerimi başka bir kadının aldığını gördüm.serdarın yüzüne bakınca gel kızma dedi ve beni önüne doğru aldı.şimdi kalabalıkta tam serdarın önünde ayakta duruyordum kıpırdama şansımız bile yoktu serdar yanında duran kadınla sohbeti ilerletmeye çalışıyor.arada bir bana nasılsın diyordu.ben biraz sarhoş olmuş ama serdarın ukalalıklarından bıktığım için iyiyim diyordum.artık saat gece yarısını geçmiş ortam dahada kalabalılaşmış ben geriye doğru iyice yanaşmıştım.serdarın parfüm kokusu ve nefesini hissediyordum hatta emin olmamakla birlikte tam popomda bir sertlik hissediyordum ama cesaret edip dönüp bakamıyordum.serdar muhabbete iyice dalmıştı bi ara benim kulağıma eğilip az daha sık dişini hatunu kafalamak üzereyim diye gülmüştü.bu sırada oda bana yaslanınca artık popomdaki şeyin serdarın aleti oldugunu anlamıştım.o kısacık sürede sırılsıklam olmuştum.bir yandan olamaz böle birşey ikimizde evliyiz düşünmemeliyim diyorudm ama biryandanda bu sert ve maço adamın bir koruyucu gibi arkamda olması ve bazende bana sürtmesi aklımı alıyordu.bunu anlamanın bir yolu vardı.iyice kendimi geriye atıp serdara doğru dönmüştüm.o kadınla konuşurken birden durup bana dönmüştü sonra hiçbirşey söylemeden hafif gülümseyip tekrar kadına dönmüştü bende önüme dönüp etrafa bakmaya bakmaya başladım.artık kafam iyice karışmıştı.sonra birden hiç beklenmedik bir şey oldu ve serdar beni belimden tutup kendine çekti o ana ucunu hissedip emin olamadığım şey tam popomun arasına girp dayanmıştı ve baskı yapıyordu.hissettiğim kadarı ile baya bir büyük birşey gibiydi.daha önce eşimden başkasınınkini görmemiştim ama bunu anlyordum.benim altımda bir tayt vardı serdarda ise kot pantolon bu kadar kısa sürede ben neler oldugunu anlamaya çalışırken serdar kulağıma eğilip istersen kadını göndereyim demişti.ben hem arkamdaki aletin sertliği hem içkinin tesiri ile neler olduğunu anlamaya çalışırken kendimi topladım ve beni ilgilendirmez dedim.aslında sırılsıklam olmuş yanıyordum ama bunu eşime yapamazdım.hemde böyle ukala bir adamla olmazdı.sen bilirsin deyip.beni bıraktı kendimi o an boşlukta hissettim.bana burda beklememi birazdan döneceğini söyleyerek kadınla birlikte ilerlemeye başaladı.ben arkalarından bakarken üst kata doğru cıktıklarını gördüm.dayanamadım ve arkalarından gitmeye başladım.üst kata çıktığımda kimse yoktu uzun bir koridor ve koridorun sağında ve sollarında perdelerle kaplı küçük odalar olduğunu gördüm.perdelerden birini biraz kenara çekince iki kadının öpüştüğünü gördüm.anlamıştım aşağıda anlaşan müşteriler burada ayaküstü işi pişiriyorlardı.artık merakım iyice artmış tek tek perdeleri aralayarak serdarı arıyordumki sonunda buldum.o kadını almış ayaktaydı ve kadın önünde diz çökmüş serdarın aletini yalıyordu.bir ara serdar beni görür gibi oldu ama hiç istifini bozmadan kadına devam etmesini iyice emmesini söylüyordu.ben resmen röntgencilik yapıyordum.serdarın benı gördüğünden emindim çünkü yan dönmüş ve o kocaman kalın şeyi benimde görmemi sağlıyordu.bu manzara karşısında neredeyse boşalacaktım.birden serdarın kadının yüzüne doğru boşalmaya başaldığını gördüm ve hemen ordan yerime doğru gitmeye başadım ben daha önce hiç böyle birşey yapmamıştım yani bir erkeğin sikini emmemiştim ayrıca sadece eşimle yatmıştım ve oda istememişti bunu benden.arkadaşlarla konuşukende çok iğrenç bulurdum bunu.ben bunları düşünüp yerime geldiğimde serdarda gelmiş hadi çıkalım istersen demişti.bende yolda mutlumusun eşini aldattın deyince bu seni ilgilendirmez deyip beni terslemişti.darmadağınık bir şekilde odama gelip sızıp kalmışım.sabah uyandığımda başım agrıyor ve kendimi çok kötü hissediyordum serdarın kapımı çalmasıyla toparlanıp kapıyı açtım.bana hadi gitmiyormuyuz saat onbir oldu dedi.bende çok kötüyüm sen git ben odamda kalıcam dedim.bana sen bilirsin deyip umursamadan çıktı gitti.deli olmuştum.akşama kadar uyuyup dinlendim.akşam olunca serdarın odasını aradım gelmişmi diye bir kadın telefonu açınca yuh demiştim eşim haftada bir kez ancak yaparken bu adam kimi bulsa düzüyordu.serdarı istedim serdar gülerek efendim dedi.bende sıkıldım odada beni dışarı çıkar dedim oda bana işim var sen kendin çıkamazmısın dedi.ben sinirle teli yüzüne kapattım.tam hazırlanıp çıkacaktımki serdar kapıda belirdi ve bana sinirli sinirli sakın bir daha yüzüme tel kapatma ben senin pısırık kocana benzemem azını burnunu kırarım dedi.ben ne diyorsun sen falan derken tartışma büyüdü serdar birden kolumdan tutup beni odaya soktu ve duvara yaslayıp deli gibi öpmeye başaldı ben şaşırmıştım çok hoşuma gidiyordu beni bu şekilde dili ile öpmesi başımı döndürüyordu ama kurtulmayada çalışıyordum.bu arada o muhteşem şey amıma baskı yapıyordu.birden beni bıraktı ve bak yavrum ben buraya gezmeye sex yapmaya geldim.istiyorsan bana uyucan istemiyorsan git keyfine bak pısırık kocana romantik hediyeler al dedi.tokat atmak istedim ve elimi yakalayıp sikinin üstüne götürdü ve şimdi odama gidiyorum on dakikan var ya çek git dediklerimi yap yada güzelce yıkan süslen püslen yanıma gel dedi.ve çıktı gitti ölece kalmıştım.sinirimden ağlamaya başladım.bir ara dışardan bir ses duydum bakınca serdarın kadını gönderdiğini gördüm ama benim yanına gidicemden nasıl bu kadar emin olurdu diye düşündüm.ve gitmicem kocamı aldatmıcam dedim içimden.ama biryandanda resmen istiyordum.ne olursa olsun dedim ve hemen duşa girdim yanımda getirdiğim en güzel elbisemi giydim.siyah dar bir elbiseydi aynay abakınca bütün vücudum özelliklede götüm ortaya çıkmıştı.tanga çamaşırımı giydim.parfüm sıkıyordumki aynaya bakarken ben napıyorum diye düşündüm ama kendime engel olamıyordum.ve koridora çıkıp yan odanın kapısını tıklattım kapı açık diye seslendi serdar içerden.içeri girince yeni bir şok beni bekliyordu.ben o kadar süslenip dışarı falan çıkacağımızı düşünürken serdar çıplak sadece bir havlu ile oturmuş tv izliyordu.havludan göbeği çıkmış ayaklarını uzatmış elinde sigara beni hiç umursamadan ölece duruyordu.ben ie bütün güzelliğimle ayakta ona bakarken bana bakmamıştı bile.ben genede sakin olup hazırlanmıcakmısın dediğimde ne için dedi.beni çağırdın giyin gel dedin ama sen hazır değilsin dediğimde bana dönüp ayağa kalktı ve bak güzelim ben sikeceğim kadının güzel olmasını isterim ne dışarı çıkması gel yanıma deyip belinden havluyu bırakıverdi.iyice afallamıştım ama bir şey beni çekiyordu.o devasa şey önünde sarkıyordu.tam ona doğru hareketlenecekken kapıyı kilitle dedi.kilitleyip dönerken dur orda dedi ve ışıkları kıstı bana arkamı dönmemi söledi.şuursuzca her istediğini yapıyordum.döndüm ve aylardır bu götü düşünüyorum dedi.ben ise masum bir kedi gibi şimdi nolcak diye bekliyordum.yataga oturdugunu hissettim bana iç çamaşırlarımı çıkarmamı söyledi dediğini yaptım ve yanına çağırdı beni önünde diz çökmemi istedi anlamıştım ağzıma verecekti ama elbise çok dardı ve oturamıyordum elbisenin yanlarından tutup yırtmaç kısmında yırttı napıyorsun çok pahalı o elbise dediğimde birazdan mahvolcak zaten bırak bari rahat et dedi.çıkarmak istedim izin vermedi ve önüne oturtup o kocaman siki yüzüme sürtmeye başladı yavas yavas kalkıyordu ve kocaman olmuştu.yalamamı söledi artık yabancı bir ülkede ayı gibi bir adamın siki ile bir otel odasında başbaşaydım.yapı olarak ufak tefektim küçücük kalmıştım serdarın bacaklarının arasında ve artık azımla yalıyordum emiyordum acemiceydi ama serdarın çıkardığı seslerden hoşuna gittiği belli oluyordu.artık iyice alışmış deli gibi yalıyor öpüyor emiyordum serdar saçlarımdan tutmuş ileri geri hareket ettiriyordu başımı.kafam karmakarışık zevk ve nefretle ben serdarın sikini yalarken telefonum çaldı eşim olmalıydı serdara bakıp eşimdir bakayım dedim.yatağın üstünden çantamdan teli açıp bana uzattı kalkmama izin vermedi ben eşimle konuurken o hala sikini yüzüme sürtüyordu.ben eşime odada yalnızım dinleniyorum gibi sözler sölerken serdar suratıma boşalmaya başladı ben reflex olarak birden ah dedim eşim ne oldu dedi bende bir şey hayatım ayagım kaydı deyip serdarın yüzüne baktım o pis pis sırıtıp hala suratıma doğru fışkırıyordu.işini bitirip kalktı ve banyoya gitti döndüğünde elinde bir sigara vardı bende telefonu kapattım ve serdarı yumruklamak ıstedım ama cok gucluydu benı yataga fırlatıp kes sesını kaltak madem ıstemıyorsun burda ne ısın var dedı bana.ben ayaga kalkınca nereye dedı banyoya gıdıcem asagılık adam dedım.bana gerek yok senı opmıcem zaten hem temızlenme sımdı gene kırleneceksın dedı ve kolumdan tutup yataga yuzustu yatırdı.agzım yuzum dol ustumde yırtık bır elbıse yatakta olece yatıyordum arkamdan uzandı ve kulagıma once götünümü amınımı sıkeyım dedı.ben arkadan asla olmaz cok canım yanar hıc yapmadım dedım.oda daha guzel ben bozarım gotunun bekaretını deyıp parmaklarıyla arka delıgımı oksamaya basladı.benım hem hosuma gıdıyordu hemde kokuyordum sonra tek tek parmaklarını hem amıma hem götüme sokmaya başladı bıryandanda böyle bır göt görmedım daha once nasıl sıkmedıler senı dıye argo soler soluyordu ama artık ok yaydan cıkmıs bu sozler hosuma gıtmeye baslamıstı.sonra uzerıme cıktı ve o kalın seyı arkama dayadı ben korkudan aglamaya basladım ve yavasca basını soktu ıcıne cok canım yanmıstı acayıp bır cıglık attım ama o hıc durmadan tamamını ıcıme gommustu artık ılk defa kocaman bır sıkle gotten sıkılıyordum.o sekılde benı dakıkalarca sıktı bır turlu bosalmıyordu.sonra benım yuzumu cevırıp bacaklarımın arasına dev gıbı cussesıyle gırdı ve amıma soktu cok canım yanıyordu ama felaket zevk alıyordum kac kere bosaldıgımı hatırlamıyorum.sonra ıcımden cıktı ıcımden her cıkısında kendımı boslukta hıssedıyordum.yataga sırtustu o uzandı ve hadı yavrum nerenden ıstıyorsan ordan sıktır kendını dedı.ben artık delı gıbı amıma sokuyor ordan cıkarıp gotume sokuyordum cıldırmıstım sankı bana kalk dedı kucuk bır cocugun emzıgı alınmıs gıbı kalktım yuzum asılmıstı benı ayaga kaldırdı masaya domalttı ve tekrar gotume soktu o sekıldede bır sure sıktıkten sonra gene suratıma ve azıma bosaldı.ıtalyadan donene kadar benı o odanın heryerınde ve heryerımden sıktı.hatta donuncede ısyerınde benım evımde otelde arabada heryerde sıkmeye devam edıyor esımı cok sevıyorum ama serdarın sıkını daha cok sanırım.

Categories
Uncategorized

SEVGİLİMİN ANNESİNDEN İNTİKANI:: 2.BÖLÜM

SEVGİLİMİN ANNESİNDEN İNTİKANI:: 2.BÖLÜM

SEVGİLİMİN ANNESİNDEN İNTİKAMI- 2. BÖLÜM
Eve vardığımda gerçekten içimi kemiren ve meraktan deli eden bir haldeydim acaba ne olacak ne tepki verecekti annesi.Çok geçmeden merhaba nasılsınız diye bir mesaj attım . Ve merakla beklemeye koyuldum . Yaklaşık bir saat sonra “kimsiniz “diye cevapladı. Yavaştan heyecan katsayım artmıştı. Merhaba Ben cerenin erkek arkadaşıyım adım demir. Annesinin adı bu arada Zeynepti Bazı yerleri diyalog şeklinde yazacağım.Çünkü konuşmaların ekran görüntülei dahi hala elimdedir?
Zeynep: AA evet Ceren geçenlerde bahsetmişti senden .nasılsın demir bir şey mi oldu .
Ben :hayır herhangi bir sıkıntı yok. Zeynep teyze sadece tanışmak istedim kızınızın nerden güzelliğini aldığını merak etmiştim bunun sırrını sormak için hemde tanışmak için mesaj atıyım dedim size ?
Zeynep : aa cok teşekkürr ederim iyi etmişsin tabi .Bu arada teyze dememeni de bu ağzı güzel laf yapan çocuğa tembihlerim dedi?
Ben: o zaman Zeynep diyebilirim dedim.
Zeynep: evet aynen oyle ben öyle tarz şeylerden hoşlanmam kızımla arkadaş gıbıyızdır.klasik bir aile yapımız yoktur bizim .Onuda özgür yetiştirdim kendim gibi
Ben :Kesinlikle oyle olduğunu umuyorum
Zeynep :ee nasıl gidiyor bakalım ilişkiniz güzel eğleniyorsunuzdur sanırım. Eglenceli ve çılgın biridir Ceren
Ben içimden kızının çılgınlıklarına bu kadar hakim birini düşünmeye başlamıştım neleri kastediyordu hayatının hangı çılgınlıklarından bahsediyrdu merak etmiştir.
Ben evet gayet güzel gidiyor ve cok fazlaaa eglenıyoruz dedim:
Zeynep:tahmin edebiliyorum canım ? dedi hınzırca bir ifade bıraktı mesaja
Bende bundan cesaret alarak ne kadar tahmin ediyorsun dedim ?
Zeynep: emin ol cerenın hayatını ıyı bılırım herseyı paylaşır benımle cok acık bır anne kız ılışkımız vardır. Hatta bazı ozellıklerındende bahsetmıştır bana
Ben: oylemı neler onlar merak ettım dedim
Zeynep: yani anlamışssındır canım performansını anlata anlata bıtıremedi gecen gün ?
İnanamıyordum ceren seks hayatımızı annesiyle bu kadar acık konuşması benı heyecanlandırmıştı.bana bu kadarından bahsetmemişti aslında .bu iş giderek acayip bir hal alıyordu.
Ben :)bu arada bana canım konuşman sıcak davranman hoşuma gitti ? kızınıda mutlu edebiliyorsam ne mutlu bana demiştim?)
Zeynep: hımm bellı bellı edıyorsun ama sanki sende bana yürüyormuşsun gibi geldi ? çapkınlığın boşuna değişmiş senin
Ben : valla kızından daha güzel çekici bir anne olgunluğuyla beni etkilemeye yetti dedim gülerek ?
Zeynep : bak senn kızım yetemiyor sana galiba . Hem benı bu kadar nerde gördün etkilenmişe benziyorsun dedi
Ben : Ceren fotolarınızı gösterirken gördüm ve açıkça soyleyeyım Zeynep cok cekıcı bır kadınsın sanırım erkegın dünyanın en mutlu ınsanı olur senınle d
zeynep: hımm oylemı dıyorsun . ama kızım bu konuşmaları duyarsa nasıl karşılar dusundunmu hiç dedi bana gülerek
Ben : Göze aldım ve cesaretle yazdım sana Ceren konuşmamızın bır tanışma seklınde olacağını düşünücektır ama ben senden baya etkılenmıştım ve bir şekilde bunu hıssettırmek ıstedım sana?
Zeynep:hımm ? aslında cesur erkeklerı hep sevmışımdır sende cok yakışıklısın kızımda ağzının tadını biliyormuş. Cokta sempatıksın sohbetınde cok hoş tatlı buldum senı güzel çocuk ?
Ben:teşekkür ederım senın yanından gecemesemde senın tatlığından faydalanmak ısterım ?
Z: oo cesaretın tavan gerçekten . nabzımı arttırmaya başladın demir.
D: evet buna sen sebep oldun bu kadar güzel olmasaydın keşke? ve açıkçası senı cok arzu ettım Zeynep tanışmanın fırsatını aradaım ve buldum . senı cok ıstıyorum yanıyorum hatta sana yazarken bıle ateşim arttı bedenim mutluluk hormonu salgılıyor
Z::off deme böyle gercektenmı bende fena oldum cıdden bu arzun benıde etkıledı.
D: aynen Zeynep senın gıbı kadına sahıp olmak harıka duygu olurdu .ve sevgılımın annesine sahıp olma durtusude benı cok cekıyor ?)
Z: ooo evet o duygu benıde cektı şımdı kızının annesinimi sey yapmaya düşünüyorsun sen yoksa çapkın ?
Z: Ney yapmayııııııı
D: sikmeyı
Bu cevap karşısında artık terazinin lastiği kopmuştu bende oda azmış olmmalıydı ki artık konuşmalarımız sikiş sokuşa gelivermişti
D: evet annesını sıkmek ıstıyorum cunku kızından daha seksı daha azın kadın gıbı kadın erkegını daha mutlu edersın sen Zeynep emınım bundan senın ustunden ınmezdım herhalde
Z : off bu kadar ısteklı erkek arıyordum ne zamandır sen nerden çıktın böyle yaa.resmen kan akışım hızlandı su an . cok acayıp hıslerdeyım kızımın sevgılısını ustumde ıçımde ıstıyorum resmen su anda . zaten kızım sana yetemez bellı . sen daha tecrubelı kadına layıksın ?)
D: evet bebegım ben sana layığım kızını sikiyorum ama emınım hep senı sıkmek ıstıycem bundan sonra
Z:ımmm off benı benden aldın cok fenasın sen ? kızım nasıl yatakta pekı nelerden hoşlanıyor nasıl seyler deniyorsunuz
Bu soru şok ettı benı resmen kızını nasıl sıktığımı merak eden bır anne profılı vardı karşımda . Bır taraftanda ceren konuşmanın nasıl gıttığını merak edıyor nasıl tavladınmı annemı geldimi iyice tava diyordu ?)
Bende ona gedı geldı konu nerelere gıttı bır bılsen dedım ?) Ceren de tahmın etmezmıyım ben onun içini bilirim az orospu degıldır o .devam et devam et arada benı bılgılendır dıyordu
Inanamıyorum resmen acayıp çarpık bır ilişkinin ıcınde buluvermıştım kendımı .Annesıne oscarlık bır oyun oynuyorduk ve herkes bu durumdan mutluydu
D?evet Zeynep her pozisyonda sıkıyorum onu farklı yerlerdede sıkılmeyı sevıyor sadece evde sınırlı kalmıyoruz dedım
Z: bılırım az kaşar değildir o anasının kızı?)ben hard sikiş severim benım gıbı hard yapamaz o dayanamaz kesin
Resmen Zeynep kendısıyle kızının sikişlerini karşılaştırıyor ve kıskanıyordu . Hangımız daha ıyı moduna giriyordu benimle
D:dayanamıyor zaten bır yerden sonra bırakıveriyor . Ama sene emınım ellerını bağlayıp ufak oyun kırbacıyla harıka seyler yapabılırsın dedım
bunu okuduktan sonra kısa bır süre bekledı ve bana ınanılmaz ıkı fotoğraf attı ellerı arkadan bağlanmış seksı bır sekilde domalarak poz vermıştı. Gecen sure ıcerısınde demekkı galerısınden fotoyu arıyormuş orospu ?
Onu gördükten ben artık iyice şaha kalkmış sikimi yerinde tutamaz olmuştum
D:off senı o pozisyonda götüne vura vura nasıl hızlı sıkerdım bılıyormusun Zeynep. Amının dibine vura vura saclarından cekıp kendıme dudaklarında ısıra ısıra gırerdım
Z: offf su anda sularımı tutamıyorum demır senı cok ıstıyorum kesınlıkle .şuraya bak daha bır saat oldu konuşmaya başlayalı amımdan girdin götümden çıktın diyordu zevkle?)Bna sert davranabilecekkmisin peki Cerenin annesi olduğumu umursamadan ?
D: Ben seks yaparken dış dünyamla bağlantımı keserım sadece o anın büyüsüne odaklanırım Zeynepçim.emin ol su yaşayacağımız fantastık tecrübeler benı cok heyecanlandırıyor ve sıradışı geliyor
Z: Ben biraz endişeliyim.seni görünce arzuladım ama ben bir anneyım kızımın zarar göreceği bir şey yapmak ıstemem . Kızım olmasa yaşa benle derdim ama Ceren bırkac ay sonra sıkılır farklı bırısı ıster bence . Eğer sonrasında sadık olmak ıstersen annende olabilirim başka şeyde . Küçük kızım üniversiteye gidecek zaten
Bu arada kızı yani cerenin kardeşi tuana 18 yaşında tam bir porno yıldızı fiziğine sahip bir kızdır .
D: senın sıkıcı erkegın olmak ve annem olmanı cok ısterım kuzum benım ?
Z: akıllı çocuksun evlatlık alayımmı senı 3. Cocugum ol hahahD
D: karnını doyurursun çocuğunun,yemek yaparsın önklükle çıplak üstü?Bende senden yemek almaya gelırım arkandan dayanarakkk.acıktım derımmm ?)
Z:ahahha cok fenasın senn.iç çamaşırıyla temizlik yapıyorum genelde gelir izlersin
D: Sonra kirleniriz ama değilmi beraber benı yıkaman gerekebilir annecim ?)
Z:ahahha Cereni hala ben keseliyorum küçük kızımıda, sıra sende ?)
D:hadı ya: 3. Evlat geldi aranıza hadı bakalım. Ama bunun pipisi var ?)
Z:Hemde maşallah ahahah
Küçük kızı tuana ben ceren bu banyonun hayalı bile enteresandı . O kadar geniş bir kadındı kı Zeynep sanırım butun kızlarınıda cikicektim bir anda tuananın fiziği aklıma gelmişti.
Bu konuşmalardan sonra bulusşmak ıstedığımı bundan cerenın haberı olmadan yapmamız gerektığını soylemıştım Haklısın dedı bende cok arzuladım bu farklılık beı resmen ıcıne alıyor dedı.
Devamı gelecek

Categories
Uncategorized

Efe ile Nil’in Hikayesi (22)

Efe ile Nil’in Hikayesi (22)

Kocamın kolundan destek alarak ressamın iki katlı müstakil evinin kapısına geldik. Efe ressamın verdiği anahtarla kapıyı açmaya çalışırken ben duvara yaslanmış, kikir kikir gülüyordum. Çok eğlenmiştim çok… Öyle mutluydum ki… Yanımda kocam vardı ve ben onunla birlikte, hoşuma giden ve hayranı olduğum bir başka erkekle güzel bir gece geçirmiştim.

Genç değildi Sait hoca ama hem yakışıklıydı, hem de kadınlara yaklaşımı ve tatmin etme konusunda gençleri, hele benim kocamı cebinden çıkarırdı. Tam bir yalıçapkını… Bir jestiyle, bir hareketiyle kadınını mest ederdi. Gece boyunca bedenimden ayrılmayan koca elleri aklıma gelince zevkle ürperdim. Nerden çıktı şu bankamatik işi, bir an önce gelse de beni yine kollarının arasına alsa, sevişsek… Kocamın

“Hadi gel Nil, içeri girelim artık…” diye seslenmesiyle kendime geldim. Belime sarılan kocamla birlikte içeriye girdik. Alt kat koca bir salon, hocanın atölyesiydi. Tuvaller, şövalyeler, yarım ya da bitmiş tablolar, resim malzemeleri… Merdivenlere yönlendirdim kocamı, üst kata çıkmaya başladık.

“Ne oldu, durgunlaştın? Hemen hocanı özledin mi yoksa?” diye takıldı Efe.

“Yaa… Ne gerek vardı, paraydı, bankamatikti… Ne güzel eğleniyorduk işte…” dedim dudaklarımı büzerek…

“İkiniz eğleniyordunuz tabi, haklısın…” dedi. “Ama unutma, gelecek olan para bize geliyor. Bırak biraz geciksin.” Geniş salona girdim, kocam da arkamdan… Etrafına bakınıyordu. Köşedeki amerikan bara gidip bir kadeh kırmızı şarap doldurdum kendime… İki parmak viskiye de buz katıp kocama uzattım.

Efe salonun içinde dolaşıp duvarlardaki resimleri inceliyordu. Sait hocanın beni ipek örtülerle kaplı geniş yatağında iki elim apış aramda masturbasyon yaparken resmettiği tablosunun önünde uzun uzun durdu. Bacaklar ikiye ayrılmış, tüm kaslar gerilmiş, uzun saçlar yastığa yayılmış, hissettiğim zevk patlaması yüzümün ifadesinden öyle belli oluyor ki…

“Sen ahlaksız, azgın bir orospusun Nil” dedi sonra… Ses çıkarmadım, gülümseyerek cümlenin devamını bekledim. Dönüp bana baktı,

“Adama resmen işkence yapmışsın. Bu tabloyu çizmesi için kaç saat karşısında uzanıp amcığını okşadın acaba? Daha da önemlisi, herif kendini nasıl tutabildi, sana saldırmadı?” Güldüm, yanına gidip sarıldım. Dudağına bir öpücük kondurup,

“Ben de namus meselesi yapacaksın zannettim bir an…” dedim. “Uzun bir süre… Hatta günlerce sürdü resmi yapması… Kendini nasıl tuttu? Sorun da orda zaten… Kendini tutamadı. Sık sık ara vermek zorunda kaldı.”

“Karşılıklı masturbasyon mu yaptınız ara verince?” Dayanamayıp bir kahkaha patlattım. Kocamın dudaklarını yalayıp öperken, boştaki elimi araya sokup pantolonun üzerinden aletini avuçladım.

“Hayır aptal… Sait hoca benden kendimi tatmin ederken poz vermemi istedi. Fakat ben kendimi öylesine olaya kaptırıyordum ki… İnlemelerimi duyup, zevkten kıvranmalarımı gördükçe her defasında yarrağı sertleşiyor, dayanamaz hale geliyordu.

Senin tahmin ettiğin gibi, kendini tutamayıp fırçayı paleti atıveriyordu elinden. Yanıma geliyor, üstüme atlıyordu. Ben amımı memelerimi elleyip okşarken kızışmışım, o beni izleye izleye azmış. Kudurmuş gibi birbirimize saldırdık her defasında… Bilmiyorum artık, tablo bitene kadar kaç kez seviştik…”

“Tablonun tarihi… Bu seksi pozları verirken, kart zamparayla defalarca sevişirken benimle evliydin öyle mi sevgili karıcığım? Neden benim hiç haberim olmadı bundan?”

“Ne bileyim… Sen işteyken benim canım sıkılıyordu. Eskileri hatırladıkça kendimi tutamayıp buraya geliyordum. Sait hocanın canına minnet tabi… Resim yapmak onun için bahaneydi aslında… Asıl istediği bendim.”

“Eskileri hatırlamak mı? Nasıl başladı peki bu olay? Çok mu eski?”

“Ne zaman başladı? Ne bileyim, bildim bileli var işte… Sait hoca hep hayatımızdaydı, vardı. Komşu amca… İyilik meleği… Anneme, bana, kızkardeşlerime karşı hep iyi, yardımsever… Nasıl bir dönem senin amcan varsa, bir dönem de Sait hoca oldu yaşantımızda…

Annemi anlattım sana… Amcanın kapatması gibi bir şeydi. Bilmiyorum, belki ekonomik şartların zorlaması, belki biraz da kendi seks ihtiyacından kaynaklanıyor. Evde pısırık, tembel bir koca… Üç tane büyüyen genç kız… Evin ihtiyaçları, bizim masraflarımız… Sıkışırdık, para lazım olur, acil bir durum olur, evde kavga gürültü… Babam sonunda annemi ya amcana, ya da Sait hocaya gönderirdi,

“Git, ressama selamımı söyle… Durumu anlat… Sen usturuplu bir şekilde söyler, anlatırsan yardım eder bize…”

Bir iki saat sonra annem meseleyi halletmiş olarak gelirdi. Yanakları kızarmış, saçları dağılmış, şekli değişmiş, bazen ıslak… Küçüktüm, anlam veremezdim, neden annem gidiyor, para bulması gereken babam değil mi? İşte o babam anneme,

“Nerde kaldın ulan orospu? Bu kadar saat ne yaptın herifin evinde?” diye parlardı ara sıra…

“Beni sen gönderdin o herifin yanına pezevenk…” diye aynı tonda yanıtlardı annem… “Meseleyi anlatması uzun sürdü. Hem adamın da derdi varmış, o da kendi derdini anlattı bana, ondan geç kaldım.” derdi.

Para ya da sorun halledilmesine rağmen orospu, pezevenk, kahpe, küfür kıyamet kavga ederler, babam annemi saçından tutup yatak odasına sürüklerdi. Dışarıdan bağırmalarını dinlerdik bir süre korkmuş, pısmış vaziyette… Sonunda bizimkilerin sesi kesilirdi. Bir sessizlik… Karyolanın gıcırtısı duyulurdu sonra… Ağır ağır… Sürekli… Gıcır… Gıcır… Biz rahatlardık gıcırtıyı duyunca, mesele yok derdik. Sonunda gıcırtı da biterdi. Neden sonra yatak odasından barışmış olarak, güle oynaya çıkarlardı.

“Offf… Kavgadan sonra seks… Tadından yenmez… Güzel kadın senin annen karıcım… Onca sıkıntıya rağmen hala güzel, mihrap hala yerinde… Seksiliğinizi, şehvetinizi ondan almışsınız siz kızlar…”

“Eh, yani… Sonra biz büyüdük, aklımız erdi. Tabi içten içten seziyorduk ya, o amcalara, ressam amcaya gitmeler, para bulup gelmeler neymiş öğrendik. Öğrendik ki, sevgili annemiz kendi çapında, para için komşu paralı erkeklere kendini siktiren bir fahişeymiş. Kınamıyorum tabi… Yanlış anlama…

“Yanlış anlamam aşkım… Sen de zevkin için sikişiyorsun erkeklerle… Öyle annenin, böyle kızı…”

“Siktir ordan piç… Zaten siktiriyorsun ya dümbük pezevenk… Erkeklerle seviştikten sonra benim de yastığın altına, sütyenimin lastiğine, memelerimin arasına hiç para konulmadı mı zannediyorsun? Yatakta, acımasızca sikilmiş, yorgun yatarken çıplak bedenime para yağdıranı, yüzlük kağıdı kıvırıp amıma sokan bile oldu, haberin yok.”

“Hassiktir… Bak bunu bilmiyordum işte karıcığım…”

“Ah benim saf, pezevenk kocam ah…”

“Neyse… Ablam Merve oğlanlarla düşüp kalkmaya başladı. Ben de, Nur da birer l****a olduk mu…. Sait hoca gözünü biz kızlara, ama ille de fingirdek Merve’ye dikti. Evine temizlik yapılacak, Merve geliversin. Atölyesi biraz dağılmış, Merve toplayıversin. Yalnız kalmasınlar diye annem beni de ablamın yanında gönderirdi herifin evine…

Orospu Merve, başı, giysileri kapalı bir bir vaziyette gittiği evde kapıdan girer girmez, çalışıcam diye üstünü bir değiştirir, bir giyinirdi ki… Giyinmek değildi onunki, soyunmak… Kısacık incecik penye etekler, dekolteler, makyaj o biçim… Sanki temizlik yapmaya gitmiyor da, sevgilisiyle buluşmaya gidiyor. Söyleyince kızardı bana, “sen anlamazsın, sus” derdi.

Sait hoca elbette ablam temizlik yaparken yanımızda olurdu hep… Ben bir köşede oturup sıkıntıdan patlarken, ressamın gözleri ablamın eteğinin altından görünen sütun bacaklarından, eğilip kalktıkça göz kırpan minik dantel donlarından ayrılmazdı. Benim varlığımı da pek takmazdı ablamı yer gibi bakarken…

Ama adamcağız sikecek gibi bakmakta haksız da değildi ki… Sıcakta iş yapan ablamın ince bluzu boncuk boncuk terlemekten sırılsıklam olur, sütyensiz, bıngıl bıngıl, sağa sola oynayan kavun gibi memelerinin uçları çıplakmış gibi görünür, teni ışıl ışıl parlardı. Sait hocanın eli hep pantolonun önünde, ablama durmadan talimatlar verirdi. Eğilsin, domalsın, frikik versin de amını götünü görsün diye en dipleri, en köşe bucak yerleri temizletirdi. Sonunda dayanamaz hale gelince de sabırsızca ablamın elinden tutar,

“Gel Merveciğim, şu yatak odasını da hallediver. Pek kirlendi ortalık, orayı da tertemiz yapıverelim.” derdi…

Ablamda hayır diye bir şey yok ki… Benim elime bir magazin dergisi, bir bardak kolayı tutuştururlar, içeriye, yatak odasını temizlemeye geçerlerdi. Hesapta ben bir şeyden anlamayan safın tekiyim ya… Dergi bitmeden çıktıklarını pek görmedim. Nedense orası uzun sürerdi hep…

“Nedense…” diye güldü kocam… “Sonra?“

“Sonrası… Tabi benim ne hin olduğumu bilmiyor enayiler… Anahtar deliğinden, kapı aralığından baka baka çok kurs aldım ben onlardan… Erkeğe nasıl oral yapılır, nasıl sevişilir, hangi pozisyonlar nasıl yapılır?

Eve dönerken ablam Sait hocanın verdiği paranın bir kısmını sütyeninin içine sıkıştırır, üç beş bana sus payı, kalanı da anneme verirdi. Belki de o sütyene giren paralar yüzünden ressama gitmek için can atardı ablam… Bir süre sonra Merve ablam enişteyi buldu, evlenip gitti. Geride ben kaldım, bir de Nur…

“Sonunda… Adam gelecek şimdi… Hadi hızlan biraz…”

“Ablam varken ben de rahatlıyordum tabi… Ucundan bana da gösteriyordu biraz… O gidince ben de yolsuz kaldım. Evden hayır yok. Ablamın eskilerini giyiyoruz, bir elbise üç kız görüyor. Küçüldükçe küçüğe aktarılıyor filan… Lise çağındayım, oğlanlar etrafımda dönüyor, ben eski elbiselerle…

Gözümü kararttım bir gün, yılsonu okul balosu var, yeni elbise giymem lazım… Son çare, şık şıkırdım, epeyce dekolte, azıcık baştan çıkarıcı bir tarzda giyindim, gidip Sait hocanın kapısını çaldım. Durumu anlattım.

“Ne demek güzelim…” dedi gözleri parlayarak… “Eşek kafam, hiç seni arayıp sormadım son zamanlarda… İş güç, okul, sergi derken çok meşguldüm. Al şu parayı… Sakın gurur yapma canım… Karşılıksız vermiyorum, sen de ablan gibi gelir, ev işinde yardımcı olursun bana… Hayırsız ablan, kocayı buldu beni unuttu, hiç uğramıyor. Sait hocamın bir isteği var mı, arzusu var mı demiyor hiç… Olur mu bi tanem? Gelir misin bana?”

Gözleri velfecir okuyor, her bir yanımda dolanıyor piçin… Ablamın yatağındaki yerini almamı istiyor kart zampara, anladım tabi olayı… Şöyle bacak bacak üstüne attım mini eteğimi sıyırdım oturduğum yerde… Göğsümü kabartıp bluzumu çekiştirdim, benim füzeleri gözüne soktum iyice,

“Olur tabi Sait amca…” dedim. “Merak etme, ablamı aratmam ben sana…” Bunu söylerken gözlerinin içine bakıyorum. Ablamı aratmam derken ne demek istediğimi anladı tabi…

“İstersen o parayı elbiseye harcama… Gardrobumda bir sürü abiye giysi var. Eski karımdan, bayan arkadaşlarımdan kalma… Gel istersen, beraber bakalım. Bedenine, zevkine uyanı varsa seç birini… Bir gece değil mi bu? Giyersin, ertesi gün getirirsin.”

Gözlerim parladı sevinçten… Ohh… Hem elbisem olacak, hem de para cebime kalacak. Oyuncak alınmış çocuk gibi atlayıp boynuna sarıldım bir anda,

“Oh, yaşasın. Hadi gidip bakalım Sait amca…” dedim. O da sımsıkı sarılıp yanaklarımı öptü,

“Gel canım, gel güzelim. Elbise laf mı? Elbise senin köpeğin olsun prensesim. Güzel l****am benim…”

Yatak odasına girdik ikimiz… Bizim evin genişliğince koca bir oda, kocaman bir yatak, kocaman bir duvar boyu gardrop… Kapakları boydan boya ayna… Kimbilir neler gördü bu aynalar, ne sevişmeler, ne kadınlar gelip geçti önlerinden…

Aynalı sürgü dolap kapaklarını kenara sıyırıp açtı dolabı, içlerini gösterdi. Dediği gibi askılar dolusu elbiseler, altta renk renk, model model iskarpinler, ayakkabılar… Adeta ufak çapta bir mağaza… Beleş hem de…

Parlayan gözlerle, sevinç içinde her şeye bakıyorum, elbiselere dokunuyorum, askıları aralayıp modellerine bakıyorum. Bir tanesini beğendim, pembe, saten, askılı, cicili bicili bir şey… Askıdan çıkardım, etrafa bakınıyorum nerede denesem diye… Yaşlı kurt anladı hemen, atladı,

“Bak canım, yanlış anlama sakın… Benden çekinmene gerek yok. Çook çıplak kadın gördü bu gözler… Baban yaşında adamım. Denediğin her elbisede dışarı çıkıp girmemi istemezsin herhalde… Şuracıkta yatağın kenarında oturuyorum ben… Sen istediğini giyip çıkar. Çıkarırken başımı çeviririm, merak etme, bakmam sana utangaç tazem benim… Bu yaşta görsem ne olur, görmesem ne olur yavrum benim… Sapıklık yapacak halim yok bebeğim…”

“Yok, estağfurullah Sait amca…” filan dedim ama… Merve ablama neler yaptığını da gördü bu gözler… Balta gibi olmuş aletini çıkartıp kızın ağzına kusturana kadar sokup yalattığını da gördüm, bağırmasın diye ağzına donunu tıkayıp arkasından anal seks yaptığını da gördüm. Sapıklık yapacak hali yokmuş.

Bir dolapta beni bekleyen elbiselere baktım, bir de karşımda dil döküp yalvaran zamparaya… Pantolonunun arka cebindeki şişkin cüzdan gözümün önüne geldi mi? Siktir et dedim kendi kendime… Bırak ne görmek istiyorsa görsün ibne… Aşınmayacak ya bakmakla diye düşündüm. Cilveli cilveli,

“Peki Sait amca… Dediğin gibi, babam yaşındasın. Senden bana kötülük gelmez herhalde… Ama soyunurken bakmayacaksın, tamam mı?”

“Bakmam bebeğim… Bakmam canımın içi… Şeker parem… Merak etme sen… Bakmam güzelim… Bak, arkamı döndüm bile…”

Gerçekten arkasını döndü. Ben de onun bakmadığından emin olunca, üstümdeki günlük giysiyi yavaşça çıkardım. Altımda bir minicik külot dışında çıplak kaldım. Askıdaki elbiseyi çıkardım, evirip çevirdim, biraz tedirgin üstüme geçirdim. Gardrop aynasının karşısında düzeltip nasıl olduğuna baktım.

“Çok güzel yakıştı bebeğim. Maşallah… Fıstık gibi oldun. Bacaklarının güzelliğini ortaya çıkardı mini elbise… Nil, bak altta elbisenin rengine uygun topuklu ayakkabılar da var. Onları da dene elbiseyi giyerken…”

Gözleri pırıl pırıl, baştan aşağıya süzüyordu beni… Elbisenin miniliğine, bacaklarımın kalçaya kadar açılmasına aldırmadan eğilip gözüme kestirdiğim bir çift yüksek topuklu ayakkabı aldım, ayağıma geçirdim. Ayağa kalktım, eteğimi savurtarak etrafımda dönüp kendimi Sait hocaya gösterdim.

“Harika, harika…” diyordu, başka bir şey demiyordu adam… “Yalnız bir kusuru var. Elbise hem dar, hem çok ince… Külodun iz yapıyor, desenleri bile belli oluyor. Bence külotsuz giy sen bunu…”

“Aaa… Olur mu Sait amca?” filan derken ikna oldum. Eğildim, ellerimi iki yandan eteğimin altına sokup külodumu çıkarıverdim. Zaten minicik bir şeydi, avucumun içinde top yapıp tekrar döndüm, kalçalarımı hem aynaya bakıp kendime, hem de dönüp Sait hocaya gösterdim.

“Nasıl? Şimdi iyi mi?” diye sordum. Yutkundu, gülerek, şakacıktan eliyle bir şaplak attı kıçıma,

“Harika oldu canım… Hem kalçalarının güzelliği ortaya çıktı. Ne kadar diri, dolgun kalçaların olduğu belli oluyor bu elbiseyle… Oğlanların dibi düşecek baloda, kendine dikkat et bebeğim…” Bir kahkaha attım,

“Aman Sait amca…” dedim kırıta kırıta… “Hem dikkat et diyorsun, hem beni külotsuz yolluyorsun oğlanların arasına…” O da sırıttı,

“Sana yakışıyor güzelim… Külotsuz giyilir bu elbise, külodun iz yapmasını, görünmesini istemez hiç bir kadın… Hem fena mı? Çıktığın bir oğlan filan varsa, hazır olursun işte… Çocuğun sikinin önünde engel filan yok… Kenarda köşede masada koltukta işi bitirirsiniz.” Yanaklarım kızardı bunu duyunca, utandım.

“Yapma Sait amca… Kızım ben daha… Öyle iş bitirme, sik filan… Deme öyle, utanıyorum.”

“Şaka yapıyorum bebeğim… Kızma hemen… Ama dediklerimi yabana atma sen… Kendine dikkat et canım… Öyle seksi, öyle nefis bir şey oldun ki… Değme erkek dayanamaz senin güzelliğine, fettanlığına… Tenhada filan yakalarlarsa seni…”

Beğenilmekten memnun, gülümseyerek inadına inadına üstüne gittim ben de,

“Ne yaparlar Sait amca?”

“Ah fettan şıllık seni… Sen de biliyorsun ne yapacaklarını.. Ellenmedik yerini, koklanmadık gülünü bırakmazlar senin… Bir iki kokteyl kadehini tutuştururlar eline, bekaretin uçup gider, anlamazsın bile… Hadi, ben arkamı döneyim. Diğerlerini de dene de, istediğin gibi bir şey bulalım sana… Olmadı, yenisini alırız aşkım…” Arkasını döndü. Bakmadığından emin olunca,

“Tamam Sait amca…” diyerek üstümden elbiseyi sıyırıverdim. Askıdan başka elbise bakmaya başladım. Az önce altımdaki külodu da çıkardığımdan anamdan doğduğum vaziyette, çırılçıplaktım. Gözümün ucuyla kart hayranımın bana dönüp bakmadığını kontrol ediyordum bir yandan… Sırtı dönük olduğundan içim rahat, sallana sallana bakıyordum elbiselere…

Epey bir elbise denedik o şekilde… Giydim, çıkardım, giydim çıkardım. Her giydiğimde Sait hoca inceden inceye süzüyor, sağa sola döndürüyor, fikrini söyleyerek bana yardımcı oluyordu.

Bir yandan da içten içe “ne yapıyorum ben böyle” diyorum. Çırılçıplağım. Benden yaşlı bir erkeğin yatak odasında, onunla başbaşayım. Üzerimde elbise varken bakıyor ama, içimde ne külot, ne sütyen, hiçbir şey olmadığını biliyor adam…

Beğenerek bakıyor hem de… Yatırıp sikecek gibi bakıyor. Hem tedirginim. Hem de beğenilmekten mutluluk duyuyorum, kıvanıyorum. Şu yatakta ablama yaptıkları gözümün önüne geliyor. Bacaklarını omuzuna koyarken, domaltıp arkasından girerken, kucağında zıplatırken… Merve’nin bacaklarını ayırıp amını yalamaları, zevkten kıvrandırmaları… Ressamın bilek gibi sikinin ablamın ağzında, amcığında kayboluş anları… Kendini arkaya atıp inlemeleri… Ablamın dudaklarını ısıra ısıra orgazm oluş anları… Kasılmaları… Üzerine yağan spermler… Offf…

Meme uçlarım dikilmiş, kasıklarım tutuşmuş, ıslanmaya başlamıştım. En son giydiğim elbiseyi çıkarmış, yine çırılçıplak vaziyetteydim. Baktım, nerdeyse bacak içlerimden süzülecek zevk sıvılarım, etajerin üstündeki mendil kutusuna uzandım silmek için… Elime bir tane mendil alıp bacak arama götürmüştüm ki, Sait hoca,

“Bırak silme bebeğim… Islak kalsın…Böyle daha güzel…” dedi tok bir sesle…

İrkilerek başımı kaldırdım, baktım, arkası dönük hala… Bakmıyor.

“Ne, nasıl, neyi silmeyeyim Sait amca?” dedim şaşırarak, elimde mendille kalakaldım.

Sonra, dehşetle yatağın yan tarafındaki ayaklı büyük boy aynasını farkettim. Aman tanrım… Sırtı dönük, bakmıyor diye rahat rahat soyunduğum, çırılçıplak dolaştığım tüm o anlarda, adam beni boy aynasında izliyormuş meğer… Hay benim aptal kafam… Nasıl da düşünemedim beni o aynadan görebileceğini…

Utandım, yerin dibine geçtim. Sait hoca yatağın kenarından bir hamlede kalkıp yanıma geliverdi. Elimdeki minicik mendille üçgenimi, diğer kolumla çıplak memelerimi kapatmaya çalışıyordum beyhude… Gülümseyerek iki elimi de bileğimden tuttu sıkıca, canımı yakmadan, kendine çekti, sımsıkı sarıldı çıplaklığıma… Kollarının cenderesinden kaçamıyor, ürkek bir kuş gibi çırpınarak çaresizce yapacaklarını bekliyordum. Yatıştırmak ister gibi saçlarımı okşadı, sırtımı, belimi… Eğilip omuzlarımı öptü, kulak memelerimde, yanaklarımda dudaklarını dolaştırdı. Sürekli,

“Şişşştt… Sakin ol yavrum… Sakin ol bebeğim… Benden sana kötülük gelmez. Merak etme… Rahat bırak kendini…” diyordu sakin bir sesle…

“Bırak beni Sait amca… Lütfen… Bırak gideyim…” diye yalvarıyor, çırpınıyordum, gözlerimden yaşlar akıyordu. Gözyaşım aktıkça kah parmaklarının ucuyla, kah eğilip dudaklarıyla alıp siliyordu yaşları… Kollarının arasından bırakmıyordu ama… Kulağımın içinde fısıltı halinde hipnotize edici sesiyle durmaksızın sakinleşmemi telkin ediyordu.

Sonunda sakinleştim, duruldum, gözümün yaşı da, iç çekmelerim de bitti. Yavaşça, ürkütmemeye çalışarak yatağın kenarına oturttu beni, önümde diz çöktü. Belime sarılmış, bırakmıyordu ama… Başını kucağıma koydu uslu bir kedi gibi… Ellerimi tutup saçlarına götürdü. İstemsizce kucağımdaki başını, uzun saçlarını bir süre okşadım. Başını kaldırıp gözlerimin içine baktı,

“Benden korkma aşkım… Benden sana kötülük gelmez. Sakın merak etme, korkma, çekinme… Senin istemediğin bir şeyi sana asla yapmam. Hiç ablandan benim hakkımda kötü bir şey duydun mu? Bir kez olsun beni size şikayet etti mi ablan? Söyle bana meleğim…”

“Şeyy… Hayır, hiç duymadım.” dedim dudaklarımı büzüp…

“Duyamazsın bebeğim. Ben ressamım. Çıplaklık benim için sanat… Güzel kadınları, çıplak kadınları severim. Resimlerini yapmaya bayılırım. Ama o kadar…”

Biraz uzaklaşıp baştan aşağıya süzdü beni… Saçlarımı tutup düzeltti, başımı iki yana çevirdi, parmaklarının ucunu yukarıdan aşağıya, saçımdan dizlerime kadar tüm bedenimde gezdirdi. Sonra da,

“İster misin, senin de resmini yapayım mı? Çok güzelsin. Canlı bir tablo gibi vücudun var. Bırak resmini yapayım senin, poz ver bana… Tek yapacağın bana poz vermek… Başka bir şey istemiyorum senden…”

“Şey… Böyle çırılçıplak mı Sait amca? Ayıp değil mi? Ya annemler bir şey derse?”

“Merak etme canım… Haberleri bile olmaz. Temizlik yapmaya diye gelirsin, biz iki yaramaz resim yaparız. Annene vermen için para veririm sana… Arada kaçar gelirsin. Güzel vakit geçireceğiz, inan bana…”

“Bilmem ki…” dedim. Elimi tutup ayağa kaldırdı, heyecan dolu bir sesle,

“Ben biliyorum. Hadi gel, şimdi, şu an başlayalım resme…”

Elimi bırakmadan telaşlı telaşlı yatak odasından fırladık, el ele uçarcasına merdivenden inip atölyesine girdik. Beni en çok ışık alan bir köşeye götürdü. Geniş bir kadife berjer vardı köşede, uzanmamı istedi.

Dediğini yaptım ama, hala çırılçıplaktım. Elimin birini istemsizce apış arama, sarımtırak tüyleri yeni çıkmış üçgenime götürüp kapatmaya çalışıyordum. Güldü, incecik, şeffaf bir şifon getirip memelerimden apış arama kadar uzattı, bir nebze çıplaklığımı örttü. Pozumu ışığın durumuna göre ayarladı. Sonra da şövalyeyi, boş tuvali, resim malzemelerini alıp resmimi yapmaya başladı.

Aramızda biraz mesafe olunca güven gelmişti bana… Ressamın parlayan hayran gözleriyle çıplak bedenime bakıp bakıp resmimi yapması da hoşuma gitmişti. Uzun süre çalıştı. Arada çişim filan gelince öylece kalkıp banyoya gidiyordum çıplak çıplak… Artık beni izlemesini, çırılçıplak bedenimin her yerini görmesini umursamıyordum. Verdiği tülü bile kenara bırakmıştım. Öylece uzanıp poz veriyordum.

Böyle başladık işte… Ben olaya iyice ısındım. Zaten evden arayan soran yoktu. Neredeyse her gün kaçıp geliyordum. Beni heyecanla bekliyordu. Atölyeye geçiyorduk hemen, üzerimde ne varsa soyunup çırılçıplak kalıyor, poz vermeye başlıyordum. Bir yandan da konuşuyor, sohbet ediyorduk. Çekinmeyi, kaç göçü bırakmıştık aramızda… Her konuda konuşabiliyorduk, hoşuma gidiyordu sohbeti, öğütler veriyor, derdimi dinliyor, sorunlarımda yol gösteriyordu.

“Gerçekten bakire misin Nil?” dedi bir gün… “Erkek arkadaşın yok mu hiç? Bu güzellikle mümkün değil, inanmam.”

“Var ama… Ne bileyim, korkuyorum işte…” dedim. “Öyle, yüzeysel takılıyoruz oğlanlarla… Annem ya da ablam gibi olmaktan korkuyorum belki…”

“Ama hiç merak etmiyor musun? Canın istemiyor mu?”

“Canım istiyor tabi ama, dediğim gibi, korkuyorum.” Susup düşündüm, söylesem mi, söylemesem mi diye, sonra güldüm, “Hem merak edecek bir şey yok ki… Ablamla seni çok izledim bu evde… Nasıl bir şey olduğunu biliyorum en azından, yapmasam da…” Şaşırdı,

“Bak sen şu küçük dişi şeytana… Demek bizi sevişirken izledin ha? Hoşuna gitti mi bari gördüklerin?”

Gördüklerimi hatırlayınca elim istemsizce apış arama gitti. Bel bölgeme ılık ılık kan yürümüştü sanki, içi kaşınıyordu. Daha kötü oldum ama… Çizgiyi kaşıyayım derken parmağımın ucu klitorisime denk gelince irkildim. Kabarmıştı. Telaşla elimi çektim. Parmağım ıslaktı. Parlıyordu. Başımı çevirip ressama baktım. Elindekileri bırakmış, beni izliyordu.

“Nil, sakıncası yoksa o ıslak parmağını emmek istiyorum. İzin verir misin canım? Sadece parmağını emeceğim. Sonra da resme devam edicem.”

Şaşkın şaşkın kalakaldım. Bir şey söyleyemedim bile… Sait hoca iki adımda yanımda bitiverdi. Berjerin önünde diz çöküp amımı kaşıdığım elimi tuttu. Islak parmağımı ağır çekim hareketlerle dudaklarına götürdü. Öptü. Öptü. Sonra da dudaklarını aralayıp parmağımı ağzına soktu. Sıcacıktı ağzı… Dili… Islaktı onlar da… Bir süre parmağımı emdi. Sonra ağzından çıkarıp elimi sakince yanıma uzattı. Geldiği gibi dönüp resmin başına gitti.

Offf… İçimde kasırgalar kopuyordu sanki… Yaptığı şey beni benden almıştı. O ise bana, benim ne halde olduğuma aldırmaksızın tuvale fırça darbelerini vuruyordu soğukkanlı bir şekilde… Neden sonra tekrar sordu bana,

“Cevap vermedin Nil? Gördüklerin hoşuna gitti mi demiştim sana…”

“Gitti, evet…” diye yanıtladım boğuk bir sesle…

“Neler gördün ki? Gördüklerin seni baya etkilemiş gibi…”

“Ne bileyim işte… Seks yapıyordunuz. Sevişiyordunuz.”

“Hadi anlat bana biraz… Neler gördün o gün izlerken?”

“Bir gün değil ki… Yatak odasına girdiğiniz her defasında ben de anahtar deliğinden izledim sizi… Kapıyı açık bıraktığınızda kapının önünde kapı aralığından… Defalarca… Ablama yaptığın her şeyi gördüm. En ince ayrıntılarına kadar hem de…”

“Seni azgın röntgenci seni.. Eee? Senin de canın çekmedi mi? Kapı önünde kendini okşayacağına yanımıza gelseydin ya sen de… Aramıza katılırdın, sen de zevk alırdın.” Yanaklarım kızarmıştı iyice… Başımı yana çevirdim, bana bakıyordu hep…

“Doğrusunu istiyorsan, evet, canım istedi. Çok istedi hem de… Sizi izleyip kendimi okşadım hep… Her defasında içimden keşke ablamın yerinde olsaydım diye geçirdim.”

Ben konuşurken yavaş adımlarla yanıma gelmişti yine… Yanıma, berjerin kenarına oturdu. Çıplak vücudumu baştan aşağıya süzüyordu. Elini uzatıp yavaşça, tüy gibi, tüm bedenimde gezdirdi. Hoşnutlukla ürperdim. Gerildim. Zevkten bütün tüylerim diken diken oldu.

“Oh… Yapma Sait amca…” dedim yutkunarak… Sanki durma devam et der gibi söylemiştim bunu… Durmadı, devam etti. Okşadı, okşadı… Memelerimi, karnımı, bacaklarımı, kasıklarımın tüylerini…

“Artık amca yok…” dedi fısıltıyla… Eğilip heyecandan kuruyan dudaklarıma bir öpücük kondurdu. “Amca yok…” Başımı salladım peki anlamında…

“Çok güzel dudakların var canım… Çok tatlı… Peki şimdi ister misin? O gördüğün şeyleri sana yapmamı? Seni de ablan gibi zevkten bağırtmamı istemez misin bebeğim?”

“Yapamam” diye inledim çaresizlikle… “Bakireyim dedim sana… Çok istiyorum ama… Yapamam…”

Tekrar öptü dudağımı… Bu kez uzunca… Dudaklarının arasına kıstırdı, bastırdı, dilini hissettim dudaklarımda, yalıyordu. Fısıltılı konuşmasına devam etti dudaklarımın arasında, öpüşmeyle karışık,

“Onu dert etme sen… Kızlığına hiçbir zarar gelmeyecek. İçine girmeden zevk vereceğim sana… Zevkten deli olacaksın. Ablan gibi kıvranacaksın zevkten… İnan bana, güven… İstiyor musun? Zevk almak, sevişmek, orgazm olmak, mutlu olmak ister misin?”

Titreyen ellerimle beni öpen adamın yanaklarını okşadım, saçlarını… Gözlerinin içine baktım.

“Evet… İstiyorum. Bana zevk vermeni istiyorum. Çok hem de… Deli gibi istiyorum. Hadi Sait… Al beni… Ne yapacaksan yap.”

Birden ayağa kalktı. Üzerinde ne varsa çıkarıp fırlattı. Bir anda o da çırılçıplak kalıvermişti. Yattığım yerde onun heybetli vücuduna bakıyordum. Bacaklarının arasında taş kesilmiş, bana bakan erkekliğine… Defalarca ablamın her deliğine girip çıktığını gördüğüm, nasıl bir canavara dönüştüğünü gizlice izlediğim erkeklik organı hemen yanıbaşımdaydı. Kaya gibi sert… Dimdik…

“Dokunsana ona…” dedi yukardan boğuk bir sesle… “Okşa… Elinin sıcaklığını hissettir.” Elimi uzatıp parmak ucuyla dokundum önce… Ürkek, titrek… “Kavra onu parmaklarınla… Okşa… Avucunda sık.”

Dediğini yaptım. Okşadım, sertliğini hissettim parmaklarımda, damarlarını… Alçalıp yanıma konuşlandı, penisini dudaklarıma değdirdi. Başını öptüm. Bekliyordu. Anladım beklediği şeyi… Dudaklarımı aralayıp başının içeriye girmesine izin verdim. Yavaşça, yılan gibi kayarak girdi ağzıma… Dudaklarımı kapatıp emdim, ağzımın içinde dilimle bastırarak yaladım.

Fazla durmadı ağzımda… Çıkarıp berjerin yanına diz çöktü, bacağımın birini aşağıya aldı, kalçamı kendine çekti. Diz çöktüğü yerde benim sarımtırak tüylü şeftalimle burun buruna geldi. Başımı kaldırıp ne yaptığını izliyordum. Heyecanla sordum ona da,

“Ne yapacaksın bana Sait?” Gözlerini şeftalimden ayırmadan yanıtladı beni,

“Senin yaptığını… Ben de seni öpüp yalamak istiyorum. Sen de ister misin? Amcığını öpüp koklamamı, yalayıp emmemi ister misin?” Gülümseyerek,

“Terbiyesiz…” dedim. “Ahlaksız adam… Amcık diyorsun bir de, karşında genç bir kız var senin…” Heyecandan ölecek gibiydim. Argo konuşmaları öylesine tahrik ediyordu ki beni… O da bunun farkındaydı. İnadına inadına konuşuyordu,

“Amcık… Senin amını götünü yalarım ben… Klitorisini emeceğim şimdi… Sen de benim sikimi yalayacaksın. Yarrağımı… Taşaklarımı yalamanı da isterim, ona göre… Hoşuma gider, bayılırım.”

“Hadi artık pis adam… Ne yapacaksan yap. Bekleyecek halim kalmadı. Amımı öpecek misin, yalayacak mısın, yap artık…”

“Peki canım. Bir tanem. Sana söylemiştim ben daha önce, senin istemediğin hiçbir şey yapmam sana demiştim. Bak şimdi, sen istediğin için yapıyorum bunu… Yalamamı istiyorsun değil mi?” Yattığım yerde kıvrandım,

“Evet…” diye hırladım adama… “İstiyorum. Yala hadi… Öp amcığımı… Ben istiyorum. İzin veriyorum sana… Öp şunu…”

Bacaklarımı aralayıp başını kasıklarıma yaklaştırdı. Minik minik öpücüklerle üçgenimin etrafında dolaştı önce… Ohh… Güzel… Sonra öpücükler çizgide yoğunlaştı. Biraz daha bacaklarımı açtım. Kan hücum edip şişmiş amımın dudakları açıldı iyice, ıslak iç dudaklar pembe pembe meydana çıktı. Durup hayran hayran baktı amcığıma,

“Hadi, ne bekliyorsun?” diye çıkıştım yine… “Öp…”

Onun sıcak, sert erkek dudakları benim pembe, ıslak, tazecik am dudaklarımla öpüşmeye başladı bir anda… Harika bir şeydi bu…

“Aahhh…” diye kıvrandım zevkle… “Güzell… Çok güzel…” diye inledim. İşine devam etti Sait hoca… Dudaklarıyla öptü, klitorisimi iki dudağının arasına kıstırıp emdi, iç dudaklarımı yaladı, emdi, dilini bir penis gibi olabildiğince içime sokmaya çalıştı. Dakikalarca kıvrandırdı beni… Sonunda beynimde şimşekler çakmaya, kasılmaya başladım. Boşalıyordum. Adamın başını bacaklarımın arasına kıstırıp hareketsiz bıraktım. Kalçalarımı kaldırıp indiriyor, ressamın saçlarını yoluyordum bilinçsizce… O ise dudaklarını amcığıma kapatmış, ağzının içine alıp acımasızca, vantuz gibi emmeye devam ediyordu ben boşalırken…

“Yeter… Yeter artık… Bırak…” demek zorunda kaldım sonunda… Ellerim halsizce iki yanda, son orgazm kasılmalarımı yaşıyordum. Elleri kasılıp duran bedenimde, karnımda, memelerimde dolaşıyor, aldığım son hazzı uzatmaya çalışıyordu.

“Güzel miydi bebeğim? Beklediğin gibi oldu mu?” diye sordu, karnımda öpücüklerle dolaşırken…

“Evet… Harikaydı. Hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Nefis…” diyebildim.

“Daha neler yaşayacaksın. Bekle bakalım. Şimdi sıra sende güzelim. Sen de bana yaşat o zevki… Sikimi yala… Em…”

Dizlerinin üzerinde yaklaşmış, sikini memelerimde dolaştırıyor, sonra da ağzıma uzatıyordu. Elimle tutup ağzıma soktum. Yaladım, emdim, vakumladım. Çıkarıp tükürüklerimle kayganlaşan aleti boydan boya sıvazladım, masturbasyon yapar gibi parmaklarımın arasında kaydırdım. İnternetteki pornolarda, ablamla yatak odasında yaptıklarından ne kaptıysam, ne öğrendiysem üzerinde. uyguladım.

Az sonra o da inlemeye, böğürmeye, kasılmaya başladı. Birden ellerimin arasındaki alet iyice sertleşti, ucundan beyaz sıvılar fışkırıyordu. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken yüzüm gözüm sperm içinde kalmıştı bile… Bitince yanıma uzandı. Yanağımdaki spermleri parmağının ucuyla alıp dudağıma sürdü,

“Yala, tadına bak… Erkeğin spermleri bu… Tanışmalı, alışmalısın… Bundan sonra hayatında bir yeri olacak. Erkekler sürekli sana bunu yedirmeye, yutturmaya çalışacaklar,. Çok severler senin bunu yapmanı…” dedi. Zorlayınca dudaklarımı aralayıp parmağını emdim, biraz iğrenerek de olsa, sperminin tadına baktım.

Eve gitme saati gelene kadar öylece, çırılçıplak yattık. Birbirimizi okşadık. O günden sonra hep oral seks yaptık. Beni hiç zorlamadı. Bekaretimi bozmadan bana zevk verecek ne varsa yaptı. Hep kolladı beni, ihtiyaçlarımı gördü. Kendince sevdi işte…

Ben de ona modellik yaptım. Özel ders verirken öğrencilerine de çıplak poz verdim. Kızlı erkekli resim öğrencilerinin karşısında çırılçıplak durup saatlerce modellik yaptım. O da değişik bir duyguydu. Bugünkü umursamazlığım, teşhirciliğim o günlerden kalma belki de…